Manisa katliamı

Mardin’de 44 yurttaşımızı kaybettiğimiz katliamın dehşetini henüz üzerimizden atamamışken bir başka katliam haberi de Manisa’dan alıyoruz. Eski CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, “Biz de burada yakında başlayacak olan doğa ve ağaç katliamını dehşet içinde bekliyoruz” diyor. Ardından ayrıntı veriyor.
“Ortakları arasında Kraliyet ailesinden bazı kişilerin de olduğu söylenen bir İngiliz maden şirketi birkaç yıldır Gediz ovasının hemen yanıbaşındaki Çaldağı’nda maden arama ruhsatı almak için uğraşıyordu. Bu şirketin Yeni Gine’de aynı madeni ararken nasıl bir doğa tahribatı yaptığını öğrenmiştim. Üç yıl kadar önce milletvekiliyken dönemin Meclis Başkanı Bülent Arınç’a gittim. ‘Bir Manisalı olarak bu şirkete engel olun’ dedim. Bana verdiği yanıt, ‘Çok zor, çünkü hiç tahmin edemeyeceğin kimi isimler o şirket adına iş takipçiliği yapıyor’ oldu. Şimdi geldiğiniz nokta şu; şirket istediği ruhsatı aldı. Ocak yerleri için tam 280 bin ağaç kesilecek. Üretim son derece ilkel ve tehlikeli yöntemlerle yapılacağı için hava ve yeraltı suları kirlenecek. Bu da ovadaki her türlü üretimin sonu olacak.”
Manisalı çevreciler son bir umut katliamı durdurmaya çalışıyorlar. Durduramazlarsa... İngiliz şirket Manisa’yı oyacak... Manisalı Bülent Arınç da anlaşıldığı kadarıyla olaya seyirci... Çünkü iş takipçilerini üzmek istemiyor...
Bu arada Vali ve belediye başkanları ne yapıyorlar? Onlar da bu katliama seyirci mi? Bu konuda hiç sesi duyulmuyor!

Soru: AKP’nin Anayasa’yı değiştirerek siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştırma isteği neyi gösterir?
Yanıt: “Laikliğe karşı eylemlerin odağı” olmaya devam edeceklerini....
Haldun Ertem

Deniz ve balıklar
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ölümünün 37. yılıydı dün... O günlerin Ankara’sında yaşayanlar ve yurt çapında ilericilikle gericiliği ayırdetme yeteneğinde olan tüm vatandaşlar idamları büyük kederle karşılamışlardı... O günlerde miydi, daha sonra mı, tarihi tam aklımızda kalmamış, Sakarya Caddesi’nde bir balıkçı, balık satarken şöyle bağırmaktaydı...
- Bu balıklar deniz gezmiş beyim, deniz gezmiiiiiş...
Doğan Avcıoğlu’nun 23 Aralık 1969 tarihli Devrim dergisi, Deniz Gezmiş’le bir röportaj yapmış... O röportajda Deniz Gezmiş’in şu sözleri dikkatimizi çekiyor:
- Bugün Amerikan emperyalizmi saldırganlık yolunu seçmiştir. Buna karşı biz de, emperyalizmin parmağının bulunduğu her yerde ona karşı aynı silahlarla mücadele yolunu seçtik: tıpkı Mustafa Kemal’in 50 yıl önce yaptığı gibi. Emperyalizm bugün millici güçleri tasfiye etmek için listeler hazırlamakta ve bütün kurumlarımıza elini uzatmaktadır. Bizse onları defterden sileli çok oldu...
Bundan 40 yıl önce de... Listeler hazırlanıyormuş yine millici güçleri tasfiye için... Tasfiye ede ede bitiremediler...

* Yalvaç Ural dostumuz konferans için gittiği ilkokulda bir öğrencinin adını sormuş:
- Cansın, demiş çocuk...
Yalvaç:
- Böyle ad pek duymamıştım, deyince çocuk açıklama yapmış:
- Babam ilerde Amerika’ya gidersem kolaylık olsun diye bu adı koymuş...
İyi fikir... ABD’de sadece yazılışı değişecek “Johnson” olacak... Okunuşu iki ülkede de aynı...

Cehalet
Bu ülkede bir genç kızı, ailesi bir başkasına verdi diye bir katliam yapılıyor ve 3 ’ü henüz analarının karnında olmak üzere, bir köyden 47 kişi katlediliyor.
Ülkenin eğitim seviyesi bu durumdayken, görevi devreden Milli Eğitim Bakanı, yeni bakana; işinin çok kolay olduğunu, eğitimle ilgili tüm reformların yapıldığını, eğitimdeki problemlerin çözüldüğünü, işlerin artık otomatik pilotla yönetilebilecek kadar kolay olduğunu söylüyor.
Diğer taraftan, AB bizi almıyor diye Avrupa’ya kızıyoruz. Bize kimler kızsın?                   


İstanbul  Emniyet Müdürlüğü’nün haftalık bülteninde :
“1.534 sürücüye seyir halinde cep telefonuyla konuşmaktan” ceza yazıldığı belirtiliyor...
Direksiyonda gevezelik etme meraklıarı dikkat... Ceza kapıda...

Manisalı
Çorlu’dan Alper Muslu, Prof. Erol Manisalı’yla ilgili dün yazdıklarımıza bir ek yapmış... Diyor ki:
“Devletin 1 trilyonunu dolandırmış ve mahkûm edilmiş Erbakan, ne parayı verdi, ne hapis yattı, ne de ev hapis cezasını çekti. Hasta diye affedildi, tekerlekli sandalyeden kalktı, İran’a uçtu. Diğer taraftan henüz suçu kesinleşmiş olmayan insanlar, tutuklanmadan önce var olan önemli hastalıkları nedeniyle bırakın affı, hastaneye bile gidemiyorlar. Adalet bu mu?”

Zenci!.. 
ABD’de Bush döneminde mahkumlara yapılan işkenceler açıklandı... Böcekten korkan bir mahkûmun hücresine böcek koymak bile var uygulanan işkence yöntemleri arasında...
Başkan Obama ‘çok gizli’ kategorisindeki bu belgeleri kamuoyuyla paylaştı.. İyi yaptı.. Ama işkenceleri uygulayan CIA’in görevlilerini yargıdan muaf tuttu...
Artık önümüze bakalım, diyor Obama...
Bush yönetiminin bu gerçeklerle yüzleşmesini, özür dilemesini falan da beklemiyor...
Aynı Obama 100 yıl önceki dramatik olaylardan dolayı Türk halkını yargılıyor,ağır suçlamalar yöneltiyor ve özür dilememizi istiyor...
Obama, bize neden zenci muamelesi yapıyor...

Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki ...  
Nietzche