Nasıl bir lider?

Türkiye tarihi bir seçim yaşadı...

Gerilimli bir seçim sürecinin içinden yeni bir liderin doğuşunu izledik.

Ekrem İmamoğlu, seçim kampanyası süresince yürüttüğü düzeyli, barışçı, sakin kampanyayla yalnızca bugünkü değil, gelecek nesillere de örnek olacak bir lider portresi çizdi.

Seçim gecesinin gelgitlerini örnek bir ustalıkla yönetti.

İmamoğlu’nu iyi tanıyor muyuz? Aklında nasıl bir yönetim ve belediyecilik anlayışı var? Şehir ve ülke politikasında nasıl bir vizyona sahip? İstanbul’u hangi ilkelere göre yönetecek?

Gazeteci arkadaşımız Mine Kılıç, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı sırasında onunla günlerce konuşarak kapsamlı bir kitap
hazırlamıştı: “Benim Sevgili Başkanım”... O kitaptan, İmamoğlu’nun düşünce haritası ve ilkelerine ilişkin
bazı satırları çekip alalım:

- İnsanlar artık kendilerine karışılmasını istemiyorlar. Kendi hayatlarını diledikleri gibi yaşamak istiyorlar.

- Bu ülkenin birincil sorunu nedir derseniz, her şeyi bir tarafa bırakır ve “eğitimdir” derim. Millet olarak yaşadığımız sorunların ayrışmanın, kutuplaşmanın temeli eğitimsizliktir. Eğitimimiz yetersiz olunca araştıramıyor, geliştiremiyor, katma değer yaratamıyor ve nihayet kalkınamıyoruz.

- Türkiye çok derin hatalar yapmıştır. En kritik hatalardan biri Köy Enstitülerinin kapatılmasıydı.

- Eskilerin “Plan değil, pilava ihtiyacımız var” sözüne katılmıyorum. Pilav kadar plana da ihtiyacımız var.
Her alanda en az 50 yıllık planlara ihtiyacımız var.

- Tek başına maddi
zenginliğin hiçbir anlamı yok. Özgürlüğünüz yoksa zenginliğin anlamı yok.

- Türkiye’nin her coğrafyasının ürettiği, üretilenden adilce pay aldığı bir ekonomiye dönüşmesi lazım.

- Adaletsiz gelir paylaşımı
toplumu çürütür.

- Laiklik yoksa demokrasi işlemez... Bugün yaşamakta olduğumuz onlarca sorunun derinliklerinde laiklikten uzaklaşma politikaları var. Laiklik bu toplumun bir arada yaşayabilmesini sağlamanın olmazsa olmazıdır.

- Toplumsal uzlaşmaya dayalı
yeni bir anayasa şarttır.

- Kürt sorununun çözümünde
adres Ankara’dır.

- Dış politika aşk ve nefret ilişkilerine göre değil, “Yurtta sulh cihanda sulh” ilkesi ekseninde yürütülmelidir.

KOLTUK

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçime birkaç gün kala bir televizyon kanalında partisinin:

- İstanbul, Ankara, Bursa, Adana, Antalya ve Mersin’i kesinlikle kazanacağını, söylemiş, çoğu izleyici de Kılıçdaroğlu’nun iddiasını pek gerçekçi bulmamıştı.

Kılıçdaroğlu bu defa Bursa hariç tahminini tutturdu. Bu seçimde yaşanacak bir başarısızlık liderin sonu olabilirdi. Ancak alınan sonuç Kemal Bey’in koltuğunu sağlamlaştırdı. CHP’deki genel başkanlık tartışmaları da şimdilik bitmiş oldu.

MERAK

Soru: İktidardan yeterli destek almazsa İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeleri iflas bayrağını çeker mi?

Cevap: İzmir, Eskişehir, Muğla, Kadıköy, Bakırköy gibi CHP’li belediyeler iktidar desteği olmadan nasıl yıllardır nasıl kendilerini yönetiyorsa Ankara ve İstanbul da kendisini yönetecektir. Kaldı ki bu iki büyük şehirde günlük hayat aksarsa halk bunun faturasını yalnızca CHP’ye değil, iktidar partisine de kesecektir.

SEMBOL

Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan beklenen ilk icraat...

Melih Gökçek’in depoya attığı Ankara’nın sembolü Hitit Güneşi’ni tekrar Ankara’nın sembolü yapması.

Böylece avukat Rahmi Kumaş’ın 25 yıldır yürüttüğü mücadele de mutlu sona ulaşmış olur.

GELDİ

1986 yılında 103 yaşında vefat eden Celal Bayar’ın dillere destan olmuş bir uyarısı vardı:

- Bu kış komünizm gelecek...

Komünizm nihayet yıllar sonra geldi.

Tunceli Belediyesi’nden giriş yaptı!

GİRİT

Girit Adası’nın Skotino köyünün dünya çapında bir özelliği var... Bu köyde 40 yıldır hiç kimse sigara içmiyormuş. Herhangi bir baskı olmadan, köy, 1970’lerde genci ve yaşlısıyla kendiliğinden sigarayı bırakmış. Dükkânlarında da sigara ve tütün satılmıyor, köye gelen yabancılar da burada sigara içmemeye gayret ediyormuş. Skotino köyüne buradan selam gönderiyoruz...