ODTÜ’nün 2016 - 2017 akademik yılı mezunları diplomalarını geçtiğimiz hafta törenle aldılar. Üniversitenin meşhur “Devrim Stadyumu’nda yapılan törende  Cumhurbaşkanı’nın seçtiği Rektör Mustafa Verşan Kök, beklenen tepkiyi gördü. Konuşması sırasında öğrenciler tarafından sırtlar dönülerek ve ıslıklanarak protesto edildi. Törenin en keyifli anı fakültelerin ellerinde mesajlar içeren pankartlarla yaptığı kortej geçişi oldu bu yıl da... Neler mi yazılıydı o pankartlarda?

-  Her eğitimli kadının Cumhuriyete borcu vardır.

 - Ben bu okula cumhuriyet varken girdim.

 - Yeni Türkiye’nin bütün mezunları eşittir. Ama bazıları daha eşittir.

 -  Bu pankarta erişim engellenmiştir.

 - Mühürsüz diplomalar da sayılıyor mu hocam?

 - Ölüm orucunun iftarı olmaz.

 - Notlarımızı TÜİK hesaplasaydı geçen sene mezunduk!

 - Bu bir mezuniyet kalkışmasıdır

 - Biz de kandırıldık. ODTÜ 5 yıl sandık.

 - Mezun olduğumu eniştemden öğrendim.

- Herkese selam, adalete hasrete devam...

                    ***

Siyasette olsun başka kurumlarda olsun “güvenoyu” diye bir uygulama vardır. Yöneticiler yönetecekleri kitleden veya temsilcilerinden güvenoyu isterler. Eğer kendilerine güven varsa yola devam ederler. Kendilerine güven yoksa o topluluğu zorla yönetmek için ısrar etmezler. Demokrasilerde bu böyledir.

Adalet sahnesin>

Cumhuriyet gazetesi iddianamesi 6 Nisan’da açıklandı. Cumhuriyet’in muhasebe servisinde çalışan Emre İper iddianamede bazı satırlara takıldı...

Gazetenin Muhasebe Müdürü Günseli Özaltay ile eski Muhasebe Müdürü Bülent Yener’in telefonlarında Y. E. İ. adlı ByLock kullanıcısı olan biriyle görüştükleri yazıyordu.

Emre İper’in adı da Yusuf Emre İper idi. Yani Y.E.İ oydu.

Olayın sonrasını aynı gazetede Aydın Engin’in yazısından öğreniyoruz...

Emre İper ve gazete avukatları derhal “Yeminli adli bilirkişi” Koray Peksayar’a başvuruyor. Koray Peksayar, Emre İper’in cep telefonunda ByLock bulunmadığını ayrıntılı bir raporla kanıtlıyor.

Ancak rapor yargının hızına yetişemiyor! Ertesi gün, 7 Nisan sabaha karşı Emre İper’in evi basılıyor ve kendisi gözaltına alınıyor. Avukatlar bilirkişi raporunu savcılığa sunuyor ama savcılık rapora itibar etmiyor, polisin raporunu beklemeyi tercih ediyor.

Emre İper 15 günlük bir gözaltı süresinin ardından sulh ceza hâkimliğince tutuklanıp Silivri’ye kapatılıyor. Polisin raporu o gün bu gündür gelmiyor.

Emre İper 84 gündür Silivri’de volta atıyor. İktidar partisi “Adalet” pankartıyla yürüyenlere “ne gerek var canım” diye kızıyor.

Oysa o tek sözcük bu dönemde hiç olmadığı kadar anlam ve önem kazanıyor.

YÜRÜ

Adalet yürüyüşünün 19. günü sabahı Kemal Kılıçdaroğlu yürüyüşçüleri bir kez daha uyarıyor...

- Provokasyon-

lar olacaktır, diye bazı duyumlar geliyor, arkadaşlarımdan özellikle istirham ediyorum, provokasyon olayıyla karşılaştığınızda lütfen ama lütfen sadece alkışlayın...

Zaten farklı bir şey yapılmıyor. Yürüyüşe katılan bir dostumuz anlatıyor:

- Yolun öte yanından geçen araçlardan sık sık küfür ediliyor... Bu küfürlerin en hafifi şerefsiz, o.. çocuğu falan... Polis bu küfürleri sadece seyrediyor. Bizler sadece alkışlıyoruz. Eğer o küfürlerin onda biri iktidar partisi mensuplarına edilse... Vallahi polis o kişileri duman ederdi...

Adalet yürüyüşü işte böylesi adil koşullarda yapılıyor!

Süper Loto’da 
6 bilen 
çıkmadığı 
için büyük ikramiye 10 haftadır devrederek 
30 milyona 
ulaştı 
hatta aştı...
Şu soru ise 
hala cevapsız; 
Para devlette kalırken 
oluşan faizini 
kim alıyor? 

MANGAL 

Pazar günü belediye ekipleri Bakırköy sahilinde büyük operasyon yapıyor! Piknik yapan vatandaşların mangal, semaver ve nargilelerini topluyor... Uygar bir ülkede olsak neyse. Ancak sen belediye olarak kenti baştan aşağı betonlamışsın. Binalar arasında bir karış yeşillik bırakmamışsın. Vatandaşın nefes alacağı, piknik yapacağı yer kalmamış. İnsanlar sıcakların rekor düzeye çıktığı bir günde sahilde mangal yaparak serinlemeye çalışırken... Gelip mangal, semaver ne varsa toplayıp götürüyorsun... O insanlardan, “Kenti betonladık, sizlere ancak yol kenarlarında egzos dumanları arasında piknik yapacak alan bıraktık” diye özür dileyecek yerde... Mangalına saldırıyorsun... İnsaf be belediyeci...

 Görkemli bir 15 Temmuz programı hazırlandı...

Darbe tehlikesini ayakta tutmak demokrasiyi kafeste tutmak için gereklidir...

Yazarın Diğer Yazıları