Ortaylı açıkladı...

Değerli tarihçimiz (Mülkiye’den sınıf arkadaşımız) İlber Ortaylı’dan söz ederken “Kartvizitine son olarak Kültür Bakanlığı Danışmanı sıfatını da ekledi” demiştik. Telefonda o tonton sesiyle:

- Yahu Kültür Bakanlığı Danışmanı diye bir şey yok, uyduruyorlar, dedi...

Kültür Bakan Yardımcısı Haluk Dursun çeşitli konularda danışma teklifinde bulunmuş. Ortaylı da “İstediğiniz zaman istediğiniz konuda danışabilirsiniz” demiş. Ancak kadrolu danışmanlık diye bir şey söz konusu olmamış... İlber:

- 70 yaşından sonra devlet memurluğu olacak şey mi, diye gevrek gevrek güldü...

Ortaylı ile ilgili bir başka tartışma da kütüphanesini Cumhurbaşkanlığı’na armağan etmesi malum... Arkadaşımız o konuya da açıklık getirdi:

“Ev kitaplarla doldu taştı. Bir başka daire kiraladım, o da yetmedi. Aradığım kitabı ya da belgeyi bulamıyorum artık. Kütüphane Yıldız Sarayı’nda duracak. İsteyen rahatça oraya giderek çalışacak. Ben de aradığım kitabı orada rahatça bulacağım.”

İlber Ortaylı’nın halen çalıştığı Galatasaray Üniversitesi’ne bağışladığı kitaplardan bir kısmı çıkan yangında yok olmuştu. Anlaşılan kitapları Cumhurbaşkanlığı’na verme kararında o olay da etken oldu.

Kavala davası...

Bir yılı aşkın süredir tutuklu olan işadamı Osman Kavala’nın iddianamesi hâlâ hazırlanamadı...

Konuyu HSK İkinci Daire Başkanı Mehmet Yılmaz ile konuştuk...

- Sizin bu duruma müdahale etmeniz söz konusu olmaz mı?

- Yürüyen bir davada biz dahil hiçbir makamın savcılara ve hâkimlere talimat, tavsiye ve telkinde bulunması mümkün değil, dedi.

Ancak ilgili taraflar şikâyette bulunursa ve şikâyet konusu ciddi bulunursa inceleme ve doğrudan soruşturma izni verilebilirmiş.

Mehmet Yılmaz, soruşturma makul nedenlere dayalı olarak uzuyorsa yapacak bir işlem olmayacağı görüşündeydi.

Yargı böyle diyor...

Vicdanlar ise bir iddianamenin bir yıl boyunca hazırlanmaması ve kişinin tutuklu kalmasını kaldırmıyor... Üstelik Osman Kavala daha suçunun ne olduğunu öğrenebilmiş değil...

ZEYTUN

Kendisi de zeytin üreticisi olan, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Tarım Bakanı’na yazılı soru soruyor: “Suriye’den zeytinyağı gelmekte ve bu yağ Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla ihracat kaydı aranmadan yurt içinde 14 TL’den satışa sunulmaktadır. Bu durum on beş gün önce 16 lira olan zeytinyağı fiyatını 14 liraya düşürmüştür.”

Bakırlıoğlu TARİŞ’i, ihracat kaydıyla ithal ettiği ürünü iç piyasaya vermekle suçluyor. Zeytinyağı üretiminde iddialı Türkiye’nin savaş içindeki Suriye’nin zeytinyağı pazarı olması kara mizah sayılmaz mı?

VİSKİ

Geçende Akasya AVM’de Paşabahçe mağazasını gezerken su bardağı çeşidinin azlığını, viski bardağı çeşidinin çokluğunu garipsemiş, sebebini oradaki ilgili kişiye de sormuş ama yanıt alamamıştık. Derken öğrendik ki... İngiliz The Independent gazetesi dünyanın en iyi 7 viski bardağını seçmiş. Bu 7 bardaktan 3’ü Paşabahçe üretimi imiş... Demek bizim “Paşa” o kulvarda yarışıyor ve iyi de yarış çıkarıyor...

ESRAR

Uyuşturucu kullanımının akıl almaz boyutlara ulaştığını pek çok ağızdan duyuyoruz... İçişleri Bakanlığı’nın 22 - 29 Ekim raporunda bir hafta içinde yakalanan uyuşturucu miktarı şöyle belirtiliyor:

420 kg esrar, 425 kg eroin, 11 kg afyon,

272 kg bonzai, 2 kg metamfetamin, 2.190 adet sentetik ecza, 1.030.307 adet ecstasy, 2.017.478 adet captagon, 271 kök kenevir...

Daha önceki haftalara bakıyoruz... Hemen her hafta benzer miktarlarda uyuşturucu yakalanmış... Sayı azalmıyor. Demek ki mevcut önlemler yeterli olmuyor.

Sigara ve nargileden çok daha büyük beladır bu karşımızdaki...