Sözcüklerin dili...

Sözcüklerin dili...

Melih AŞIK

Harfler, sözcükler, tümceler ve "dil" üzerine özenli bir çalışma duruyor masamızda.. Harf devriminin 70'inci yılı dolayısıyla Delta Ajans'ın hazırladığı, Arçelik'in yayımladığı kitapçık... Sözcüklerin gizli gücü, kendine özgü "renkleri", "kişilikleri" hakkında ilginç ayrıntılara dikkat çeken bir makale yer alıyor son bölümünde... Bu vesileyle... üzerinde pek düşünmeden - "hovardaca" kullandığımız sözcüklerin de "hakkını" vermiş olmak için.. bu hoş yazıdan bölümler aktaralım...
***
"...Kelimelerin de kendilerine göre boyutları, kokuları, sesleri, kısaca `kişilikleri' var... Örneğin.. `tombul', `balon', `tok', `tosun' gibi kelimeler, şişman kelimeler...
`Boğa', `horoz', `futbol', `sakal', `reis', `hoca' ve `pala' gibi kelimeler tam anlamıyla erkekçe kelimeler... Buna karşılık `cazibe', `ipek', `peçe', `Paris', `kucak', `moda', `mücevher' gibi kelimeler de dişi kelimeler...
Hemen hemen aynı anlama gelmesine rağmen erkekler için `şaşı' derken, kadın için `şehla' ve erkek için `yakışıklı' derken, kadın için `endamlı' veya `zarif' demiyor muyuz?..
Aynı canlı ve eşyalar için de kibar ve kaba kelimelerimiz var. `Hıyar' yerine `salatalık', `kaynana' yerine `kayınvalide', `sümüklüböcek' yerine `salyangoz', `sıçan' yerine doğru kullanılmasa da `fare' demiyor muyuz?.."
***
"..Konuşmasını bilenle bilmeyenin birbirine karıştığı dünyamızda, bu kargaşayı Amerikalı üstad Robert Frost, `Dünyadaki insanların yarısı, söylenmesi gereken önemli hususları olup da konuşamayan, diğer yarısı da söyleyecek konuları olmamasına rağmen konuşan insanlardır' diyerek dile getirmiş..."

Eski yılın izlerine bakın, yeni yılı göreceksiniz..
Yenide de aynı şeyler olacak... Güneş doğacak, yine doğudan. İki kere iki yine 4 edecek. Yine kan, ter ve gözyaşı dökülecek. Yapraklar, saçlar falan da tabii. Cemreler düşecek yine bir bir. Kuş kanat çırpacak ve balık kavağa çıkmayacak. Ne yapın, yapalım, yapsınlar; savaşlar yine olacak. Yine renk renk güller alınacak, silahlar, bedenler yine satılacak. Birileri yine susacak ve yine çok konuşacak birileri. Sözler verilecek. Çok azı tutulacak yine. Para pul oldu denecek, şimdi yerinde egzos yelleri esen dutluklar hatırlanacak. Yazılacak, çizilecek. Bilim adamları bilecek, biçim adamları süzecek. Terzi kendi söküğünü yine dikemeyecek. Birileri rekorlar kıracak yine. Allem edilecek kallem edilecek, bu diyardan gitmemek için, yolu yok, şu deve güdülecek. Birileri kazanacak, birileri kaybedecek. Gökten üç elma hiç düşmedi, yine düşmeyecek. Bütün bunları ilk kez görenler olacak ve bir daha asla göremeyecek olanlar. İlle de fark arıyorsak burada olacak. Hala yılın yenisiyle oyalanıyoruz. Haybeye nümayiş! Bırakalım gelsinler. Biz ne yıllar gördük, bu yıl; iyi, kötü, her şeyi bırakıp yaşamaya karar verdik...
(GİFT Ajansın yeni yıl tebriki)

Fenerbahçe'de "Başkanlık Sistemi"ne resmen geçilecek; Ali Şen kayd - ı hayat şartıyla başkanlığa seçilecek. Büyük Başkan, yapacağı ilk düzenlemeyle Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Komitesi'ni kendisine bağlayacak, futbolumuzun içine düştüğü perişan duruma bütün dünya ağlayacak.
. Baba yürekleri hoplatacak, zira kendisini kopyalatacak. 1000 adet Baba'mız olacak, milletin beti benzi hepten solacak. Millet herşeyden umudunu kesecek, ölmeye yatacak, artık gecekondu temellerini bile Baba atacak.
. DSP'de tek tip kafa döneminden sonra tek tip elbise dönemi başlayacak, Rahşan Hanım, kendi elcağızıyla hazırladığı tek tip'in kipini beğenmeyen bazı tipleri fena halde haşlayacak.
. İşkence ve Kötü Muamele'yi önlemek için 11 bin yeni tüzük ve yönetmelik çıkarılacak; bunlar 10 ciltlik bir kitapta toplanacak, vatandaş artık gelişi güzel değil, bu tüzük ve yönetmeliklere göre coplanacak.
. Paramızdan sekiz sıfır atılacak, bir kutu kibrit 6 sıfırlı paramıza satılacak.
. Purolu ekonomi sihirbazı Güneş Taner, enflasyona karşı sayısını unuttuğumuz savaşlarından birini daha açacak, aldanmaya doyamayan millete yine umutlar saçacak, enflasyon yıl sonunda yüzde 250'yi bulunca okyanus ötesindeki anavatanına kaçacak.
. Özel televizyonlardan birinde ana haberleri Sibel Can okumaya başlayacak; bir grup Sibelmanyak, "Hava durumunu niye Sibel değil de Hülya Avşar okuyor?" diye galeyana gelecek, binayı taşlayacak.
. Modern seyyah Sadettin Teksoy, bir röportaj için gittiği Afrika'da, çakılmasın diye yamyam kıyafeti giyecek, yamyamlar bu numarayı yemeyecek, Sadettin'i yiyecek. Sadettin'i oraya gönderen amiri televizyondan şutlanacak, bu müessif olay yurtiçinde, yurtdışında, yavru vatan Kıbrıs'ta ve dış temsilciliklerimizde törenler ve fener alaylarıyla kutlanacak.
. Şükrü Karatepe, o şom ağzını yine açacak, sonunda Makarena da kendisini kurtaramayacak; Erciyes Dağı'na kaçacak.
. Kamer Genç'e artık kimse bulaşmayacak, zira çok çalışacak, "Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az" atasözünü söylerken dili dolaşmayacak. Bu başarısından dolayı herkes tarafından hararetle kutlanacak, ama ölçüyü kaçırıp olur olmaz her yerde bu lafı söylemeye kalkınca Meclis Başkanvekilliği'nden şutlanacak...

Yazara EmailM.Asik@milliyet.com.tr