Süreç yavşıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinden sadece 4 gün sonra, 11 Haziran günü ne demişti?
“Herkes egolarını bir yana bırakıp hükümeti kurmalı. Egolar bir yana bırakılmazsa bu süreç uzar. Ülkeyi hükümetsiz bırakanlar bunun hesabını veremez.”
Aynı Erdoğan bundan birkaç gün sonra ne demişti?
“Hükümeti kurma görevini Meclis Başkanlığı seçimini beklemeden vereceğim iddiası doğru değildir.”
Bu konuşmasından birkaç gün sonra süreci daha da uzatacağını şu sözlerle dile getirmişti.
“Hükümeti kurma görevini Meclis Başkanlık Divanı oluştuktan sonra vereceğim.”
Cumhurbaşkanı süreci böyle uzatırken AKP’li Meclis Başkanı İsmet Yılmaz ne yaptı? Danışma Kurulu’nu toplantıya çağırmak için tam bir hafta bekledi.
AKP de üzerine düşeni yaptı. CHP ve MHP’nin aksine, Meclis Başkanlık Divanı adaylarını hâlâ belirleyip Meclis Başkanlığına bildirmedi.
Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, AKP Grubu böylesi rol paylaşımıyla süreci neden uzattıkça uzatıyorlar? Bir; nasıl olsa iktidar ellerinde, bir başkası yetkiyi ele geçirip hesap sormuyor... İki, siyasi nezaket gibi bir dertleri olmadığı için atamaları istedikleri gibi yapıyorlar... Üç, kamuoyuna “bakın koalisyon bu ülkede yürümüyor” mesajı verdiklerini düşünüyorlar. Aceleleri yok!

Hüseyin Sağ...
Hüseyin Sağ, tanırsınız veya tanımazsınız, İstanbul için çok önemli bir isimdir...
Kadıköy ve Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesidir...
İstanbul’da tüm önemli imar yolsuzluklarının takipçisidir.
Bu yolsuzluklarla hukukun tüm kanallarını kullanarak mücadele eder.
Partisinin bile ilgilenmediği olaylarla kişisel olarak ilgilenir. Cebinden mahkeme masrafını ödeyerek imar cinayetleri için dava açtığını çok görmüşüzdür.
Gazeteciler bir imar çarpıklığı haberi yapacaksa mutlaka Hüseyin Sağ’ı arar...Katıksız bir İstanbul savaşçısı... Bir dürüstlük abidesidir.
Dün aniden haber geldi; “Hüseyin Sağ’ı dövdüler”.
Bu satırlar yazılırken hastanedeydi... Aldığımız ilk bilgiye göre...
Evinin yanı başında üç kişi saldırıyor, ağır şekilde yumruklayıp kaçıyorlar.
Kimdir bunlar? Kimin adamlarıdır? Sağ’a bu ceza neden kesilmiştir?
Eğer ülkede hukuk varsa bu kişiler bulunmalı, azmettirici ortaya çıkarılmalıdır.
Hüseyin Sağ’a İstanbul ve İstanbullular adına büyük geçmiş olsun diyoruz...
Ülkenin getirildiği noktayı hüzünle izliyoruz...

İFTAR
AKP Genel Başkan Yardımcısı M.Ali Şahin Antalya’da katıldığı iftarda uzun bir konuşma ile siyasi değerlendirmeler yapmış. Cumhurbaşkanı da katıldığı iftarlarda siyasi konuşmalar yapıyor. Bizim geleneğimizde ve ramazan ritüelinde bu yoktur. Çünkü iftar masasıyla siyaset kürsüsü ayrı şeylerdir. İnsan oruç açarken inanç dünyasının ruh halini yaşamak ve orada kalmak ister...
Geçenlerde konuyu bir arkadaşımızla konuşurken:
- Ben iftarlarda siyasi konuşma yapılmasını çok da garip bulmuyorum, demez mi?
- Neden?
- Siyasetçiler açılışlarda konuşmuyor mu?
- Evet...
- Orada da açılış var. İftar açılıyor.Neden konuşma yapmasınlar...
Buyrun bakalım!

Birisi Bahçeli’ye söylesin!
Ziraat’ten TC’yi,
Kızılay’dan Türk’ü
“HDP değil” AKP kaldırdı…
Ve ondan hiç ses çıkmadı...
Akif Kökçe

KAS
Türkiye Kas Hastaları Derneği (Kasder) üyeleri, kendilerini dün bina girişine zincirledi. Sebep: İstanbul Belediyesi binalarının boşaltılmasını istiyor.
Zincirli eylemin ardından tahliye kararı durdurulmuş.
Yaklaşık 20 yıldır... Her yaz İstanbul Belediyesi bu binayı tahliyeye kalkışır. Konu gazetelere yansır. Belediyeyi eleştiren yazılar yazılır. Tahliye işlemi durur. Sorun halloldu sanırsınız. Ertesi yıl derneğe aynı tebligat gider.
Bu konuda kaç yazı yazdık hatırlamıyoruz. Biz yazmaktan bıktık, belediye her yıl binayı tahliye teşebbüsünden vazgeçmedi.
Nedir bu ısrar? Binayı muhallebici mi yapacaksınız? Nedir bu takıntı?