Termik tehdit!

Termik santrallere filtre takma zorunluluğu Meclis kararıyla 2.5 yıl daha uzatıldı. Muhalefet milletvekilleri Meclis’teki oylamaya gelmediler. Yasa 217’ye 37 gibi büyük bir çoğunlukla geçti. Bu kadar çok muhalefet milletvekili neden oylamaya katılmadı? Acaba tehdit mi aldılar? Nereden mi çıkardık bu tehdit meselesini? CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç sorumuz üzerine anlatıyor.

“Benim fotoğrafımı Kahramanmaraş’taki termik santralin yemekhanesine asarak işçilere hedef göstermişler. İddialarına göre termik santral bu nedenle kapanır veya bir süre üretimden çekilir de işçiler mağduriyet yaşarsa sorumlusu ben olacağım. Yetmemiş, beni arayıp taciz ve tehdit etsinler diye telefonumu da dağıtmışlar. Dahasını söyleyeyim, AKP Kahramanmaraş milletvekili Ahmet Özdemir’ i bile tehdit etmişler.”

Ali Öztunç, bu baskılara rağmen oylamaya katıldı ve “ret” oyu verdi. Ancak CHP milletvekillerinin beşte dördü oylamaya gelmedi. En kirli il olan Muğla’nın 4 CHP’li milletvekili de (Burak Erbay, Süleyman Girgin, Mürsel Alban, Suat Özcan) ortada görünmemişti. Merak ettik... CHP’nin bir çevre politikası ve duyarlığı yok mudur? Milletvekillerine bu ilgisizliğin sebebi soruldu mu? Yoksa sermaye ile halkın çatıştığı konularda sermayenin tarafında yer almak partinin gizli politikası mıdır?

NOT: Akşama doğru yasanın Beştepe’den veto edildiği haberi geldi. İyi haber...

Engelliler!

Bugün “Dünya Engelliler Günü”... Engellilerin türlü engeller yanında, şehirlerimizin kaldırım, cadde ve sokaklarında rahatça yürüyebilmeleri de büyük sorun. Geçenlerde bizzat yaşadık. İstanbul’a gelen torunumuzu bebek arabasıyla Kadıköy’de Moda ve Suadiye civarında dolaştırmaya kalkıştık. Kadıköy, engelliler için en titiz düzenlemelerin yapıldığı ilçedir. Buna rağmen bebek arabasını sokak aralarından geçirip parka götürmek büyük sorun oldu. Diyeceğimiz, şehir engellerini yalnız engelliler yaşamıyor. Bebek arabası süren ana babalar da bir ölçüde yaşıyor. Kadıköy’de görmezler için kaldırımlara çizilen şeritlerin birahaneler tarafından işgal edilmesi başka bir sorun tabii...

MERAK

Kanadalı altın şirketi Kaz Dağlarını yiyip yutarken yanında şarap içti mi?

İçmediyse helaldir... Kaz yerken içki içilmez...

REKTÖR

Mülkiye konulu sempozyumu Mülkiyeliler Birliği’nin protesto ettiğini ve AÜ Rektörü Prof. Erkan İbiş’in onur kurulu üyesi olmasını utanç vesilesi olarak nitelediğini yazmıştık. Prof. İbiş, Mülkiye’den 21 akademisyenin gerekçesiz olarak ihraç edilmesinde baş sorumlu olarak görülüyor. Rektör İbiş dün telefonla arayarak SBF’de bir dönem ders yapılamaz duruma gelindiğini, alınan önlemlerle bugün sükûnetin sağlandığını anlattı. Konu 21 akademisyene geldi. Prof. İbiş, 15 Temmuz sonrası rektörlükte bir komisyon kurulduğunu, bu komisyonun belge, rapor ve tanıklara bakarak karar verdiğini, kendisinin bu kararları tek tek incelemek imkânına sahip olmadığını ekledi. İhraç edilen akademisyenlerin savunması alındı mı sorumuza ‘Alındı’ yanıtını verdi. Peki, yargıya gidebiliyorlar mı? Hayır... Mahkemeler genelde OHAL komisyonunun kararını bekliyormuş. Komisyonun çalışmaları da haziranda tamamlanacakmış! Rektör: Beraat ederlerse yeniden işe alınırlar, dedi.

Rektör üzgündü... Ancak yargısız ihraç edilenlerin mağduriyeti de sürüyor.

GÖRÜR

Marmara depremi günlerinde ekranda sık sık gördüğümüz, sözüne inandığımız, ciddi bir bilim adamı vardı: Prof. Naci Görür. Prof. Görür 1999 depreminden bu yana jeolojik gelişmeleri izliyor, araştırma yapıyor, kamuoyuna uyarılarda bulunuyor. Ve bakın pazar günü nasıl bir mesaj geçti:

“Bu pazartesi ve salı günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir deprem çalıştayı düzenliyor. Dün öğrendim ki beni organizasyonun içine hiç bir şekilde koymamışlar. Ne bilim kuruluna, ne moderatör olarak ne de konuşmacı olarak...”

İBB kadroları biraz şaşkın...