Terör sınavı...

Eklenme Tarihi23.03.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi23.03.2019 - 8:15
Yeni Zelanda’da cami katliamında hayatını kaybedenler için tüm kentlerde anma törenleri düzenlendi.

Cuma ezanı televizyonlardan canlı yayınlandı. Başbakan Jacinda Ardern, Hagley Park’taki cuma namazına katıldı.

Daha da göz yaşartıcı olan, birçok Yeni Zelandalının namaz vakitlerinde camilere girip ibadet edenleri bir saldırıya karşı korumak için arkalarında sıralanmasıydı.

Saldırının hemen ardından otomatik silahların yasaklanacağı açıklanmıştı. Bu önlemler vakit geçirmeden alındı. İnternetten silah satışı yasaklandı.

Yeni Zelanda halkı ve politikacıları, terör karşısında bütün dünyaya anlamlı bir ders verdiler. Ne mi yaptılar?

- Terörü siyasi tartışma konusu yapmadan, bunun insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu dünyaya anlattılar.

- Teröristin din ve ırk düşmanlığı yaratma çabasını ilk andan itibaren uyguladıkları dayanışmayla yok ettiler.

- Başbakan Ardern genç yaşına rağmen ustaca davranışlarla küresel bir bilinçlenme yarattı, olayın dünya çapında bir din sürtüşmesi yaratmasına izin vermedi.

- İnsanları kin ve düşmanlığa sevk etmeden teröristi hem yargıda hem vicdanlarda mahkûm ettiler.

SU

21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası. 22 Mart Dünya Su Günü idi. Bizim hem orman hem su yönünden başımız eğik. Bu konularda sevindirici bir habere yıl boyu rastlamıyoruz. Bu günlerin bir faydası yok mu? Elbet var. Bir günlüğüne doğal kaynakların önemi vurgulanıyor. Ertesi günü hayat eskisi gibi devam ediyor

İlgisizliğimiz o kadar çok boyutlu ki... Örneğin bizim topraklardan çıkan içme sularını yabancı şirketler şişeleyip yine bize satıyor. Kazandıkları dövizi yurt dışına transfer ediyor. Bunu bile beceremiyoruz. Ne kaldı geriye?

İMAR

Facebook dostlarından Saniye Akkoç yazıyor:

“Çanakkale’de bir yer arıyorum epey bir zamandır.

Sonunda beğendiğim bir arazi buldum. Telefon açtım.

Arazi sahibi, yerin 3 bin metrekare olduğunu söyledi ve ekledi ‘2 bin metrekare sit alanıdır bilginiz olsun’ dedi.

O halde arazi 3 bin değil bin metrekare deyince.

- Siz ona takılmayın, bu imar affına yetişmedi ama önümüzdeki imar affında, sizin olacak, bana güvenin, dedi.

Sanki yasal bir durumdan bahsediyor muhterem.

Öyle de gevrek gevrek anlatıyor...”

Türkmenistan...

Türkmenistan’a gitmek isteyen bir dostumuz uçak bileti için Türkmen Kargo adlı şirkete başvuruyor. Türkmenistan için uçak biletleri satan bu şirketin ilgilisi dostumuzun vizesi olmadığını öğrenince:

- Vize almadan bilet almayın, diyor, çünkü Türkmenistan Türklere kolay kolay vize vermiyor.

O şirketi biz de aradık. Aynı cevapları aldık. Şirket yetkilisi ekledi:

- Bizim patrona bile vize vermiyorlar.

Oysa Türkiye’de adım başı bir Türkmen’e rastlıyorsunuz... Lokantalarda Türkmen komiler, inşaatlarda işçiler, evlerde temizlik işçileri ve bakıcılar sık sık karşınıza çıkıyor. Türkmenler Türkiye’ye vizesiz girebiliyormuş. İstanbul’da Türkmen lokantaları bile var...

Türkmenistan bize neden böyle davranıyor? FETO yüzünden çıkan tartışmalar, doğal gaz ticaretindeki sorunlar, vs. ilişkileri bozmuş.

Aramızın düzelmesini biraz da Rusya ile ilişkimiz zorlaştırıyor.