Ufukta ne var?

Yeni hükümetin kurulması bu kadar mı zaman alır? Komşuya bakalım... Yunanistan’da seçim 25 Ocak’ta yapılmıştı. Çipras hükümeti 11 Şubat’ta güvenoyu aldı. Komşuda hükümetin kurulması ve güvenoyu toputopu 17 gün sürdü. Biz seçimin birinci ayındayız, daha hükümeti kurma görevi bile verilmiş değil...

Olağan dışı bir gecikme var mı? Var...

Geçmiş cumhurbaşkanları; Demirel, Sezer ve Gül hükümet kurma görevini YSK sonuçları açıklandıktan 6 en geç 7 gün sonra vermiş... Bugün sonuçların açıklanmasının ikinci haftası. Yani 14 gün geçmiş bulunuyor... Başkanlık Divanı’nın belirlenmemesi sadece bahane...

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan mitinglerinde (örneğin Gaziantep mitinginde) bakın ne diyordu:

“Türkiye’nin ihtiyacı olan sistem Başkanlık sistemidir. 7 Haziran’da 400 milletvekilini verin ve bu iş huzur içinde çözülsün.”

400 olmadı... Bir huzursuzluk var gibi...

***

Suriye sınırındaki askeri hazırlık sürüyor. Suriye’ye bir müdahale hazırlığı havası var. Peki ordu kime karşı savaşacak? PKK, PYD, IŞİD, EL NUSRA, Esat, hangisine karşı... ABD’nin böyle bir operasyonu onaylamadığı biliniyor. Akıl ve mantık böyle bir operasyonun bataklığa adım atmak olduğunu, PKK’yı da ininden çıkartacağını söylüyor.

Genel kanı o ki... Ankara blöf yapıyor. Suriye sınırındaki karışıklığı iç siyasette avantaja dönüştürmek istiyor.

KAZA

Manisa’nın Gölmarmara İlçesinde tarım işçisi taşıyan kamyonetle süt tankeri çarpıştı, kamyonette bulunan 13’ü kadın 15 kişi öldü.
Vali Erdoğan Bektaş verdiği demeçte:
“Vefat eden işçilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum” demiş. Böylece görevini hakkıyla yapmış!
Bu tür kaza görünümlü cinayetler sonrasında ne il trafik müdürünün sorumluluğu araştırılır, ne valinin...Trafik müdürü yeterli denetim yaptırmakta mıdır? Vali alınan önlemleri denetlemekte midir? İl yöneticileri görevlerini yapıyorlarsa bu kazalar nasıl olmaktadır? Bu sorular sorulmaz. Valinin iktidara yakınlığı ve Allah’tan rahmet dilemesi yeterli sayılır. Çünkü insanın, hele işçiyse, değeri koyun kadar bile değildir... Eğer halk bu kazaların ecel değil ihmal olduğunu algılayıp siyasetçiden hesabını sormazsa böyle gidecektir...
Tarım işçilerini taşıyan kamyon devrildi, 15 ölü!
Dünya mekikle uzaya çıkarken, Türk insanı ırgatlık yapmak için kamyonla tarlaya gidemiyor…
Akif Kökçe
İnsan mühendisliği
Türkiye’de bazı işler iyi yürüyor.. Mesela yeni nesli imam hatip okullarına doldurma kampanyası tıkır tıkır işliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçende bir iftar programında bu başarılarını övdü:
“İmam-Hatip okullarımızın 600 binden 60 bine düşen öğrenci sayısı bugün 1 milyonu buldu” dedi. Anadolu Eğitim Sendikası Başkanı Cansel Güven bu başarının nasıl zorlamalarla sağlandığını anlatırken diyor ki:
“ İstanbul’da 208 Anadolu lisesi varken İmam Hatip liselerinin sayısı 118. İstanbul’da en düşük Anadolu lisesi 306 puanla öğrenci alırken İmam hatip lisesi’nde bu 45 puana kadar düşüyor. Önceden başarısız öğrencilerin düz lise seçenekleri vardı. Şimdi başarısız öğrenci imam hatip, açık lise ya da özel okula gitmek zorunda. İmam hatip okulları fakir ailelerinin çocuklarına servis desteği, burs sözü verilerek özendiriliyor. Bu okulların müfredatı ise Anadolu liselerine göre ağır. Çocuklar hem Anadolu lisesi derslerini hem de Arapça ağırlıklı dersler almak zorundalar. Bu da onların üniversite sınavına yoğunlaşmasını zorlaştırıyor... Bir de dershanelerin kapandığını düşünün...”
YORUM
Bizim medyadaki siyaset yorumcusu arkadaşlar dünyanın en zor işini yapıyorlar...
Siyasete egemen olmuş birkaç kişinin demeçlerine bakarak geleceği tahmin etmeye çalışıyorlar.
İşin zorluğunu bir fıkrayla anlatalım:
Adamın biri kapalıçarşıda antika bir çalar saat beğenmiş:
- Doğru gider mi, diye sormuş...
Antikacı:
- Gider ama, demiş, dilinden anlamak gerek... Örneğin 12’yi gösterirken üçü çalar... O zaman saatin altıyı çeyrek geçtiğini anlayacaksın...