Vekilin sağlığı!

Diyabet hastaları sık sık kanlarındaki glikoz değerini ölçmek zorundadır. Bunun için ölçüm çubukları kullanırlar. Bir kutu çubuk yaklaşık bir ay dayanır.

Accucheck Performa marka çubuk kullanan bir yakınımızın anlattığına göre...

Bu çubukların bir kutusu geçen yıl 40 lira dolayındaydı. Devlet 19 lirasını karşılıyor, hasta yaklaşık 21 lirasını cebinden ödüyordu. Ancak TL’nin değer kaybetmesi sonucu fiyat yükseldi. Bir kutu çubuğun fiyatı 60 lira oldu. Ancak SGK payı değişmedi... Halen devlet bu miktarın yine 19 lirasını, vatandaş ise 41 lirasını ödüyor.

Ancak ilginçtir... Milletvekilleri ve onlar gibi ücretsiz sağlıktan yararlanan kamu görevlileri ve yakınları bu çubuklara hiç para ödemiyor. Böylece bir kutu çubuğa her ay 41 lira ödemek zorunda kalan hasta ayrıca milletvekili ve yakınlarının tükettiği malzemenin bedelini de ödemiş oluyor.

Tabii ödeme bu ilaçla sınırlı değil... Milletvekillerinin doktor, hastane, ilaç özetle tüm sağlık masrafları da hazineden yani vatandaşın cebinden karşılanıyor.

Bir milletvekili asgari ücretlinin 10 katı maaş alıyor. Milletvekilleri en azından sağlık masraflarında SGK payının artan fiyatlara paralel olarak yükseltilmesi veya en azından eski seviyesinde tutulması için çaba sarf edebilir. Bu çabayı maalesef göremiyoruz ama bekliyoruz...

MÜZESİZ İLLER!

CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, sorduğu kimi sorulara Kültür Bakanlığı’ndan gelen yanıtları açıkladı... Buna göre... Türkiye’nin 11 ilinde hiç müze yok, 22 ilinde ise sadece 1 müze varmış...

Müzesi olmayan iller: “Artvin, Bingöl, Hakkâri, Muş, Siirt, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Yalova, Kırıkkale ve Karabük” imiş. Rakamlar bir kültürel fakirliği ifade ediyor... Öte yandan, İstanbul’da Askeri Müze ve Arkeoloji Müzesi başta olmak üzere büyük müzelerin depoları yer yokluğundan sergilenemeyen eserlerle doludur. Sanat uzmanı Murat Katoğlu diyor ki:

- Müzelerin depolarındaki eserler pekâlâ müzesi olmayan illere gönderilebilir. Buralarda diyelim 6 aylık, bir yıllık geçici sergiler açılarak eski eserler sergilenir. Yer temini ve güvenlik konularını da belediyeler çözümleyebilir. Eğitim ve kültür açısından önemli bir hamle olur bu...

KONUK

Konuyla ilgili uyarıyı uluslararası ilişkiler hocası dostumuz Prof. Ömer Kürkçüoğlu yaptı. Konu mu?

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu El Salvador Dışişleri Bakanı ile görüştü. Kimi gazeteler haberi:

“Çavuşoğlu El Salvador Dışişleri Bakanını kabul etti” şeklinde verdi.

“Kabul etmek” büyüğün küçüğe lütfunu ifade eden bir deyim. El Salvador küçük bir ülke de olsa milletler camiasının eşit bir üyesi... Bakanlar da eşit statüdedir. O yüzden bizim Dışişleri Bakanı için meslektaşını “kabul etti” deyimi şık durmuyor.

Dünya medyası benzer durumları “konuk etti”, “makamında görüştü” gibi sözcüklerle ifade ediyor. Genç gazetecilere duyurmuş olalım...

“Hayvan hangi bilgiye ne kadar ihtiyacı olduğunu bilir, insan bilmez...”
Passao

BANK

Kentlerde bir bank yetersizliği görülüyor.

Vatandaş parklarda olsun, yol ve deniz kenarlarında olsun, oturup dinlenecek yer bulamıyor.

Belediyelerin yeterince kaynağı mı yok? Bir öneri...

İngiltere’de gözledik. Kimi şehirlerde gayet güzel, sağlam, cilalı banklar var.

Bankın bir köşesindeki küçük pirinç plakada ise şöyle sözler okunuyor:

“John ve Elizabeth büyük babalarının anısına bu bankı belediyeye armağan etmiştir.”

“Bayan Mary bu bankı geçen yıl ölen eşi için belediyeye bağışlamıştır.”

Anlaşıldığı gibi... Vatandaş bankın parasını belediyeye ödüyor.

Karşılığında bankın üzerinde bir yakınının anısını yaşatıyor.

Neden bizde de benzeri uygulanmasın?

PATRON

Okurumuz N.C’nin sorusuna yanıt...

Patronla ilişkileri ayarlamak kolay değildir.

Bu konuda genel kural şudur:

“Patrona seni tahrip edebilecek kadar yakın olmayacaksın

Seni unutacağı kadar uzak durmayacaksın”