Cumhurbaşkanı ve Başbakan kampanya hedefini Kemal Kılıçdaroğlu’nun üzerine oturttular... Şöyle diyorlar:
“Adeta yalan makinesi”
O zaman biraz da diğer konuşmalara göz atalım...
Örneğin Cumhurbaşkanı cezaevlerinde yatmakta olan gazetecilerle ilgili konuşurken, “149 kişilik listeye bakıyorum, hapisteki gazetecilerin hepsi hırsız, çocuk istismarcısı, terörist” dedi. Bunu derken tek bir somut örnek vermedi. Örneğin, henüz iddianameleri bile hazırlanmayan... Dolayısıyla, kendilerine herhangi bir suç isnat edilmemiş Kadri Gürsel’in, Musa Kart’ın, Ahmet Şık’ın hırsızlık suçundan mı, çocuk istismarcılığından mı yoksa terörist faaliyetlerden mi aylardır hapiste tutulduğunu açıklamadı.
- Veee... Kendisinden önceki geçmiş dönemleri eleştirirken, “Bizden önceki dönemlerde devlet memurlarının 7-8 ay maaş alamadığı olmuştur” dedi. Ancak kimsenin hatırlayamadığı o dönemin hangi dönem olduğu bilgisinden dinleyenleri mahrum bıraktı.
- Bu da AKP referandum broşüründen:
Cumhurbaşkanlığı süresi 2 dönemle yani en çok 10 yılla sınırlandırılıyor.”
Oysa değişiklik önerisinin 11. maddesi, Cumhurbaşkanı’nın üçüncü defa seçilebileceğini son derece açık seçik ifade etmiş...
- Başbakan Yıldırım Kınık konuşmasında halka diyor ki:
“Sandıkta cumhurbaşkanını, başkan yardımcılarını, bakanlarını seçiyorsunuz.”
Oysa halk sandıkta cumhurbaşkanını seçiyor ama yardımcılarını ve bakanlarını halk değil bizzat cumhurbaşkanı seçiyor...

O şimdi nerede?

“... Kendilerinden olmayan yapım şirketlerini saf dışı bırakarak işleri örgütün güdümündeki şirketlere verdiler... Çekilmemiş bölümleri satın almış gibi fatura ettiler... Ödeme planı oluşturulmuş bölümleri kendi firmalarına uçuk rakamlarla yaptırdılar... Sonuç itibarıyla kurumu yaklaşık 300 milyon lira zarara uğrattılar.”
Polis Akademisi öğretim üyeleri Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı ve Yrd. Doç. Dr. Deniz Turan’ın FETÖ’nün TRT’yi nasıl soyduğunu anlatan ve geçen gün bir basın toplantısıyla açıkladıkları “FETÖ Bağlamında Terör Amaçlı Kullanılan Kamusal Mal ve Hizmetler” başlıkla raporda yer aldı yukarıdaki satırlar.
FETÖ’nün bu aleni soygunu yaptığı yılların önemli bölümünde TRT’nin başındaki isim İbrahim Şahin’di. Ahmet Necdet Sezer’in iki kez veto ettiği bu zat-ı muhteremi Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olur olmaz, 2007 yılında TRT’nin başına getirmişti. 2014 yılına kadar bu görevde kalan Şahin, TRT sadece iktidarın borazanı yapmakla kalmamış, adeta babasının çiftliği gibi yönetmiş... Yüzlerce FETÖ’cüyü sorgusuz sualsiz ve de sınavsız TRT’ye doldurmuştu.
Ülkeye verdiği zarar Polis Akademisi’nin raporuyla bir kez daha ortaya çıkan bu kişi şimdi nerede mi? Hayır, hayır... Ne Silivri’de ne Sincan’da ne de bir başka cezaevinde. O, iki yıldan fazladır Samsun’da, vali olarak ülkeye hizmet veriyor!
Eee, tabii ki “Benim FETÖ’cüm, senin FETÖ’cün” diye bir ayrım da her zaman var!

MORİ

Direksiyondaki şoför arkadaş, trafik tıkanınca kendinden söz ediyor. Aslında balıkçı teknesi kaptanıymış. Karadeniz’de çalışırmış.
- Neden şoförlük yapıyorsun?
- Eşim hasta mecburen burayı terk edemiyorum...
- Terk etsen nereye gideceksin?
- Moritanya’da iş hazır ama gidemiyorum...
- Ne işi o?
- Bizim büyük tekneler oraya gitti, kofana avcılığı yapıyor...
Kofana dediğin lüferin büyüğü... Moritanya dediğin Afrika kıyılarında bir ülke... Ne işi var bizim teknelerin orada? Şoför arkadaş anlatıyor:
- Moritanya devletiyle anlaşma yapıldı. Bizim büyük tekneler orada kofana tutup devlete satıyor. Bana, yeme - içme - yatma onlardan ayda 15 bin lira aylık teklif ettiler. Ama dedim ya eşim yüzünden gidemiyorum...
İnternete girip baktık, anlattıkları doğru... Bizim tekneler Moritanya’da avda...
Ne millet bu millet... Biraz imkân yarat, başaramayacağı iş yok...

“Sezer’le atamalar konusunda uyumlu çalışamadık” diyorlar da  
“Sezer’in izin vermeyip de Gül döneminde atadıklarımızın çoğu FETÖ’cü çıktı” demiyorlar.

G.E.

ÜZÜNTÜ

NATO müttefikimiz ABD; PYD/YPG’ye anti tank füzesi Javelin ile yerden havaya Stinger füzesi veriyor.
Rusya da Menbiç ve Afrin’i himayeye aldı, askerlerine YPG arması taktı.
ABD ile Rusya bölgede Kürtleri himaye için adeta yarış halinde.
Türkiye’yi yok sayıyorlar. Ankara:
“Bu görüntüler Türkiye’yi üzüyor” demekle yetiniyor.
Bugün PYD’ye verilen silahlar yarın Türkiye’ye karşı kullanılacaktır. Almanya ve Hollanda’nın iki bakana salon vermemesi yüzünden iki ülkeyle neredeyse savaşın eşiğine geldik...
En hayati konuda sırtımızdan yediğimiz hançerlere ise seyirciyiz. 
Türkiye her yanda ağırlığını ve caydırıcılığını yitirdi... Yaratılan toz dumanın ardındaki gerçek işte bu...