Yargı bağlandı...

Eklenme Tarihi19.10.2010 - 1:27-Güncellenme Tarihi19.10.2010 - 1:31

Anayasa değişikliğine “Hayır” diyenler referandum sürecinde adeta haykırıyordu:
- AKP’nin tek amacı vardır yargıyı ele geçirmek, bütün dertleri Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı AKP’ye bağlamaktır...
AKP korosunun sesi ise daha gür çıkıyordu:
- Türkiye yargı vesayetinden kurtulacaktır, yargı tarafsız hale getirilecektir...
Referandum 12 Eylül’de yapıldı... Bugün 19 Ekim... Aradan geçen 5 haftada Anayasa Mahkemesi’ne iki üye seçildi... İkisi de ruh gibi AKP’li... Dün de HSYK seçimi tamamlandı... Gazeteler koro halinde aynı şeyi yazıyor:
“HSYK’da seçimi Adalet Bakanlığı’nın listesi kazandı...”
7 üyeli HSYK’da hükümetin 2 üyesi vardı...
Şimdi 22 üyeli HSYK’da iktidarın 17 üyesi olacak...
Bunun adı ileri demokrasi oluyor... Bir yargıç dostumuz anlatıyor:
“HSYK’ya en yüksek oyu alarak seçilen kişiler Bakanlık bürokratlarıydı; Müsteşar Yardımcısı İbrahim Okur ve Bakanlık Personel Genel Müdürü Birol Erdem... Bilindiği gibi seçimlerde propaganda yasaktı. Zaten adaylar en fazla etraflarındaki veya aynı şehirdeki meslektaşlarına propaganda yapabilirdi. Ama bu yasak Personel Genel Müdürü için söz konusu değildi. Kampanya döneminde şehir şehir dolaşarak ve katılımı adeta zorunlu kılarak o illerdeki hâkim ve savcılarla toplantılar yaptı. Ne de olsa onların sicil amiriydi. Müsteşar Yardımcısı İbrahim Okur’un buna bile ihtiyacı yoktu. Oturduğu yerden gerekli mesajları vererek seçilmeyi baştan garanti etti.”
Bağımsız yargı, “daha demokrat yargı” yalanıyla AKP’ye işte böyle bağlandı.

Fiyapı İnönüTarihi İnönü Stadı’nın adına para karşılığında Fiyapı adı eklendi.. Stadın adı “Fiyapı İnönü Stadı” oldu. Tabii ayıp oldu... Fiyapı adı İnönü’nün önüne geçti. Savaş kahramanı İsmet Paşa oldu size Fiyapı İnönü...
Beşiktaş kulübü stadın adını 7 trilyon karşılığında satmış.
İnönü ailesi haklı olarak dava açıyor.
Stad Beşiktaş Kulübü’ne verilirken adını değiştirme hakkının da verildiğini sanmıyoruz
Bazı meslektaşlar Atatürk’ü hariç tutarak tarihi şahsiyetlerin adlarının stadyumlara verilmesinin hata olduğunu yazıyor...
Aşkolsun! Kasımpaşa stadına adı verilen Recep Tayyip Erdoğan tarihi şahsiyet değil mi?
Sonuç... İnönü Stadı tescilli bir tarihi eserdir. Ne adı ne kendisi para ile satılamaz... Sultanahmet Camii’nin adı Fiyapı Sultanahmet Camii olarak değiştirilebilir mi? Quaresma ya da Guti’nin cebine para koyacağım diye İnönü harcanır mı?
Bu arada okur soruyor; Sezen Aksu’nun adı İzmir’de bir sokaktan indirilince kıyameti koparanlar İnönü’ye reva görülen muameleye ne derler?

Türban gevezeliğiCumhuriyet Bayramı resepsiyonu için Köşk’e çıkmak veya çıkmamak...
CHP’nin şu anda büyük sorunu bu...
Çıkmamak daha kolay.. Çünkü zaten üç yıldır Köşk’e çıkılmıyor... Çıkmak için sebep icat etmek lazım...
Hürriyet’te dün şu haber vardı:
“Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ak Parti’den ya da Çankaya Köşkü’nden ‘başörtüsü düzenlemesi üniversiteler dışına taşmayacak’ mesajı gelmesi halinde 29 Ekim resepsiyonuna katılacağı öğrenildi...”
Ne garantisi? Hangi garanti?
Başbakan Erdoğan bu konuda bırakın garantiyi bütün sınırları aşacağını partisinin Kızılcahamam’da yaptığı istişare toplantısında açıkladı:
“Cumhura ait olan hiçbir yer cumhura yasaklanamaz... Başı açık olan hangi özgürlüğe sahipse, başı kapalı olan da o özgürlüğe sahip olmalı. Biz bunu düzeltmeye mecburuz...”
Başbakan’ın bu sözleri pazar günü gazetelerde yayımlandı. Basınımız birinci sayfalarında mesajı görmemeye çalışmıştı ama çağrı açıktı:
“TBMM, orduevleri hatta liseler dahil türbanın girmeyeceği yer kalmamalı...”
Bu sözleri duymamış gibi yapmak CHP’nin kolayına geliyor demek...                                                          
* * *
Referandumun bitiminden sonra AKP iktidarı Anayasa Mahkemesi ve HSYK’ya kendi kadrolarını sokmak için kulise başladı. HSYK için kendi listesini yaptı, tehdit ve dayatmalara girişti, sonunda listesini kazandırdı. Bu süreçte CHP’den en ufak bir itiraz ya da eleştiri duydunuz mu? Biz duymadık. Yargının ele geçirilmesi için yapılan dayatmaları  görmezden geldiler. Ana muhalefet mi  AKP stepnesi mi? Gerçeği görmek için  Kemal Bey’i izlemeye devam ediniz...

84 yaşında SP Genel Başkanlığı’na seçilen Erbakan, “Biz canlı kuşuz” demiş.
Estağfurullah Hocam. Sen kuş değilsin de galiba bizler biraz “kuş beyinli”yiz!
Fahrettin Fidan
AKP’li milletvekilleri Kızılcahamam toplantısında, “Öcalan konuşmasın” demişler.
Kendileri ağızlarını açamıyorlar ya... O yüzden Öcalan’ı kıskanmış olabilirler.
Haldun Ertem