Yeni bir iklim!

İstanbul’da Çinli diye Güney Koreli turist hırpalandı. Çin lokantası basıldı. Uygurları Çin’e iade ettiği gerekçesiyle İstanbul’da Tayland Fahri Konsolosluğu tahrip edildi, Ankara’da Tayland Büyükelçiliği önündeki gösterilerde Çinli sanılan bir turist kadın az daha linç ediliyordu. Ankara’da eşcinselleri öldürmekten söz eden afişler asıldı. Cumhuriyet gazetesinin iki yazarı hakkındaki davada müdahillerden biri çıkıp hakime:
- Eğer adalet cezalarını vermezse bize verin biz cezalarını verelim, deyiverdi.
İstanbul’daki yolsuzlukların peşine düşen Meclis Üyesi Hüseyin Sağ, şehir eşkıyalarınca dövüldü.
Yeni bir iklime adım atıyoruz...
Eğer AKP aleyhinde gösteri, basın açıklaması vs. varsa polis anında bastırıyor, zor kullanarak eylemi dağıtıyor. Bir twit yüzünden 5 yılla yargılanan aydınlar var. Ama AKP’lilerin de onayladığı gösteri hatta taşkınlıklar olursa polis göz yumuyor. Taşkınlığı yapanlar da korunup kollanacaklarını bilerek rahat hareket ediyor. Hatta sevabına, adaletin vereceği cezayı bizzat kesmeye de talip oluyorlar. Böylece iktidardan aferin alacaklarını da düşünüyorlar.
Yandaş sokak terörü iktidarlara önce cazip görünür ama bir süre sonra ipin ucu kaçar...
Terör herkesi birden vurur. Bilginize...

Otopark yasağı!
Özellikle büyük şehirlerde belediyelerin cadde ve yol kenarlarını paralı otoparka çevirmesi yasal mı?
Baştan söyleyelim, değil.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal neden yasal olmadığını anlatıyor:
“Ben cadde ve sokakların belediyeler tarafından hiçbir yasal dayanağı olmadan otoparka dönüştürmelerine karşı Ankara ve İstanbul’daki idare mahkemelerinde dava açtım. Ankara 17. İdare Mahkemesi’nde açtığım dava lehimize, İstanbul’da açtığım dava ise aleyhimize sonuçlandı. Her iki karar da temyiz yoluyla Danıştay’a gitti. Danıştay, 15 Nisan 2013 tarihinde verdiği 2013/ 3146 Sayılı kararla, kamunun kullanımına ait alanlar, o bağlamda cadde ve sokaklar belediyelerce paralı otopark haline getirilemez, dedi. Ama Ankara ve İstanbul belediyeleri başta, pekçok belediye bu yargı kararını uygulamıyor. Vatandaşın yapması gereken şey bu belediyeler hakkında yargıya suç duyurusunda bulunmaktır.”
Vatandaş, gidip günlerce yargıda uğraşır mı?
Vatandaşın tek tek dava açmasından başka çözümü yok mu bu işin? Belediyelerdeki CHP’li üyeler ilgilenmiyor mu bu işlerle?

FARK
Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirimiz üzerine bir okurumuz diyor ki:
“ Kılıçdaroğlu kitle partisi olmaya yönelik sağ açılımlar yapıyor ve bu kesimlerden oy almaya çalışıyor. Başaramazsa, kaybı yok. Zira CHP eski halinde de tek başına iktidar olamıyordu.”
Görünüşte öyle.. Evet, CHP’nin oyu önceden de yüzde 25’lerdeydi. Fakat eski CHP Atatürkçü, laik, cumhuriyetçi, çağdaş çizgide bir partiydi. Gerici akımlara karşı barajdı. Ülkenin bölünmesine, dış politikada maceralara, eğitimde gericiliğe, toplumda hukuksuzluğa karşı direniyordu. Şimdi ulusal duyarlığı terketmiş, temel konularda AKP’den farklı görüşü olmayan hatta ona benzemeye çalışan bir CHP var sahnede.
Fark büyük...

Davutoğlu “HDP terörle arasına mesafe koyamadı” diyor.
Malum kendileri terörle aralarına “görüşme masası” koydu…
Akif Kökçe

KASDER
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Kas Hastalıkları Derneği KASDER arasında 20 yıldır süren mücadeleyi yazmıştık. Belediye her yıl çıkın der, Kas hastaları direnir. Bu dram her yıl tekrarlanır. Dün hem Kas Hastalıkları Dernek Başkanı Prof. Coşkun Özmer hem de Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Erman Tuncer’den birer açıklama aldık.. Her iki açıklamada Belediye ile Derneğin görüşmeler yoluyla bir anlaşma ve çözüm yolu bulmaya karar verdikleri belirtiliyor.
Sonunda sağduyu galip geldi demek...Seviniriz...
Bundan sonrası için başarılar dileriz...