Yılın şeyleri...

TRT Şeş: Yılın kanalı.
Kriz teğet geçiyor: Yılın yalanı.
Bilumum kamu ihaleleri: Yılın talanı.
Açılım: Yılın sanalı.
Türkan Saylan: Yılın kaybı.
Bilge köyünde çoluk - çocuk 44 kişinin katledilmesi: Yılın ayıbı.
Nefes: Yılın filmi.
TÜBİTAK’ın “Darwin sansürü”: Yılın ilmi.
Domuz gribi: Yılın illeti.
Habur’daki görüntüler: Yılın zilleti.
60 yıldır hırsızlarına aşık millet: Yılın milleti.
Kurban Bayramı’ndaki kanlı manzaralar: Yılın yüz karası.
Taş atan çocuklar: Yılın yürek yarası.
Dumansız hava sahası: Yılın umut vereni.
Emine Ayna: Yılın sinir gereni.
Tekel işçileri: Yılın eylemcisi.
Cüppeli Ahmet Hoca: Yılın eğlencesi.
AKP’nin “Genç Siğilleri”, pardon “Genç Sivilleri”: Yılın demokratı.
Pisuvarcı Ordu Valisi: Yılın bürokratı.
RTE: Yılın otokratı.
Sincan Hâkimi Osman Kaçmaz: Yılın hukukçusu.
“Pasif laiklik” önerisinin sahibi Prof.: Yılın gugukçusu.
Düm tek: Yılın hit’i.
TBMM: (Bu yıl da) Yılın KİT’i.
Bayram Meral’i ısıran köpek: Yılın iti.
Elektriğe, doğalgaza, iğneye, ipliğe yapılan zamlar: Yılın kazığı.
Simit: Yılın azığı.
Hüsamettin Cindoruk: Yılın iyi sağcısı.
Erdoğan için “Civanım delikanlı” diyen Bülent Arınç: Yılın yağcısı.
Şehitlerimiz: Yılın acısı.
Onca iş arasında hacca giden İçişleri Bakanı Beşir Atalay: Yılın hacısı.
Habur’daki malum olay: Yılın karşılaması.
Habur’daki çadır mahkemesi: Yılın yargılaması.
Münevver Karabulut: Yılın maktulü.
Yalaka yazarlar: Yılın makbulü.
Suçlarını bilmeden Silivri’de yatanlar: Yılın mağduru.
Hak, hukuk, demokrasi, insan hakları, işçi, köylü, memur, emekli, esnaf: Yılın mağlubu.
Yılmaz Özdil: Yılın yazarı.
RTE’nin Meclis Başkanı M.A.Ş’ye ikide bir attığı fırçalar: Yılın azarı.
Doğan Yayın Holding’e kesilen: Yılın cezası.
TRT’nin programları: Yılın ezası.
“Van minuts! Daha da gelmem Davos’a”: Yılın sözü.
Faşizme biraz daha yaklaştık: Yılın özü.

Müjdat Gezen
Müjdat Gezen’in hastalık hastası, evhamlı mı evhamlı bir yakını varmış. Devamlı orası burası ağrırmış. Ama aslı çıkmazmış. Sonunda psikoloğa götürmüşler. Adam:
- Bu durum 50 - 60 yaşına kadar devam eder, demiş...
- Peki sonra doktor?
- Sonra zaten gerçek hastalıklar sökün eder...

Son günler...
Bir yıl daha bitiyor
Düşlerim, tasalarım, yarım kalmış onca şey
Her yıl biraz daha kısalıyor bir öncekinden
Bana mı öyle geliyor
Yoksa daha mı hızlı ilerliyor zaman yaşlanırken?

Sabahları açık penceremin soluduğu kent
Nabzında yüzyılın dağınık sancısı
Dumanı üzerinde tüten yıkıntılar
Hangi anlamı kuşanabilir şimdi yeni bir yıl
Umutsuzluk sözlüğünden karşılıklar aranırken hayata
Hangi söküğünü dikebilir bu yaralı kuşak
Hangi yüreğe öğretilebilir unutmak!

Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde
taşıyan insanlar
Hala bir umut var mıdır
bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
Murathan Mungan

Özkök
Ertuğrul Özkök Hürriyet Yayın Yönetmenliği’nden ayrıldı.
Ertuğrul her dönemde çok eleştirilmiş... İktidarlara yakın durmakla, ilkesiz davranmakla suçlanmıştır... Hataları elbet olmuştur.
Ancak Ertuğrul Özkök’ün görevi bırakmasında rol oynadığını sandığımız dış baskıların nedeni onun hataları değildir.
Ertuğrul’un döneminde Hürriyet en iyi haber gazetesi olma niteliğini korudu. Kendini yenilemeyi, çağa ayak uydurmayı başardı.
Özkök’ün iktidar çevreleri tarafından hedefe oturtulması Hürriyet’in güçlü gazete olmasından, yalanları bozmasından kaynaklanıyordu. Hürriyet ve Özkök, habercilikte belli bir namus düzeyinin altına inmediği, iktidara biat etmediği için topa tutuluyordu.
Görevi devralan Enis Berberoğlu’nun işi bu yüzden hayli zor. Özkök’e ve Berberoğlu’na bundan sonrası için başarılar.

* Genelkurmay karargâhında ne aranıyor?
Sabih Kanadoğlu’nun evinde,
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde,
Ankara Ticaret Odası’nda, üniversitelerde,
gazetelerde, televizyonlarda,
Türkan Saylan’ın evinde, sendikalarda,
subayların evlerinde, Yalçın Küçük’ün evinde,
Yargıtay ’da, Genelkurmay’da filan aranıp da bulunamayan şey ne acaba?
Gülhan Elmas

Başbakan Erdoğan, Dubai Şeyhi El Maktum’a “Yanındayız” diye mektup göndermiş.
Tekel işçilerine ise tazyikli su eşliğinde “Karşınızdayız” mesajı gönderilmişti.


Asgari ücrete 41 simitlik zam gelmiş.
Ee, her şeyi devletten beklememek lazım. Peynirin parasını da asgari ücretliler kendi ceplerinden ödesin!
* * *
Deniz Baykal, Erdoğan’a, “Yetimin hakkını önce sana karşı korumak lazım” diye seslenmiş.
Sadece hakkını mı? Bizatihi yetimi de!
Fahrettin Fidan