Cimbom'un borsa yolculuğu...

Cimbom'un borsa yolculuğu...


Meliha OKUR

       Günlerdir yazılıp çiziliyor.
       Galatasaray Kulübü'nün şirketlerinden "Sportif AŞ"nin yüzde 15 hissesi halka arz edilirken doğru mu yapılıyor, yanlış mı? Sadece bildiğimiz şu:
       Hepsi "cimbom"u bekliyor. Spekülatörlerden bahsediyoruz. Çünkü çoğu hasta Galatasaraylı. Elbette destek verecekler. Ancak kazın ayağı hiç de göründüğü gibi değil. Bugün yasal açıdan kulüplerin halka açılmasını engelleyen ne var? diye sorarsanız, belirtelim. Hiçbir şey yok. Kulüplerin kurduğu şirketler de herhangi bir şirket gibi halka açılabilir. GS düğmeye bastı. Beşiktaş çalışmasını sürdürüyor. Fenerbahçe'de ise ses seda yok. Gelin görün ki Sermaye Piyasası Kurulu cephesinden durum farklı bir görünüm arz ediyor. SPK içinden yükselen seslere kulak verirseniz;
       "Kulüp şirketleri bugünkü statüleriyle ister istemez ciddi mali ve hukuki problemleri de beraberinde gekiriyor" diyorlar. Şimdi, bu da nereden çıktı diyebilirsiniz.
       Amma velakin işin ucunda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) var. Ve halka açılma izni de oradan gelecek. Bizim görüşümüz, bu iznin çıkma aşamasında sıkıntılar yaşanacağı. Çünkü kuruldan yansıyan havaya bakılırsa henüz bu halka açılma için kurul içinde de farklı farklı görüşler yansıyor. Peki neler oluyor? Bir tarafta GS Kulübü Başkanı Faruk Süren ve ekibi. Diğer tarafta Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı ve üyeleri var.
       Karşı çıkan kurul üyeleri diyor ki:
       Kararların çoğunlukla alınması önemli. Bonservis meselesi önemli. O nedenle;
       - İşin başında mali ve hukuki sorunla karşılaşılacak. Madem öyle Maliye ve Spor Bakanlığı ile SPK bir araya gelsin. Uygun bir hukuki ve mali altyapı oluşturulsun.
       - Sponsorluk yasası Meclis'ten çıksın. Kulüp üyeliği bedeli, komik rakamlardan gerçekçi rakamlara çekilsin. Taraftarla övünmek yerine asgari kombine bilet alan taraftar yapısı kurulsun.
       - Halka açılmada kulüplerin gayrimenkul ve stat benzeri projeleri öne alınsın. Gayrimenkul yatırım ortaklığı gibi uygulamalar ile hayata geçsin. Sportif başarılar ve bonservis değerleri "risk sermayesi yatırım ortaklığı" çatısı altında olsun.
       Ayrıca SPK içinden farklı bir öneri de geliyor. "Kulüpler, şirketleşip halka açılmak yerine 1. Futbol Ligi'ndeki tüm kulüpleri ortak bir şirket çatısı altında birleştirsin. Böylece tüm hak ve gelirler bir çatı altında olacak. Risk geniş tabana yayılacak. Gelir dağılımı başarıya göre endekslenecek." Bu bir görüş. Tartışılabilir.
       Ancak biz Galatasaray cephesine bakıyoruz.
       Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ ile Galatasaray Spor ve Stat İşletmeleri AŞ altında iki şirket var. Sportif AŞ, yüzde 15 hissesini halka açacak. Yüzde 21.05 oranındaki hissesini ABD'li AIG isimli şirkete sattı. Buradan alınan para 20 milyon dolar. Ve şirketin biri yüzde 80, diğeri yüzde 20 hisseye sahip iki ortağı var. GS Kulübü, GS markası, yayın hakları, internet hakları, reklam ve isim haklarını bu şirkete devretti. Bugün yaklaşık 30 milyon dolarlık bir geliri var.

Aktiflerinde ne var?

       Şimdi akla "halka açılması düşünülen şirketlerin aktif varlığında ne var?" sorusu gelebilir. Tabii ki aklımıza bonservis bedelleri geliyor. GS Kulübü, Sportif AŞ'yi halka açarken bonservis bedellerini bilanço dışına çıkarmış. Mevzuat gereği tabii...
       Tabii bir kulübün borsada işlem görürken prim yapmasını sağlayacak en önemli gösterge şampiyonluk. Bu durumda ne olur, bilemiyoruz. Bildiğimiz Galatasaray yönetimi halka açılma hazırlıklarını sürdürürken Stat AŞ için yurtdışında bankaların oluşturduğu bir korsorsiyumdan krediyi almak için haber bekliyor.