Erken seçime oynamak ne kadar akıllıca

Erken seçime oynamak ne kadar akıllıca


Meliha OKUR

       Bankacı ve borsacılara soruyoruz;
       "Siz ufukta bir erken seçim olasılığı görüyor musunuz?"
       Yanıtlar, "Program bizim son şansımız. Aksini düşünmek bile istemiyoruz" biçiminde.
       Ankara'ya dönüyoruz. Havaya bakarsanız ortalık toz duman.
       Öyle ya, siyaset ince iş. Kim kime karşı baskın çıkacak. Hesaplar yapılıyor. Ama biz hesap yapan siyasilere de soruyoruz. Şimdi durduk yerde para piyasalarını böylesine tedirginliğe iterseniz, bedel ağır olur.
       Biz gözümüzü sokağa çevirdik. Herkes "Enflasyon yeter ki düşsün her türlü fedakarlık için elimizden geleni yaparız" diyor.
       Ama ya siyasiler?
       Onların ortalığı karıştırmasını hangi sorumluluk duygusuyla bağdaştırabiliyorsunuz...
       Hepimiz sorumluluğumuzu bilmeliyiz.
       Piyasalar, bir yığın farklı görüşün bir potada eritildiği arenadır. Gerçekler ortada, hepimiz görüyoruz. Ancak parası ve gücü fazla olanların baskınlığı karşısında da olması mümkün görünmeyen her dedikoduya da inanmaya başlıyoruz..
       İşte böyle bir hafta yaşadık. Bu haftada ortalık karışmaya devam edecek, kesin...
       Oynuyorlar, hem de öylesine acımasız oynuyorlar ki, sizler para kaybediyorsunuz...
       Biz neden "kurumsal yatırımcı" diye tutturduk sanıyorsunuz. Böyle bir dönemde sizi zarara sokacak bir hareketin bu şekilde olmayacağını bildiğimiz için...
       Yaklaşık üç aydır hesap yapıyorlar; İMKB 100 Endeksi 13.500 noktasını kıracak diye. Ama biz reel ekonomiye ve verilere bakmayı tercih ettik. Onlara bu verilere bakmak yetmiyor. Biliyorsunuz endeks 23 Şubat'ta 13.447'ye inmişti. Ve para girişinin hiçte kolay olmayacağı belliydi. Çünkü 1999 Ekim - 18 Ocak arasında geçen sürede beklentiler öylesine hızlı satın alındı ki... Halka arzlar geldi, geldi... Yabancılar sattı gitti. Ve elinde parası olanlar pozisyonlarını ayarladı. Çünkü onlar düşüş dönemlerinde çok para kazanırlar. Yine her zamanki bu kazançta, siyasiler sağolsun çok katkıda bulundular. Çoğunun oyuncu olduğunu biliyoruz...
       Ama şimdi asıl sorun yatırım fonlarında. Özellikle hisse senedi ağırlıklı fonlar reel olarak zarar etmeye basladı. Eğer orada satış başlarsa "endeks ne olur" diye sakın bize sormayın olur mu? İş, fon yöneticilerinin maharetinde.. 4 milyar dolarlık bir portföy büyüklüğüne sahip yatırım fonlarının içinde hisse senedinin payı 300 milyon dolar civarında. Ağırlık bono ve tahvilde.
       Böyle bir dönemde bono piyasasına bakın.
       Orada bankalar, yani kurumlar var. Son derece soğukkanlılılar. Bilgiye bakıyorlar. Gelişmeleri izliyorlar. Ayakları yere basıyor.
       Biliyorsunuz size Kurumsal Yatırımcılar Derneği'nin SPK ile yaptığı toplantıyı anlatmıştım. Kurumsal Yatırımcılar Derneği, yatırım fonlarının fiyatlanmasında bir farklılık istemişti. A tipi fonların alımında o günün akşamında oluşacak fiyatın ertesi gün değerlendirilerek fonun birim fiyatının bu şekilde belirlenmesini önerdi. Fonlarin satışında ise o günün akşamındaki satıştan iki sonra paranın yatırımcıya ödenmesi istendi. B tipi fonlar için de aynı uygulama geçerli olsun denildi. Şimdi SPK bu öneriyi değerlendiriyor. Ancak eğer bu öneri kabul görürse uygulama hemen başlamayacak. Yatırımcıya bilgi verilecek, yatırım fonu daha detaylı biçimde anlatılacak. Dolayısıyla da alımda ve satımda karşılaşılan sorunlar bir daha yaşanmayacak.

Günün yorumu

     Ayıların gücü
       Piyasanın yönü belli. Ayılar galip geldi. Boğalar bakıyor. Ayıları temsil eden ve düşüşe oynayan büyük oyuncular 13.500 seviyesini görmek istiyorlar. Size yatay ve dalgalı dediğimiz günlerde onlar üst üste satış yaptılar, yani mal gömdüler. Sonra alıma geçtiler. Bir süre sonra satış yaparlar. Ama bunu yaparken piyasayı da 15.000 - 16.000 bandına çekerler. Yanılmayın, eğer elinizde doğru fiyatla aldığınıza inandığınız hisse varsa hiç sorun yok, fiyat düşebilir ama siz şirketi, yönetimi, en az üç yıllık performansı biliyorsanız ne olacak ki?
       Dün kapanışa yakın sert bir satış dalgası geldi ve piyasa haftayı peşpeşe düşüşle kapattı. Yeni haftada da bir miktar alım gelecek ama yine düşüşe oyananacak. Çünkü Ankara'dan gelecek haberler biraz da abartılacak. Siz de sanki kriz dönemindeymiş gibi paniğe kapılacaksınız. Biz diyoruz ki;
       "Bu programın alternatifi var mı? Bunu göze alabilecek koalisyon ortağı var mı?" Eğer Ankara'dan gelen haberler temiz toplum yaratmak için bir adımsa neden ürküyorsunuz ki?" Ancak tek çözüm var, kurumsal yatırımcı. O gelmeden bu piyasa iflah olmaz, bilesiniz... Türk Borsası reel ekonomiyi yansıtmıyor diyenler haksız mı? Ne dersiniz...