Hem factoring şirketi kuruyor hem aracı kurum...

Hem factoring şirketi kuruyor hem aracı kurum...


Meliha OKUR

       Sözümüz 1 Eylül'de işbaşı yapacak olan Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Üst Kurulu'na...
       Nedeni mi? Çok açık.
       Biz, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'na devredilen 8 bankayı izliyoruz ya...
       Eski patronları ne yapıyor diye etrafa bakıyoruz ya, onun için.
       Zararlarının 6 milyar doları aştığı gün gibi aşikar... Her geçen gün zarar büyüyor.
       O yüzden çözüm üzerine çözüm aranıyor. Üstelik bankaların yeni yönetimleri basında çıkan küçük bir haberin bile peşine takılıp sonuç almaya çalışıyorlar.
       Zaten McKinsey'in hazırladığı rapor da ortada. Bu bankalar yıl sonuna kadar belirlenen yöntemle satılacak. Sizin anlayacağınız Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu'na ateşten bir kocaman top bırakılacak.
       Biz, ortaya konan raporun da, bugünkü tablonun da gerisinde neler olup bitiyor, bilmiyoruz ama bildiklerimiz başka...
       Geçen akşam Sümerbank'ın yönetim kurulu üyelerinden birisi ile konuşuyorduk.
       "İşimiz zor" dedi. Gerçekten işleri zor.
       Ancak işleri zor olmayanlar başka. Banka batırıp sonra da hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam eden bazı işadamlarından söz etmek istiyoruz.
       Kim diye sormayın, cümle alem biliyor.
       "Yeni kurulan bir factoring şirketi, satın alınacak bir aracı kurum için görüşmeler."
       Bunun için eski bir banka patronunun ortak olarak kendisinin kağıt üstünde hissesinin görünmesine gerek var mı?
       Tabii ki yok.
       Onlar korkusuz. Yollarına devam ediyorlar. Factoring şirketini kurup genel müdürünü bedelli askere yollamak işi kurtarıyor mu? Bilmiyorum. Şirket kuruldu, bilesiniz, ismi belli, cismi belli. Alın factoring şirketleriyle konuşun. Herkes biliyor.
       Ancak bunları öğrenince biz diyoruz ki:
       "Bu insanları bu kadar cesur olmaya iten gücün altında ne yatıyor?"
       Gerçekten çözemedik. Ama Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu'nun bu işi çözeceğinden eminiz...
       Tabii Sermaye Piyasası Kurulu'nun da bu işi sıkı tutacağından eminiz. Dedik ya sorun kağıt üstünde inceleme yapmaktan geçmiyor.
       Ancak eski banka patronlarının finans sevdası böyle giderse biteceğe de benzemiyor.
       Fakat 8 bankanın yönetimine atananlar mutlu mu diye sormak gerekiyor.
       İşte Esbank'ın yönetimine atanan Dr. Mustafa Akan. Sessiz sedasız istifa edip gitti. Birçok yönetim kurulu üyesinin de mutsuz olduğu biliniyor. Sorun ne?
       Galiba belirsizlik, bankaların içinde bulunduğu durum. Çünkü bankaların içeriden fotoğrafını çektiğinizde de tablo daha farklı.
       Sürekli etik etik diye yazıp duruyoruz. Güvene dayalı bu sektörde etik kuralları hiçe sayanlar "ne olacak ki" anlayışını bir gün bırakmak zorunda kalacaklar. Ondan eminiz...

Günün yorumu

     Piyasa beklentisiz kaldı
       Piyasa haftanın ilk seansına moralsiz başladı. Geçen hafta açıklanan temmuz ayı enflasyon verileriyle ilgili olarak yapılan tartışmalar güven konusunda kafalarda soru işareti bıraktı. Bu moralsizlikle başlayan haftada ilk gün İMKB 100 Endeksi'nin değer kaybı yüzde 2.35 oldu. İşlem hacmi ise iyice geriledi. Toplam işlem hacmi 204 trilyon liraydı. Özellikle ikinci seansta mali sektör hisselerine gelen satışlar dikkat çekiciydi. Haftaya beklentisiz başlayan borsa kendi iç dinamikleriyle hareket etmeye devam ediyor. Bu hafta boyunca da 6 aylık bilanço beklentileriyle hisse bazında hareket görmeye devam edeceğiz. Nitekim dün her iki seansta işlem derinliği olmayan İMKB 100 dışındaki hisselerde hareket vardı. Bu trend hafta boyunca da etkisini sürdürecek. Yatay ve sıkışık piyasa görmeye devam edeceğiz. Bugün 13.400 desteğinde tutunmaya çalışacak olan piyasada ağırlıklı olarak 2 cent seviyesi olan 12.500 desteği yeniden konuşulmaya başlandı.