Her yolun başı güven

Her yolun başı güven


Fenerbahçeli Fatih Akyel, forma giyeceği için çok sevinçliymiş. Ama Fenerbahçe Kulübü sevinçli değil. Çünkü Akyel’in İspanyol takımı Real Mallorca’dan Fenerbahçe’ye transferinde yaşanan para trafiği öyle kolay çözülecek cinsten değil.
Biz spor yazıları yazmıyoruz. Ama bir spor kulübü ile bir banka arasında yaşanan sorunun özünü anlatmak görevimiz. Çünkü Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birisi olan Fenerbahçe; Real Mallorca’ya Fatih Akyel için 500 bin dolar ödeyecek. Fenerbahçe yönetimi; "biz bu ödemeyi nakit değil, teminatla çözelim" demiş. Ve Türkiye’nin en önemli bankalarından birisi olan Vakıflar Bankası’nın teminatını Real Mallorca’ya vermek isteyince olan olmuş. Real Mallorca yönetimi, Vakıflar Bankası’nın teminatını kabul etmemiş. Sadece "üç özel banka olursa bu iş tamam olur" demiş!
Dikkat buyurun; bir yanda Fenerbahçe Kulübü diğer yanda Vakıflar Bankası...
Teminat mektubunu kabul etmeyen ülke İspanya, miktar 500 bin dolar. Hoppala!
Olacak iş mi?
Oluyor efendim oluyor.
Türk bankalarının teminatlarını ne Pakistan, ne Fas, ne İrlanda, ne İspanya, ne de Rusya kabul ediyor. Rusya işin kolayını bulmuş. Diyor ki: "Sadece Rusya’da kurulu Türk bankalarının teminatını kabul ederim." Nedeni çok basit: Çünkü orada kurulu bankalar, "Rus bankacılık sistemine" tabi...
Mal ve hizmet sektörünün bugünlerde yaşadığı en büyük krizin adı bu...
Müteahhitler, hastane hizmeti talebinde bulunanların yaşadığı "teminat mektubu" sorunu çözülmezse; inanın "unu eleyip eleği duvara asacağız".
Bunca yazıyı yazmamızın nedeni bankacılık sisteminin içinde bulunduğu durum. Bankaların özkaynakları 4.5 milyar dolara kadar indi. Kan kaybettiler. Eğer bir an önce toparlanma olmazsa, korkarız ki, kapalı duvarlar örülü günlere geri döneceğiz. Afganistan’da "müteahhitlik pazarı biz çok şey kazandıracak" diye caka satmaktan öte gidemeyeceğiz.
Örneğin, uluslararası müteahhitlik hizmeti verenlerin iş potansiyellerine bir bakalım; Rusya’da 300 milyon dolar, Pakistan’da 50 milyon dolar. Fas’ta 80 milyon dolar, İrlanda’da 150 milyon dolar. Orta Asya’da 100 milyon dolar. Topu topuna 680 milyon dolarlık iş. 1 milyar dolar bile değil. Hani nerede 22 milyar dolarlık pazar? Hani bizim gücümüz?
Bitmişiz de haberimiz yokmuş! Yazık...
Kendimizi başka aynada görmeye gerek yok... Bu tablo, "ticari iş ilişkileri içinde olan kurumların yaşadığı durum".

Ya bireysel bankacılık? İşte orada da sorun ortada. Binlerce tüketici perişan. Gecikme faizi dediğimiz "temerrüt" başlı başına korku filmi gibi herkesin tepesinde sallanıp duruyor.
Sanayi Bakanlığı’nın "Tüketici Yasası’nda değişiklik öngören yasa taslağı" Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılacak. Taslağa göre, temerrüt faizine sınırlama geliyor. Ama gelin görün ki, dün Bankalar Birliği bir önerge hazırladığını açıkladı. Onlar da, geçmişte alınan temerrüde yüzde 20 sınırlama istiyor.
Bunun tüketici cephesindeki açılımı, geçmişe dönük gecikme faizlerinden vazgeçilsin! Bankalar cephesinde ise yüzde 20 uygulansın biçiminde geliyor. Üstelik Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, bankalar ile tüketiciler arasında yaşanan sorunların ticaret mahkemelerinde çözülmesini istiyor. İstanbul İl Sanayi Müdürlüğü’ne gelen yazının özeti bu...
Bankacılık sistemini daha anlatalım mı?