Karabüke hemşeri desteği

Yanlış anlaşılmasın. Karabük Demir Çelik Fabrikalarının Ereğli Demir Çelik Fabrikasına bağlanmasına karşı değiliz. Yaptığı yatırımlar nedeniyle 350 milyon dolar borcu olan, İsdemire 650 milyon dolarlık yatırım yapmaya hazırlanan Ereğlinin bu işi taşıyıp taşıyamayacağını öğrenmek istiyoruz.Kardemirde toplam borç 200 milyon dolar. 48 milyon doları dış borç. Bunun 12 milyon dolara yakın kısmı yeniden yapılandırıldı. 4 milyon doları uzun vadeye yayıldı. İç borçlara gelince; Divhan, TEDAŞ, TTK ve TCDDye olan borçların tutarı 80 - 90 milyon dolar. Halkbank, İş Bankası ve Vakıflar Bankası ile SSK ve vergi borçları ise 60 - 70 milyon doları buluyor.Hal böyle olunca 57nci hükümet döneminde çıkan kararname Kardemir için bir umut olmuştu. Kararname; 200 milyon dolarlık borcu 10 yıla yayıyor, 20 milyon dolarlık Hazine kaynaklı kredi verilmesini öngörüyordu. Tabii önemli bir şartla: TKB fizibilite yapacak, fizibilite raporları olumlu olacak, o zaman herkes kararnameye imzayı basacak ve para da Kardemire akacaktı. Olmadı. AKP Kardemir için harekete geçti. Ereğliye bağlama kararı aldı.Kardemirin bir patrona ihtiyacı olduğu açık. Öncelikle Kardemir yönetim kurulu üyelerinin demir - sac ticareti yapmaması gerekiyor. Yani; Kardemir bugünkü şartlar altında aynen 1995te olduğu gibi yeniden yapılandırmak zorunda. Borçları sıfırlanacak, yönetim ataması ile ilgili tüzük değişikliği yapılacak. Sonra yüzde 50si Ereğliye verilecek. Karabüklüler, bu kez şanslılar. Kolay mı? Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin Karabüklü. Sözü var. 3 Kasım seçimlerinde tulum çıkaran ve Ankaraya üç vekil gönderen hemşerilerine karşı sorumluluklarını yerine getiriyor. Üstelik AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da gereken desteği veriyor. Erdoğanın kadim dostu Ramseyin sahibi Remzi Gürün bölgede iki fabrikası var. Hal böyle olunca akan sular duruyor. Irakta savaşın turizme etkisi: 12 milyar dolar Ekzen, Irakta olası bir savaşın turizm sektörüne etkisini incelemiş. Çalışmayı yaparken de 1990 - 1991 Körfez Savaşının etkileri üzerinde durmuş.Ekzen diyor ki:"Eğer Irakta bir operasyon olursa bu kez gerçekten çok etkileneceğiz. 2003 ile 2006 yılları arasında kaybımız 9 ile 12 milyar dolar arasında olacak. Çünkü; bu gelişmeden özellikle Doğu Akdeniz bölgesi çok etkilenecek. Doğu Akdeniz turizminin en önemli ülkesi Türkiye ise havalimanlarını, limanlarını askeri amaçlı kullanan bir ülke olarak ortaya çıkacak."Fazla söze gerek var mı?Biliyoruz ki; turizm 38 alt sektörü barındırıyor. Savaş durumunun etkisi direkt ve dolaylı çok fazla olurken konjonktürel olarak krizi besleyen yan faktörler de gelir kaybının devamına neden oluyor.İşte 1990 ile 1991 Körfez Savaşının etkileri: Türkiyeye ağırlıklı olarak turist OECD ülkelerinden geliyor. 1991de Doğu Avrupadaki rejim değişikliği pazarda yüzde 63.6 oranında net gerilemeye neden oldu.Irak savaşı şubat ayında bitmiş olmasına rağmen OECD pazarındaki kayıp öylesine büyük boyutlara ulaştı ki; Türkiye, 1991 ile 1994 yılları arasında 3.2 milyar dolarlık reel bir kayba uğradı. Üstüne üstlük 1993 - 1994 yılları arasında terörün doğrudan turizm yörelerini hedef alması ile 1999 yılında Öcalanın yakalanmasını da göz önünde bulundurursak krizin etkileri ortada. Bürokrasi onu iyi tanır. Nazım Ekzen. 1990lı yıllarda Turizm Bakanlığı Müsteşarıydı. Unakıtan ve Erdoğan 25 yıllık arkadaş Nedeni belli, "Vergi barışı, vergi yarışı. Olmadı. Mali milat, hani vergiyle ilgili hazırlanan her yasa, Cumhurbaşkanı Sezere takılıyor ya; işte ondan söz ediyor.Biz, bunları değil, şubatın bitimine az bir süre kala hala bütçesiz olan Türkiyeyi düşünüyoruz. Ve, kendine has jargonuyla her yerde "çalışıyoruz" diyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtanın bu yıl içinde kesinlikle yapacağına söz verdiği üç konuyu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. "Vergi indirimi, enflasyon muhasebesi ve arz yönlü vergi düzenlemeleri..." Unakıtan, cam, enerji, demir çelik, kimyasallar, optik, petrol dışı minerallerle ilgili Türk özel sektörünün arzuladığı değişim için söz veriyor. melihao@cnnturk.com.tr Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, AKP lideri Recep Tayyip Erdoğanın 25 yıllık arkadaşı. Bir dönem Erdoğanın kardeşlerinin iş ortağı da olan Unakıtan, bürokrasinin alışkın olmadığı bir konuşma üslubuna sahip. Her yerde "biz çift dikiş gidiyoruz" diyor. Espri yapıyor.