Kardemir’in ‘ray’ aşkı!

Kardemir’in ‘ray’ aşkı!



"Özelleştirme yasa tasarısı" üzerinde çalışılıyor. Ama üç bakan Hasan Gemici, Yılmaz Karakoyunlu ve Yusuf Hüsnü Gökalp de demir çelik sektörü üzerinde kafa yoruyor. Hasan Gemici Karabük Demir Çelik Fabrikası’na, Yılmaz Karakoyunlu İskenderun Demir Çelik Fabrikası’na, Yusuf Hüsnü Gökalp de Sivas ve Divriği madenlerine bakıyor.
Demir çelik üreten fabrikaların en temel sorunu kurun getirdiği ağır baskı, dünya demir çelik fiyatlarındaki aşırı düşüş. O yüzden Ereğli ve Karabük (Kardemir) dokuz aylık dönemde zarar yazdılar. Bu şirketlere yatırım yapanlar için yapılan her açıklama hayati önem taşıyor.

Ancak biz gündemimize Kardemir’i aldık. Kardemir yönetimi, iki hafta önce devlete "60 milyon dolarlık borcumuzu erteleyin" önerisiyle gidince herkesin tüyleri diken diken oldu. Ne oluyor sorusu da yine gündemde önemli bir yere oturdu. Çünkü Kardemir’in toplam 110 milyon dolarlık bir borcu var.
Kardemir, 1995 yılında yüzde 100’ü halka açık bir şirket statüsüne dönüşerek özelleştirildi. 60 bin ortaklı şirket uygulanan rehabilitasyon programı çerçevesinde personel sayısını 7 binden 4 bin 200’e çekti. İşletme maliyetlerini düşürtücü önlemler aldı... Ve yeniden yapılanma programı çerçevesinde öz kaynakla 200 milyon dolarlık yeni yatırım yapıldı. Hal böyle iken Karabük’ün bugünlerde Ereğli ile birleşmesi projesi yine gündeme geldi. Neden?

Bakın, 6 yılda Kardemir neler yaptı?
Kardemir, profil pay, inşaat demiri üretirken yatırım malları üretimini devreye soktu. Yatırım malı deyince kafanız karışmasın. Kardemir, ray üretmeye başladı. Diyeceksiniz ki, bu ülkede raya ihtiyaç mı var? Herkes araba kullanıyor, otobanda geziniyor.
Kazın ayağı göründüğü gibi değil. Devlet Demiryolları, tren raylarını yenilerken ve yeni hat açarken döşediği rayları ithal ediyor. Güney Afrika, Çek Cumhuriyeti, Avusturya dahil ray nerede uygun ise gidip onu alıyor. Bugün Devlet Demiryolları’nın toplam birikmiş 200 bin ton ray ihtiyacı var. Yılda 50 ile 60 bin ton arasında değişen miktarlarda ray ithal ediyor. İşte bu noktada Kardemir yönetimi diyor ki:
"Ey ilgiler, biz artık ray yapıyoruz. Gelin rayları bizden alın. Böylece bu alım karşılığı devlete olan 60 milyon dolarlık borcu kapatma olanağımız var."
Üstelik Kardemir, bir buçuk yılda devreye sokacağı 50 milyon dolarlık hızlı ray yatırımı için de harekete geçmiş. İstanbul - Ankara hızlı ray projesi için devreye girmek istiyor. Ancak burada duralım: Çünkü serbest piyasa ekonomisinde kim iyi fiyat verirse ve kim daha iyi şartlar sunarsa elbette girilecek ihalelerde işi o alır değil mi? Kardemir’in Devlet Demiryollar’nın ihalesine girip ray işlerini almasının tek yolu da bu... Rekabette öncelik üretimde kaliteyi de belirlemiyor mu?

Kardemir yöneticileri, böyle bir noktada yabancı ortak bulmak için de kolları sıvamış. ABD ve Avusturya kökenli bazı firmalarla görüşmeler sürerken aynı zamanda Türkiye Kalkınma Bankası ile yapılacak bir protokol çerçevesinde yabancı ortak arayışına devam edilecek. Ancak, devlet büyüklerimiz İskenderun Demir Çelik’i Ereğli’ye bağlama çabasını sürdürürken, şimdi de Karabük’ü Ereğli’ye bağlamaya çalışıyorlar. Anlamak mümkün mü?