Konuşmak ve konuşmak...

Konuşmak ve konuşmak...


Türkiye'yi seviyoruz.
Çünkü başka Türkiye yok!
Biliyoruz...
Bakmayın siz, "Öteki Türkiye" diye efelenip, "teknokrat hükümeti" diye yollara dökülenlere, dönem "şov" dönemi değil, birlikte çözüm üretme dönemi...
Siyasetçi kilitlemiş, üç maymunu oynuyor, "Görmedim, duymadım, bilmiyorum" deyip 1980 yılı öncesi hamasi nutukları atıyor. "Düzeni bozulan çıkar çevrelerinin oyunu" diye tutturmuş gidiyor. Eskimiş, çöpe atılmış bu yaklaşımlarla bir yere ulaşamayacağımız ortada.
Gerçeklere dönelim.
Yaşadığımız, küreselleşme gerçeğinin ta kendisi...
Döviz, faiz, borsa üçgeninde hareket eden para, oyunun kuralını çözmeye görsün, ne ülke, ne sınır, ne siyasetçi tanıyor. Merkez Bankası şeffaflık adına çaresiz kalıyor. Hazine, bir başka tarafta, piyasa iki kuruma inanmıyor. Dolar, Başbakan Ecevit konuşurken 10 bin lira birden yazıyor. Mübarek, taksimetre gibi durmadan atıyor. Dolar, 1 milyon 400 bin liradan 1 milyon 600 bin liraya fırlıyor. Hazine ihalesinde çıkan yüzde 104'lük faiz ve 42.5 trilyonluk net satış soru işaretlerini artırıyor.
Türkiye'de 3 milyar dolar sıcak paradan söz ediliyor... Kıyamet bunun için mi kopuyor?
Elbette hayır. İç borcun roll edilmesi ve yükselen faiz silahı sorusu yetiyor.
19 Şubat kriziyle birlikte mekan değiştiren sıcak para, fırsatını buldu mu herkesin bildiği üzere gelip kar etme yolunu arıyor. Ve aramaya devam edecek. Ama kaygının nedeni belli: Siyasetçinin oyun planını kimse beğenmiyor.
Kredibilite kaybı döviz piyasasında 30 milyon dolarla, bonoda 40 - 50 trilyonla, borsada 250 trilyonluk bir işlem hacmiyle sığ piyasalarda 3 - 5 tane açıkgözün iş yapmasına neden oluyor. Zarar ise, 63 milyon vatandaşa yazıyor.
Sorun, koalisyona güvensizlik, bu kesin...
Eğer açık açık hatalarınızı anlatsanız daha çok prestij kazanacak, programda ve siyasette revziyon için adım atsanız daha inandırıcı olacaksınız. Fakat siz direniyorsunuz, siz direndikçe piyasalar olumsuzluğa göre pozisyon alıyor.
Hepsi bu...
İnanın piyasa dediğimiz yerde çoğu kez analitik düşünce işe yaramıyor. Bir kez inandırıcılık gitti mi, mantıksız bulduğunuz bir söz, tetiği ateşleyiveriyor... Çünkü para, parayı çekeceği için herkes birbirini kolluyor. Önemli olan siyasetçinin, bürokratın kararlı tutumu ve taviz vermeyecek yaklaşımı.
Oysa siz sürekli vatan hainlerinden söz ediyorsunuz, yanlış pencereden memlekete bakıyorsunuz. Yerlisi, yabancısı fark etmez, ülkenin geleceğini satın alır. Kimse bugün bu geleceği almak istemiyor, neden anlamıyorsunuz...
İşte döviz piyasası, adı yabancı çalışanı yerli bankalar bir aydır sürekli düşük fiyattan alıp yüksekten satıcı oluyorlar. Galiba çoğu traderin tatile çıkması gerekiyor, sinirleri kesin bozuk... Akşama kadar ekran başında çıldırıp, akşamları Sunset'te ekonomi ve program nutukları atıyorlar.
Öğrenemeyecek ne var?
Spekülasyon mu yapıyorlar dersiniz, iş yine size düşüyor. Görüşümüz, siyasetçi kredibilitesini bitirdi. Artık susun ve vakit kaybetmeden yola koyulun olur mu?
Sessizlik belki de en iyi çözüm...