Öyle bir şato ki sormayın...

Öyle bir şato ki sormayın...


Meliha OKUR

       Yurtbank'ın eski sahibi Ali Balkaner'de huzur kalmamış. Çünkü bir yandan elden giden bankasına mı yansın? Veya Yurtbank'ın önüne gelip "paramızı isteriz" diye yığılan onca insanın "Balkaner neredesin" diye bağırmasına mı?
       Bilmiyoruz.
       Ancak iki gün önce akşam saatlerinde Yeniköy'deki Şamsa'nın yanında bulunan Hattat Sitesi sakinleri hiç de alışkın olmadıkları bir görüntüyle karşılaştılar.
       Sakın ha, Hattat Sitesi deyip geçmeyin. Kimler otur muyor ki...
       Ali Balkaner'in bir evi burada. Bir evi de Beylerbeyi'nde. Polis, Balkaner'in Yeniköy'deki evini sarmış. Herkes bekliyor.
       Biz bu konuya girmeyelim.
       Sadece şunu söyleyelim.
       Balkaner, dededen zengin bir işadamı. Çocukluğunda limuzinle okula gittiğini kendisi gazetecilerle yaptığı sohbetlerde sürekli anlatmıştır.
       Biliyorsunuz, Monaco'da bir şatosu var. 240 yıllık bir şato bu. Dile kolay. Söylenenlere bakılırsa antikalarla doluymuş. Ne güzel. Balkaner'in ayrıca iki yatı, iki uçağı kısacası her şeyi var. Sizin anlayacağınız yok yok... Para bu, sahip oldunuz mu her şeyi almaya yetip artıyor bile. O yüzden de Ali Balkaner, "borçlarımı ödeyeceğim" diyor.
       Ancak o vakit banka niye bu hale geldi diye kendi kendimize soru sormaktan da kendimizi alamıyoruz.
       Ancak dün size Yurtbank'ın bulunduğu Balkaner Plaza'dan söz etmiştik. Duyumlarımıza göre Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'nun tayin ettiği yönetim ile plazadaki Ali Balkaner'in hisseleri konusunda bir anlaşma yapıldığını söylemiştik.
       Biz de "ne güzel, sonunda Balkaner, elinden geleni yapıyor" diye düşündük. Ancak kafamız şu Emlakbank meselesine takılıp kaldık.
       İsterseniz biraz geçmişe dönelim. 1997 sonuna doğru gidelim.
       O dönem Emlakbank'ın Genel Müdürü Fatih Eker. Ve görev teslimi bile yapmadan bankadan ayrılıyor. Yerine Erdin Arı atanıyor.
       Fatih Eker'in görev süresi dört aydı, hatırlatalım.
       O yıllarda Emlakbank'la ilgili tartışılan konu şuydu:
       Kalkavan, Demyön, Demtaş, Palmer Karides, Arat Tekstil ve Balkaner'in sahibi olduğu şirketlerle ilgili kredi sorunları vardı. Bu şirketler "kredi" istiyor, Eker "vermiyor" söylentileriyle ortalık çalkalanıyordu. Eker, sonunda gitti. Bu krediler verildi mi?
       Söylentiyi bırakalım ve Emlakbank yönetimi en doğru bilgiyi vereceğine inanarak açıklama bekleyelim.
       Ancak iddia şu: Balkaner'in şirketleri ve diğer şirketler daha sonra bu kredileri aldı. Ve o dönem alınan kredilerin karşılığında teminat olarak 3 M konutları ve Balkaner Plaza'daki hisselerin ipotek edildiği.
       Anlatmak istediğimiz şu:
       Plazadaki Balkaner'in hisseleri Emlakbank'a ipotekli. O halde fon yönetimi nasıl bir anlaşma yaptı acaba?
       Üstelik Balkaner Plaza'nın komşusu olan Emlakbank çalışanları, "Burası bize dar geliyor. Bari plazaya gitsek" diyorlarmış.
       İşte biz, bu yüzden takılıp kalıyoruz.
       Bir türlü içinden çıkamıyoruz. Kim, neyin sahibi? Bilmiyoruz.