Türk-Alman Ekonomi Kongresi

Sadece bakkal emminin karşısına taşra burjuvazisinin yeni temsilcileri olan Anadolulu uyanık işadamları, süpermarket patronu olarak dikilmiş, ortalık birbirine girmişti.Kolay mı? O vakitler rahmetli Turgut Özal, ANAP'ın başındaydı. Değişimin adına piyasacılık diyorlardı.... Heyhat... O günden bu güne çok şey değişti. Çoğu Anadolu aslanı yok olup gitti. Onlar yeni dünya düzenini algılayamamanın faturasını ağır ödediler. Sadece Türkiye'de kalıp, siyasetçiden nemalanmanın cezasını çektiler. Oysa küresel köyün temsilcileri dev cirolu şirketler, çekirge sürüsü gibi dünyaya yayıldılar. Sloganlarını; "Sanayi Doğu'ya, sermaye Batı'ya" diye özetlediler. "Kahraman bakkal süpermarkete karşı..." Tiyatro ustası Ferhan Şensoy, 1980'li yılların ortasında bu oyunu oynarken küreselleşme öyküsü yeni başlamış, canım ülkem Türkiye, organize perakende ile henüz tanışmamıştı. Hal böyle olunca değişimi algılamakta zorluk çekenler geleceklerini başta Almanya olmak üzere yurtdışında kurmak üzere yola düştüler. Çoğu, işçi ailelerinin çocuklarıydı. Ne yaptılar? Gittiler, dönerci çırağı oldular. Ve bugün Berlin'de kıran kırana bir savaşa imza atıyorlar, küresel köyün devlerinden Mc Donalds'a kafa tutuyorlar.Berlin; dönerin doğduğu şehir. İrili ufaklı 35 döner imalatçısı bugün Berlin'de faaliyetini sürdürüyor. Çarpıcı olan Mc Donalds'ın Berlin'de kaç mağazası olduğu? Onu bilmiyoruz ama bildiğimiz Mc Donalds Almanya cirosunun 1.2 milyar euro olduğu. Enteresan. AB'de kendini kabul ettiren fast food zinciri döner, 20 bin girişimcisiyle 2.2 milyar euro ciro yaratıyor. Almanya, Fransa, Hollanda bir yana, döner AB'nin yeni üyelerinin ilgi alanına girmiş bulunuyor. Polonya'da 3, İspanya'da 7 mağazası bulunan ve "dönerci kralı" diye kendinden söz ettiren Yozgatlı Remzi Kaplan, "Biz yan gelirleri, paketlemesiyle birlikte 12 milyar euroluk ciro yaratan bir sektör haline geldik" diyor. Ciro, 12 milyar euro Peki, iyi güzel de Türk-Alman Ekonomi Kongresi'ne 600 işadamı geldi, dönerciler niye geldi?Onlar da Türkiye'ye göz dikmiş. Öyle ya herkes marka olmak istiyor, herkes yatırımcı kapmak için savaşıyor. Dönerciler de Türkiye pazarına kendi markalarıyla girmek, pazarı güzelleştirmek istiyorlar. Çünkü rekabet sadece Mc Donalds'la değil, birbirleriyle de sürüyor. Dönerin Almanya'da marka olarak öne çıkması Doğu ile Batı'nın birleşmesiyle başlıyor. 1997'de ise pazar bir anda patlayınca rekabet had safhaya çıkıyor. Ancak AB'li dönerciler akıllı. AB demek, sosyal devlet demek. Dernek kurmadan iş büyümez. Bizim dönercilerde rekabet faydalı ama bir araya gelmek şart diyerek "Avrupa Türk Döner İmalatçıları" birliğini kurmuşlar. Bugün genel kurulları var. Yeni başkan seçecekler.Ve AB'de küresel köyün temsilcisi Mc Donalds'ın karşısına dikilmeye devam edecekler. Biz bu öyküyü önemsiyoruz. Yoksulların ve ulusalcıların başkaldırısı değil mi bu? Hani hafta başında OECD Bakanlar Konseyi toplanmış, ilk kez enerji bakanları da bu toplantıya davet edilmişti. Konu, küreselleşme yolculuğunun sağlıklı yürümesinde yoksullara uzanan elin ne olacağına kilitlenmemiş miydi? Küreselleşmeyi iyi izlemeli ama Türkiye'yi de çok iyi analiz etmeliyiz. Türk-Alman Ekonomi Kongresi'nde bizim üç il Düzce, Trabzon, Sivas, Alman yatırımcılara kendilerini anlatmak için deli gibi yarıştılar. "Gelin yatırım yapın" dediler. Başta Ağrı olmak üzere pek çok il bu arenada yer alabilmek için uğraştılar. Almanya'dan da Kuzey Ren Westfalya eyaleti büyük yarışa girdi. O da Türk girişimci bekliyor. Zaten Almanya'daki 60 bin girişimcinin yarısı bu eyalette yaşıyor. Almanya'da yaşayan 2.5 milyon Türk'ün üçte biri yine burada. melihao@cnnturk.com.tr Türkiye'siz olmaz