Tırnaklar uzun ve süslü olacak

M.Ö. 3000’den beri insanlığın hayatında olan oje son günlerde epey şekil değiştirdi. Buna uygun olarak tırnaklar uzadı, 80’ler etkisi görülür oldu

Tırnaklar uzun ve süslü olacak

Rihanna uzun tırnağı tercih ediyor.



M.Ö. 3000’den beri insanlığın hayatında olan oje son günlerde epey şekil değiştirdi. Buna uygun olarak tırnaklar uzadı, 80’ler etkisi görülür oldu


Modanın yeni aksesuarı tırnaklar. Birkaç sezondur tırnaklar kendini gösterir, podyumlara ağırlığını koyar oldu, saç ve makyaj styling’inin bir uzantısı haline geldi. Şimdilerde sezonun oje rengini sürmek birçokları için sezonun ceketini giymek, çantasını takmak kadar önemli.
Moda ve güzellik sektörünün yeni oyuncağı olsa da oje neredeyse insanlık tarihi kadar eski. İnsanlar 4000 yıldır manikür yapıyor. Babil’in güneyinde asiller manikür ve pedikür yaparken altın aletler kullanırmış.
Ojenin ortaya çıkışının daha da eski olduğu biliniyor. Kaynaklara göre M.Ö. 3000’de Çin’de sürülmeye başlanan ojenin rengi kişinin sosyal statüsüne işaret ederdi. Ming Hanedanı’nda asiller tırnaklarını siyah ve kırmızı renkte boyardı. Kadınlarda da, erkeklerde de uzun tırnaklar refahın simgesiydi. Tırnakları ne kadar uzunsa o kadar zengin demekti. Uzun tırnaklar elle yapılan işleri imkansız hale getirdiğinden uzun tırnaklı kişinin daha çok hizmetçiye ihtiyacı vardı. Tırnaklar ne kadar uzunsa hizmetçi sayısı o kadar fazla, dolayısıyla kişi o kadar zengindi.

Kleopatra koyu, Nefertiti yakut kırmızısı kullandı
O dönemdeki tırnak boyası, bugünkü anlamda oje değildi tabii. Çinliler çiçeklerin taç yapraklarını balmumu ve yumurta beyazı gibi başka malzemelerle karıştırarak tırnak boyası elde ederlerdi.
Eski Mısır’da en üst sınıftan gelenlerin tırnakları dikkat çekecek şekilde kırmızıydı. Hem erkeklerin hem de kadınların... Asiller koyu kırmızıdan şaşmazken alt sınıflar tırnaklarını soluk gül renginde boyardı. Yazılanlara göre, Kleopatra’nın tırnakları koyu kırmızı, Nefertiti’nin tercihi ise parlak bir yakut kırmızısıydı.
19’uncu yüzyılın sonlarında yağlar ve macunlar ortaya çıktı. Bunlar tırnağa hafif bir kırmızılık verirken aynı zamanda cilalıyordu da.

Tırnaklar uzun ve süslü olacak

Fransız makyöz öncü oldu
Modern ojenin icadı 20’nci yüzyıla denk geliyor. Otomotiv endüstrisi otomobil boyasını üretmeye çalışırken ojeye esin kaynağı oldu. 1920’lerde Fransız makyöz Michelle Menard emaye boyaları çantasından çıkarınca Paris’te kadınlar arasında oje çılgınlığı başladı.
40’larda oje satışları patladı. Bunda o dönem Hollywood’un ojeli aktristlerinin de payı var. 1960’ların sonlarında kadınlar daha spor bir tarz benimsemeye başladı ve ojeye talep azaldı.
Takıların, vatkaların, her şeyin büyük olduğu 80’lerde kadınlar ojeyle yetinmedi, bir de takma tırnaklar çıktı. “French” adlı üstü beyaz, altı şeffaf boyama tarzı popüler oldu. Tırnakların boyutu aldı başını gitti. 90’lar ise tırnakları törpüledi.

Yeni trendimiz: Stiletto tırnaklar
Bugün vatkalarla beraber uzun tırnaklar da geri döndü. Son yıllarda alternatif gözüyle bakılan uzun ve süslü tırnaklar giderek bir ana akıma dönüşüyor. Sezonun modası “stiletto tırnaklar”. Uzunlar ve şekilleri sivriye kaçan oval... Bu akımda popüler kültürün pek sevdiği vampirlerin etkisi var mı yok mu bilinmez ama 80’lerin dönüşünün bir yansıması olduğu kesin. Rihanna’dan Lady Gaga’ya, Christian Dior defilesindeki modellerden Fergie’ye ve dergilerdeki moda çekimlerine kadar bu aralar her yerde karşımıza bu tırnaklar çıkıyor. Üzerine taş yapıştırılanlar, desenliler, çiçekliler var ama
en havalılar Los Angeles kökenli “Minxed” adı verilen ojeler. Tırnakların üzerine metalik ya da desenli çıkartmalar yapıştırılıyor.
Seçeneklere bakıldığında bu alanda da bir kişiselleşmeye gidildiği sonucuna varabiliriz.
Yani artık sadece giyimi kişiye dair bir şeyler anlatmıyor; onu tanımak için tırnaklarına da bakmamız gerekiyor.


Sezonun modası mavi ve yeşil
Tırnaklar uzun ve süslü olacak

Levent’teki Tırnak Center’ın sahibi Boriana Doganova Türk kadınlarının alengirli tırnakları başkasında görünce çok beğendiğini ama sıra dışı şeyler yaptırma konusunda çekimser kaldığını söylüyor. Süsleme isteyen müşterilerinin çoğu İstanbul’da yaşayan yabancılarmış. Arada fantezi tırnaklar yaptırıp kocasının isteği üzerine kestirenler oluyormuş.
Doganova’nın söylediğine göre Türk kadını tırnak modasına karşı dirençli, bu alanda değişiklik yapması zor oluyor ve zaman alıyor. Bu sezon yeşil ve mavi oje modayken, Türk kadınlarının bordo ve kırmızıdan şaşmadığını anlatıyor. Harvey Nichols’daki Ata Kuaför’de yine en çok siyah, lacivert ve mürdüm gibi koyu renkler gidiyor.
Buna rağmen oje rengi dendiğinde sektörün sözcüsü olan, trendi belirleyen Chanel’in yeni çıkan yeşil ojesi Jade bir kesim Türk kadını tarafından daha çıkmadan benimsendi. Oje çıkar çıkmaz, daha Türkiye’ye gelmeden onlarca kişi mağazaya gidip ayırtmış. Ama anlaşılan konu ojeye geldiğinde Türk kadınını Chanel müşterisi ve klasik müşteri diye ikiye ayırabiliriz.
Tabii istatistiklere baktığımızda Türk kadınının tırnak bakımına düşkünlüğünün arttığını görebiliyoruz. GittiGidiyor.com’da tırnak bakım ürünlerinin satışı 2009’da önceki yıllara kıyasla iki kat arttı.


Domuz gribinden koruyan kıyafet
Tırnaklar uzun ve süslü olacak

Japonların mucitliğine hastayım. Efendim, şimdi de domuz gribinden koruyan takım elbise üretmişler.
Huruyama adlı şirket takımı üretmekle de kalmıyor, bir de müşteriye renk seçenekleri sunuyor. Fiyatı 580 dolar; lacivert, füme, gri ve çizgili gri renkleri satılıyor.
Domuz gribinden de şöyle koruduğu iddia ediliyor: Genellikle diş macunu ve kozmetiklerde bulunan ve virüsleri öldüren titanyum dioksitle kaplı olduğu için... Ancak, domuz gribinden korunmak istiyorsanız bu takımı hiç temizlemeyeceksiniz. Çünkü iki-üç kez temizlendiğinde titanyum dioksit yok oluyor.
Bence bizim deneyimli tekstilcilerimiz bu takımı geliştirsin
ve temizlenebilenini üretsin.


Doğru Eminönü’ne!
Tırnaklar uzun ve süslü olacak

Az sonra!
Emre Altuğ Eminönü’nde şerbet satacak.
Az sonra!
Yahu bu kıyafet nedir?
Bu yeleği satıyorlar mı bir yerlerde?
Sahne kıyafeti desen değil, folklor kostümü desen değil.
Beyaz kemer yüzümü ekşitiyor. Beyaz pantolon altı kırmızı spor ayakkabı midemi bulandırıyor.
Gerçekten Eminönü’ndeki şerbetçiler gibi giyinmiş, cepken gibi kırmızı yeleğinin altında kilim desenli önlüğü eksik, o kadar.