Birkaç yıl önce İsveç’in kuzeyinde, Kutup Dairesi içinde Lulea bölgesinde bir geziye katılmış, yaşadıklarım, gördüklerimin büyüsünden uzun süre kurtulamamıştım.

İki hafta önce Laponya’ya, bu kez de bir otomobil sürüş etkinliği için yine yolum düştü.

Japonya’nın Finlandiya sınırları içinde kalan Mounio’daydım.

Audi’nin buzda sürüş etkinliğini geçen hafta yazdım.

Bir kış tatilini tüm boyutlarıyla deneyimlemek için en ideal rotalardan olan Muonio, Kuzey Kutup Dairesi’nden 200 km kadar içeride yer alıyor.

Kış ayları eksi 30’lar civarında seyreden ısı sayesinde, birçok şirket, ürünlerini en ekstrem hava koşullarında test etmek için bu bölgeyi kullanıyor.

“Fotoğraf çekmek yasaktır” levhalarıyla bezenmiş dikenli tellerin arkasında otomotiv markaları, kamuflaj giydirdikleri yeni modelleri deniyor.

Muonio’da yer alan Kutup Araştırma Merkezi de ağırlıklı olarak otomotiv sektörüne hizmet veriyor.

Helsinki’den Kittila’ya

Muonio’ya şöyle ulaştım: THY ile 3.5 saatte Helsinki’ye uçtum.

Air Scandinavia’yla Helsinki’den kuzeye, 90 dakikada Kittila’ya ulaştım.

Kittila’dan 1 saatlik bir otomobil yolculuğu beni Muonio’ya taşıdı.

Yol boyunca sağlı, sollu, irili, ufaklı kayak merkezleri yer alıyor.  

Muonio’da tercihimiz Lapland Hotels zincirinin bir halkası oldu.

Odaların geceliği 500 euro civarında!

Muonio’da zamanı dolu dolu yaşamak için çok sayıda etkinlik seçeneği var.

Kar motosikletleri, husky veya ren geyiklerinin çektiği kızaklarla gezi, kar ayakkabılarıyla zorlu trekking rotaları, kayak, sauna, şömine başında güzel bir müzik eşliğinde şarap.

Karanlığa teslim olmak...

Ya da gecenin bir yarısında ormanları yaran karla kaplı patikalarda kuzey ışığı avı.

Yelpaze satırlara sığamayacak kadar geniş.

20 kişilik bir grupla gece 11 gibi çıktığımız kuzey ışıkları avından elimiz boş dönmesek de fotoğraflardan aşina olduğumuz o büyülü renk cümbüşünü yakalayamadık.

Bu etkinliğin püf noktası, otel veya diğer yerleşim birimleri gibi suni ışık kaynaklarından mümkün olduğunca uzaklaşıp, gecenin karanlığına iyice teslim olmak.

2 saat uzun süren yürüyüşte ıssızlığın tam ortasında karşımıza çıkan muhteşem bir villa, tüm kışı orada geçirme isteği uyandırdı.

Daha sonra internette dolanırken, Villa Lumi isimli o villanın AirBnB’de geceliği 244 dolara kiralık olduğunu öğrendik.

Saunası, şöminesi, muhteşem salonuyla dört dörtlük Fin dağ evi 3 yatak odası,

8 kişi kapasitesiyle gruplar için otel yerine harika bir seçenek.

Hiçbir yerin ortasında...

Kar motosikleti etkinliğindeyse bir talihsizlik yaşadım. 20 araçlık konvoyun son aracı bana düştü. Önde ve konvoyun ortasında birer eğitmen ve en arkada ben.

15.30 gibi yola çıktık. Daha birkaç yüz metre ilerlemiştik ki yoldan çıkıp 80-90 santim kalınlığındaki kar kümesine saplandım. Konvoy gözden kaybolduğunda hiçbir yerin tam ortasında tek başımaydım.

Neyse ki grubun eksildiğini fark eden eğitmenlerden ortadaki imdada yetişti; motosikleti 5 dakikalık bir uğraşla kardan kurtarmayı başardık.

Bundan sonra 35 kilometre yolu o önde ben arkada almak zorunda kalacaktım.

İki kar motosikleti uçsuz bucaksız donmuş gölleri, orman yollarını yararak ilerlerken hayat muhasebesinin şahikasına çıktım.

Bu git git bitmeyen zorlu yolculuğun ödülü, bizi Olos’ta bekleyen ve Laponya’nın tüm gizemini yansıtan, güzelliklerini barındıran Aiji Pirtti isimli dağ evi oldu.

Dışarıdan sanki bir elf sığınağı gibi duran Aiji Pirtti’de önce sauna ardından şömine başında geyik eti ağırlıklı güzel bir yemekle gezimizi taçlandırdık.

Bir efsane doğdu: Horizon Zero Dawn

PlayStation 4 için 1 Mart’ta çıkan ‘Horizon Zero Dawn’un fragmanını ilk kez 2015’te Los Angeles’ta E3’te görmüştüm.

Taş Devri’ne yakın bir zaman diliminde insanlarla robot dinozorların mücadelesi gibi duran oyun o zaman pek ilgimi çekmemişti.

Oyunun resmen yayınlanmasından 10 gün önce elime ulaşan basın kitinden çıkan diski PS4’üme taktıktan sonra yüzde 1500 yanıldığımı anladım.

PS4’e özel Horizon Zero Dawn, senaryosu, grafikleri, oynanış dinamikleri ve müziğiyle insana PlayStation aldıracak kadar güzel bir oyun.

İnsanoğlunun dünyadaki hükümdarlığı sona ermiş, egemenlik makinelere geçmiştir. Küçük komünler halinde Taş Devri’ndekine yakın şartlarda yaşayan insanlar, makinelere karşı ölüm kalım savaşı vermektedir. Böyle zorlu bir ortamda güzel mi güzel Aloy karakterine hayat veriyoruz.

Zengin açık dünya 

Aloy’u vahşi doğaya yetiştiren babası kabilelerden dışlandığı için, biz de başlarda tek başımıza takılsak da ilerleyip geliştikçe gerektiği kadar sosyalleşebiliyoruz.

Guerilla Games’in yarattığı Horinon Zero Dawn, oynanış olarak yine PlayStation’a özel ‘The Last of Us’ ve ‘Uncharted’ın karması gibi duruyor. Açık dünyası, kafamıza göre aylaklık etmek isteyebileceğimiz kadar zengin.

İhtiyacımız olan her şey doğada ve öldürdüğümüz makinelerde. Çalı çırpıdan ok, makine parçalarından silahlar, bitkilerden çeşitli iksirleri kolayca yapabiliyoruz.

Pro değil düz PS4’te oynamama rağmen gerçekçi grafikler gözlerimi aldı.

Horizon Zero Dawn, tartışmasız 2017’nin en iyi PS4 oyunlarından, hatta yeni bir efsane.

Yazarın Diğer Yazıları
Etiketler