1 ayda 13 kilo şişmanlamanın reçetesi hazır

Ey Türkiyenin obezleri, neredeyseniz çıkın ortaya da bizler de görelim!

Ayın sonunu nasıl getireceğini bilemeyen halkımızın et yerine balık yeme, fıstık ezmesi ya da dondurmayla zayıflama gibi bir problemi kesinlikle yok. Zaten bu tür yiyecekleri ancak uzaktan seyredebiliyorlar!Cebinde parası bol olanlarımızın çoğu ise gayet bilinçli besleniyor, spor salonlarına parayı bastırıp incecik görünüyor. Bir milim fazla yağlansa doktor denetiminde yeni diyet ve egzersizlerle eski formunu kazanıyor...Zayıflama merkezlerinin yıllardır müdavimi olan az sayıdaki obezlerimize gelince... Onlar aslında hangi diyet reçetesiyle, ne kadar sürede, kaç kilo verebileceklerini ezbere biliyorlar. Ancak bu diyetleri günde 1 - 2 paket çikolata, cips, bisküvi ve tatlı ilavesiyle uyguladıkları için sürekli "diyette" oldukları halde "gram" veremiyorlar.Hal böyleyken, medyadaki bu sağlıklı yaşam salgınının kime hitap ettiğini merak ediyorum. Çevremdeki pek çok kişi gibi ben de başlarda bir göz atıyordum, artık kabak tadı verdiği için o sayfaları es geçiyorum. Medyamızdaki sağlıklı yaşamla ilgili giderek artan haber bombardımanı, kabak tadı verdi artık. Sanki toplumumuzun büyük bölümünün obezite sorunu varmış gibi! Buna karşılık Amerikada şu anda vizyonda olan ve Amerikan toplumunda fast food kültürünün, insanların hem bedensel hem de ruhsal sağlıklarını nasıl mahvettiğini konu alan bir belgeseli en kısa zamanda izlemek arzusundayım."Beni Şişmanlat" (Super Size Me) adlı belgeselin genç yönetmeni Morgan Spurlock, aynı zamanda da filmin başrol oyuncusu. Çekimler başlarken doktor kontrolünden geçen ve tüm tahlillerini yaptırdıktan sonra "sağlıklı" raporu alan Spurlock, 1 ay boyunca Amerikanın 20 değişik eyaletinde Mc Donaldsın en büyük menüsünü 3 öğün yeyip yürümek yerine sürekli otomobille dolaşıyor.Spurlockun günbegün ne kadar kilo aldığını, sağlığının ve psikolojisinin nasıl bozulduğunu, kolesterolünün 165ten 230a çıkışını, karaciğerinin iflasın eşiğine gelişini, cinsel isteksizlikle başlayan belirtilerin cinsel iktidarsızlığa dönüşmesini filmde izleyebiliyorsunuz. Şişmanlamanın filmi Spurlockun bu ilginç filmi, çok kısa sürede ve bir belgeselden hiç beklenmeyecek şekilde 8 milyon dolar hasılat yaptığına göre Amerikalıların ilgisini çektiğine kuşku yok. Ahmet İnselin 4 Temmuz günkü Radikal İkide konuyla ilgili enfes yazısından öğrendiğime göre filmin vizyona girmesi üzerine Mc Donalds dükkânları, super size menüyü iptal etmişler.3 ay önce göz ameliyatı nedeniyle 2 hafta geçirmek zorunda kaldığım Amerikada bacakları boğum boğum, göğüs - bel - kalça ağaç gövdesi gibi tek bir kitleye dönüşmüş, yürümekte bile zorlanan obezin obezi gencecik insanların sayısındaki artış beni hayrete düşürmüştü.Fast food kültürünün ürünü, kötü beslenen genç - yaşlı obez Amerikalılar, bu filmi izleyince ne tepki verir bilemiyorum. Ama Türkiyede birileri kendilerini kurban edip 1 ay boyunca bir yandan en ünlü diyetleri uygulayıp diğer taraftan da çikolataları mideye indirse ve bu arada da kendisinin belgeselini çekse, obeziteye karşı birbirinin benzeri diyet reçetelerinden çok daha etkili olur. Atıştırmaktan vazgeçemedikleri halde diyeti dillerinden düşürmeyenler, filmde kendilerinin tıpkısının aynısını görünce belki farklı bir idrak noktasına sıçrama yaparlar.Var olan bir olguyu kaydetmek yerine bir gerçeği yaratarak onu filme çeken, yarı kurmaca bu tür bir belgesel, bizde de iyi gişe yapabilir. Bu arada 10 - 12 kilo şişmanlayan yönetmen ise, bir yandan kazancının bir bölümünü zayıflama merkezlerine ve ilaç firmalarına yatırmak zorunda kalırken, diğer yandan da ünlüler arasına katılmanın keyfini yaşayabilir. mtamer@milliyet.com.tr 8 milyon dolar hasılat