1 tezkere ve uluslararası 3 büyük ödül

1 tezkere ve uluslararası 3 büyük ödül



     Türk insanı, çok profesyonel bireysel çabalarla şimdilik kendi makus talihini yeniyor, bu enerjiler birikerek yakında ülkemizin makus talihini de tersine çevirecek.
     Galatasaray ve Tarkan'ın uluslararası platformlardaki başarıları, Türk Milli Takımı'nın Dünya üçüncülüğü, Süreyya Ayhan'ın 1500 metrede önce Avrupa, ardından dünya şampiyonluğu, Azra Akın'ın 2002 Dünya Güzellik Kraliçesi oluşu...
     
     Bir haftada 3 ödül
     Biz artık oyunun uluslararası arenada nasıl oynanacağını, dünyada ipin nasıl göğüsleneceğini öğrendik. Bunu öğrendikten sonra gerisi gelir! Geliyor da zaten.
     Sertab Erener'in profesyonelliği, işe asılması, şarkısı, her şey dört dörtlüktü. Nuri Bilge Ceylan da bileğinin hakkıyla Cannes Film Festivali'nde yılların en ünlü sinemacılarını geride bırakarak en önemli ödüllerden ikisini aldı. Kimse bu bağlamda pek sözünü etmiyor ama, edebiyatta dünyanın en büyük para ödüllerinden olan 100 bin euroluk IMPAC Dublin Edebiyat Ödülü'nün Orhan Pamuk'a verilmiş olması da, en az diğer ikisi kadar önemli. Son 1 hafta içinde ardarda gelen 3 büyük uluslararası başarı...
     
     Tezkerenin payı var
     İngiliz The Independent gazetesi, Eurovision oylaması sonuçlarını, "ABD'ye boyun eğen İngiltere sıfır puan aldı, karşı çıkan Türkiye birinci oldu" başlığıyla vermiş. Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen de önceki gün Antalya'da, Tayyip Erdoğan'ın AB ülkelerini ziyaret etmesinin ve tezkerenin TBMM'de reddinin de bu başarılarda payı bulunduğunu söylediği için alay konusu oldu. Bunu bile bile ve pek çok kişinin bana kızmasını göze alarak, (Tayyip Bey'in Avrupa turunun değil ama) tezkerenin reddinin son 1 haftada uluslararası 3 büyük başarımızda olumlu katkısı bulunduğuna ben de inanıyorum.
     Tezkerenin reddiyle birlikte Amerika'ya hayır diyebilen bir Türkiye'nin, gerek Avrupa entelektüel çevrelerinde gerekse Avrupa kamuoyunda müthiş prestij kazandığını herhalde kimse inkâr edecek değil. Gazetelerde sık sık bunun örneklerini okuyoruz.
     
     Gizli protesto
     İngiliz The Independent gazetesinin yazdığında da gerçek payı var. Eğer Eurovision yarışmasını izledinizse, İngiltere neden 26 ülkenin hiçbirinden tek bir puan bile alamadı diye herhalde siz de düşünmüşsünüzdür. 26 ülke çarpı puanlamadaki 10 kategori 260 olasılık demektir. Halk oylamasında bu 260 olasılıktan tek bir tanesinin bile İngiltere'ye yönelmemesi, sadece şarkının kötü olmasıyla açıklanabilir mi? Sıfır puanda ciddi bir protesto da gizli değil mi? Eurovision örneğinde Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan'ın Sertab'a oy vermesi de zaten siyasi değil de ne?
     Hepsi de dört dörtlük 3 çalışmanın bir hafta içindeki bu başarılarında, ben duygusal bir motifin, bir sempatinin de katkısı olduğu kanısındayım. Zaten oyu veren makine değil de insansa, her kararımız aklımız, mantığımız, duygularımız, birikimlerimiz, bilgilerimiz, uzak geçmişte ve yakın geçmişte derinden etkilendiklerimiz, geleneklerimiz, dostluklarımız, öfkelerimiz vs. gibi tümünü burada sıralamamın mümkün olmadığı çok girift yüzlerce bileşenin sonucu olmuyor mu?