2. Recep Önal'ı bekliyoruz

2. Recep Önal'ı bekliyoruz


       Banka hortumlayanların af kapsamına alınmasına en yürekli itiraz, Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal'dan geldi. Ankara Temsilcimiz Fikret Bila'nın dün gazetemize manşet olan yazısına göre Önal Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'e, bu suçların kesinkes af kapsamı dışında bırakılması gerektiğine işaret eden bir mektup yazmış. Yani yazılı kanıtı da var.
       Ne diyor sayın Önal: "Elbette götürdükleri paraları cezalarıyla birlikte geri alacağız. Ama sonra 'Haydi gidin' diyemeyiz. Onların cezasını verecek yer mahkemedir. Seçim bölgesindeki dağ köylerinde bile aynı tepkiyle karşılaşıyorum. Banka boşaltanları affetmeyin diyorlar. Biz onları affedersek, halk bizi affetmez."
       Ben önceki günkü yazımda bu konuda ANAP'lı ve DSP'li bakanlardan umudum olmadığını belirtmiş ve "Umudumuz MHP lideri Devlet Bahçeli" demiştim.
       Recep Önal beni mahcup ederek kişilikli bir çıkış yaptı. Herhalde ben Başbakan Bülent Ecevit'in Bahçeli'ninkine benzer otoritesi nedeniyle DSP'li bakanlardan Adalet Bakanı'na karşı çatlak ses çıkacağını düşünmediğim için yanıldım. Keşke sık sık böyle yanılabilsem...
       Yok mu kabinede Önal'dan başka yürekli bir bakan?
       Hasretle yolunu gözlüyoruz.

Hangi ülke ne kadar dijital?

     İhraç edilen ürün, ülke düzeyinin göstergesi: 1 kilo savaş uçağı 10 bin dolar, 1 kilo uydu 100 bin dolar, 1 kilo penye 1 dolar, 1 kilo çimento 10 sent

       Türk Sanayici ve İşadamları Derneği TÜSİAD, Erkut Yücaoğlu'nun başkanlık döneminde Türkiye'nin önünü açacak çok can alıcı projelere (mesela tarım) imza attı. Gelecek ay başkanlığı bırakacak olan Yücaoğlu'nun bizlere giderayak son armağanı yeni ekonomi seminerleri.
       Projenin fikir babası TÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi ve Teknoloji ve Kalite Komisyonu Başkanı Lütfü Yenel, yeni ekonominin ülkemizdeki 2 - 3 lokomotifinden biri. Alcatel Türkiye'nin de genel müdürü olan Yenel, işini hobisiyle örtüştürebilmiş nadir şanslı (daha doğrusu şansını kendi yaratmış) insanlardan.
       İlki cuma günü yapılacak "Fırsatlar dünyasına son bilet" başlıklı seminerin öncesinde, yeni ekonomi projesine katılan bir grup TÜSİAD üyesi, uzmanlar ve birkaç gazeteci biraraya geldik. TÜSİAD'ın çabası, Türkiye'nin yeni ekonomi trenini bir ucundan yakalaması.
       TÜSİAD'ın bu konudaki araştırmasını hazırlayan grubun başkanı Prof. İbrahim Kavrakoğlu, "Bir ülkenin yeni ekonomiye ne kadar yakın ya da uzak olduğunu anlamak için, ihraç ettiği mallara bakmanız bile yeterli" dedi ve önümüze şu ilginç hesabı koydu:
       * 1 kilo yolcu uçağı 1000 dolar
       * 1 kilo savaş uçağı 10 bin dolar
       * 1 kilo uydu 100 bin dolar
       * Viagra gibi en uç noktadaki ilaçların 1 kilosu yine 100 bin dolar
       Prof. Kavrakoğlu, yukarıdaki çarpıcı rakamları sıraladıktan sonra "Şimdi bir de Türkiye en fazla ne ihraç ediyor ona bakalım" dedi:
       * 1 kilo penye 1 dolar
       * 1 kilo demirçelik 65 sent
       * 1 kilo çimento 10 sent
       * Son dönemde ihracatın arttığı otomobil, çıtayı yükseltiyor. 1 tonu 10 bin dolar dersek, kilosu 10 dolara geliyor.

Kalite Kongresi'nin kaliteli konuşmacıları

       İstanbul'da dün sona eren 9. Kalite Kongresi, Amerika'dan gelen 2 ünlü yabancı konuşmacısıyla tam bir bilgilenme ziyafetiydi.
       İlk sabah, gelecek bilimci Alvin Toffler salondakileri büyüledi. Toffler'den ben de epey yararlandım, ama çoğu kez olduğu gibi yine azınlıkta kaldım. Zira kongrenin 2000'i aşkın katılımcısından büyük çoğunluğunun aksine benim tartışmasız favorim diğer ünlü yabancı konuktu: Yeni ekonominin önemli kuramcılarından Wired Dergisi editörü Kevin Kelly.
       2 konuşmacı da hatırı sayılır bir ücret almış olmalılar ki, birer buçuk saat süreyle dört başı mamur sunuşlar yaptılar. Dünyada neler olup bittiğini anlamaya çalışan, ancak yeni ekonomiye henüz aşına olmayanlar için Toffler "müthiş", Kelly ise "biraz fazla teknik"ti.
       Biz gazetecilerin görevi, Hürriyet yazarı Ayşe Arman'ın Zaman gazetesinde kendisiyle yapılan söyleşide dediği gibi bir anlamda "Panasonic Teyp"lik. Herhangi bir konunun okurlara aktarılmasına hakkıyla aracılık edebilmek için, gündeme geleceğini varsaydığımız konulara önceden kafa yormamız gerek. İşte tam da bu nedenle yeni ekonomiyi bir süreden beri öğrenmeye uğraştığım için (yani siz okurlarımın sayesinde) ben Kelly'nin müthiş keyfine varabildim.
       Kelly "Yeni ekonomi sadece web sitelerinden, İnternet'ten ibaret değildir" diye başladı söze ve Prof. İbrahim Kavrakoğlu'nun da üstteki sütunlarda verdiği örneklerden görülebileceği gibi yeni ekonomiyi en basit şekliyle "yıllardır bildiğimiz malzemenin, ürünlerin içine teknoloji koymak" diye özetledi.
       Örneğin Kelly'ye göre sıradan posta şirketleri gibi DHL ya da FedEx'in de kutuları, kamyonları var. Onların ilaveten bir de uçakları var, ama asıl önemlisi DHL ya da FedEx'in bu kutuları, kamyonları ve uçakları birbirine enformasyonla, teknolojiyle bağlamış olması ve böylelikle müthiş bir katma değer yaratması. 1 dolarlık posta ücretiyle gönderilebilecek bir mektup ya da paket için tüketici 50 dolar ödeyebiliyorsa, bu iş yeni ekonomidir.
       Yarın kaldığım yerden devam edeceğim.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr