2023 hedefleri için en kritik faktör kadınlar

Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için mutlaka yeni bir sıçrama yapması lazım. Hangi hükümet yetkilisi ya da yüksek bürokratla konuşsak, bu konuda hemfikir ve herkesin elinde kendi yetki alanına göre yapılması gerekenlerin madde madde sıralandığı bir liste var.
Dün Forum İstanbul’un açılışında Başkan Yavuz Canevi’nin de vurguladığı gibi “Artık 2023’e doğru geri sayım başladı. Dünya sıralamasında ulaşmak istediğimiz yer, sadece bir basamak numarası değil.” 10. büyük ekonomi olacaksak, içini adil dağıtılmış bir refah düzeyi, sağlıklı bir hukuk devleti, temel hak ve özgürlükleri de kapsayacak bir demokrasiyle doldurmalıyız.

En kritik halka kadın
Forumun stratejik ortaklarından Accenture Türkiye’nin Genel Müdürü Tolga Ulutaş, açılışta gayet net konuştu: “Biz 260 bin kişilik küresel danışmanlık ve teknoloji şirketiyiz. İşimiz bilgi biriktirmek. Türkiye’de 550 kişilik ekibimizle yılda 1000’in üzerinde makro, 2 binin üzerinde de sektörel araştırma yapıyoruz. 2023’te yıllık geliri 30 bin doların üzerinde olan hane halkına, 3 milyon aile daha eklenecek. Bu süreçte Türkiye’nin çözmesi gereken en önemli kritik sorunların başında kadını iş hayatına katmak geliyor. 4 çekerli arabayı biz 2 çekerle yürütmeye kalkıyoruz. Bunu 4 çekere getirmemiz lazım.”

Kadın çalışanlara mentor
Diğer stratejik ortaklardan Doğuş Grubu, kadını iş hayatına katmak için son dönemde yoğun çaba harcayan toplulukların başında geliyor. CEO Hüsnü Akhan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’yla birlikte kurdukları “İş’te Eşitlik Platformu” ile şirketlerin istihdam politikalarında kadınlar lehine de farkındalık yaratıyorlar. Akhan bu süreçte Doğuş Grubu’ndaki kadın çalışanlara özel koçluk ve mentorluk eğitimleri vermeye başladıklarına da dikkat çekti.
Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlar, ekonomik hayata nüfusun diğer yarısı kadar katkıda bulunmadıkça, 2023 hedeflerine ulaşmak hayal. Neyse ki ekonominin aktörlerinden bu gerçeği fark edenlerin oranı, her geçen gün artıyor.

Faruk Çelik’e teşekkür
Bu arada pazar günkü yazımda AKP’li bakanların çoğunluğunun, kadının iş hayatına katılmasına ruhen ve zihniyet olarak karşı olduğuna dikkat çekerek, Çalışma Bakanı Faruk Çelik’ten örnek vermiştim. Çelik’ten beni sevindiren bir açıklama geldi. Sevindim, çünkü Çelik’in sözünü ettiği sohbetten sadece ben değil, Milliyet’ten 2 yazar arkadaşım daha Sayın Bakan’ın kişisel fikrinin kadının evde oturması olduğu izlenimiyle ayrılmıştık. Açıklama şöyle:
“Yazınızda bana atfen kadının asli görevinin annelik ve ailenin çekilip çevrilmesi olduğunu belirterek, şahsi fikrimin kadının çalışmaması olduğunu belirtmişsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlarının görevlerinden biri de istihdamın artırılmasıdır. Hatırlayacağınız gibi kadın istihdamının teşvik sohbetinde ben 2 hususa dikkat çektim. Birincisi aile bütünlüğünün sağlanmasındaki kadının önemi, ikincisi ise sağlıklı nesillerin yetişmesi üzerindeki kadının sorumluluğudur.
İlgili sohbette hangi yaşta ve hangi konumda olursa olsun, herkesin dara düştüğünde annelere koştuğunu, sığınacak liman olarak anneleri gördüğünü söyledim. Bu gerçekten hareketle kadının istihdamda desteklenmesi gerektiğini ifade ederek bunun da yarı zamanlı çalışma modelleriyle gerçekleştirebileceğine yönelik şahsi fikrimi dile getirdim. Böylece kadının çalışmasının yanında diğer kalan zamanını çocuklarıyla evde geçirebileceğini belirttim. Yoksa kadın evde otursun, çalışmasın demedim.”