4 ayda 2 kez değişen cep telefonu

4 ayda 2 kez değişen cep telefonu

Meral TAMER

Philips'in Spark model cep telefonlarından satın alan 3 arkadaşın da telefonları üretim hatalı çıktı. Dahası aynı arızalar, değiştirilen telefonda da vardı.
Ankaralı okurumuz avukat Aydoğan Koru ve 2 arkadaşı, yaklaşık 4 ay önce aynı bayiden birer Philips cep telefonu satın aldılar. Ancak üçünün de telefonu sorunlu çıktı. Üstelik bunlar durup dururken kapanma, sinyal alamama, konuşurken sesin duyulmaması gibi ciddi sorunlardı.
Bayii Baymed işi yokuşa sürmeden, Spark model telefonların üçünü de değiştirdi. Bu arada pek çok kullanıcının da benzer şikayetleri olduğunu öğrendiler.
Ancak çok geçmeden Koru'nun yeni telefonunda da aynı sorunlar çıkmaya başladı. Tıpkı ilki gibi kendine kendine kapanıyor, okurumuzu arayanlar cepten bir türlü ulaşamıyorlardı.
Bu kez konu, bayi yerine Türk - Philips'e aktarıldı. Ancak onlardan da doyurucu bir yanıt gelmedi. Telefonun yeniden değiştirilmesinin de bir çözüm olamayacağını düşünen okurumuz ise, "belli ki bu modelde üretim hatası var. Benzeri özelliklerde başka bir modelin verilmesi lazım," diyerek köşemize başvurdu.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Barmed'in yetkilisi Banu Ersoy, hatalı ürünleri değiştirdiklerini ama yeni verdiklerinin de hatalı çıkması nedeniyle sorunun kökten çözümlenemediğini söyledi. Bu arada Fransa'da havaalanlarında yaşanan grev de, bu ülkeden ithal edilen ürünlerin Türkiye'ye gelmesini geciktirmiş.
Dağıtımcı firma Interline'a bağlı olduklarını belirten Ersoy'a göre tek çözüm para iadesi yapmak. Ancak "Türk - Philips kabul etmediği için Interline da bu çözümü kabul etmiyor," diyor.
Interline müşteri ilişkileri müdürü Ahu Karcıoğlu ise takas yapmadıklarını ve iade almadıklarını belirttikten sonra "yeni verdiğimiz ürünlerde sorunlu çıkanların sayısı çok az. Sanırım bu müşterimize de yanlışlıkla yine eski partinin malı verilmiş. Zaten piyasadaki hatalı ürünlerin hemen hepsi toplandı," dedi.
Türk - Philips cep telefonu pazarlama sorumlusu Gül Saral da benzeri bir ürün vermelerinin sözkonusu olmadığını belirtti ve "bizim taahhüdümüz telefonu aynı modelle değiştirmek," dedi.
Kısa bir süre sonra da okurumuz üçüncü telefonunu aldı. Şimdilik sorunsuz kullanıyor.

Ankaralı Aksoy ailesi, 3 yıllık Cine 5 abonesi. Yılbaşında düzenlenen kampanyada bir arkadaşlarını daha Cine 5'e üye yazdırarak 2 aylık bedava abonelik kazanmışlar.
Kendi sözleşmelerinin süresi 31 ekimde sona erince, bu 2 aylık ek süre devreye girecek, böylece abonelikleri aralık sonuna kadar uzayacakmış.
Ancak köşemize yazdıkları mektuptan anlaşıldığı kadarıyla Cine 5 bu ek abonelik süresini tabiri caizse burunlarından getirmiş. Önce hiçbir bilgi verilmeden 1 kasımda yayın kesilmiş. Yayının açılması için abonelik bedelini ödemeleri gerektiği söylenmiş. Ek süreyle ilgili belgeleri fakslayınca yayını açmışlar.
Ancak bir gün sonra, yani 3 kasımda yayın yine kesilmiş. Cine 5 müşteri hizmetleri çalışanları, "dekoder düğmesine 5'er dakika arayla basın ve bekleyin," önerisinde bulunmuşlar. Okurlarımız bu işlemi saatlerce yaptıklarını, ama sonuç alamadıklarını belirtiyorlar. Ertesi gün servisin yolunu tutmuşlar. Dekoderde hiçbir arıza bulunamamış. Akşam geç saatlerde yayın açılmış.
Bu kadarı da fazla diye düşünüyorsunuz, değil mi? Ama okurumuz, "tam herşeyin hallolduğunu düşünmüştük ki, 7 kasımda yayın yeniden kesildi. Yine defalarca telefon etmek zorunda kaldık. Bu yaşadıklarımız bizde Cine 5'in, kazandığımız 2 aylık ek süreyi kullandırmadan önce yeni bir sözleşme imzalatmaktan başka bir amacı olmadığı kanısını uyandırdı," diyor.
Aksoy ailesi 9 kasım günü köşemize başvurduğunda yayınları hala kapalıydı. Bizim devreye girmemizin ardından yayın 10 kasımda açıldı.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Cine 5 müşteri hizmetleri müdürü Serpil Aşkın'ın gönderdiği yazılı açıklamaya bakılırsa, Cine 5'teki müşteri kayıtlarının hali harap. Açıklamada özetle şöyle deniyor:
"Yayını ilk önce aboneliğini yenilemediği için kesildi. Ancak bizi arayarak, ek süresinin bulunduğunu hatırlattı. Daha sonra bize kazandırdığı yeni üyenin adını sistemde bulumadık ve bu yüzden yayını yeniden kapattık. Daha sonra isim bulundu ve yayın yeniden açıldı."
Cine 5, yayının kesildiği günleri telafi etmek için Aksoy ailesine bir haftalık ek süre verecek. Pekiyi ya bu süre içinde harap olan sinirler ne olacak?

APS'nin daha hızlı gittiğine bakarak, diğer gönderimlerden daha güvenli olduğunu düşünenler de var anlaşılan. Ve bu yanlış kanı yüzünden de "normal" yolla gidecek bir koliye koymaya cesaret edemeyecekleri değerli eşyalarını APS'yle göndermekte bir sakınca görmüyorlar.
Oysa Acele Posta Servisi'yle gönderilen her mektup ya da paket, her zaman acele gitmiyor. Hatta bezen hiç de gitmeyebiliyor. Ankaralı okurumuz Kazım Güvenir'in İstanbul'da oturan kızına gönderdiği paket örneğinde olduğu gibi...
Güvenir, içine bir uzaktan kumanda aletiyle kızına armağan olarak aldığı pırlanta bir yüzük koyduğu koliyi 10 ekim günü PTT'nin Ulus şubesine vermiş. Koli o gece Ankara'dan yola çıkmış. Çıkış saati ve numarası belli. Ancak İstanbul'a bir türlü varamamış. Daha doğrusu paket kaybolmuş.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın çabaları da paketin bulunmasına yetmedi. İstanbul Posta Telgraf İşletme yetkilileri, paketi kaybeden kısımdaki memurlar hakkında cezai işlem uygulayacaklarını belirterek, "ağırlığına ve gönderiliş tarihine göre bir tazminat ödenecek. Sanırım bu da 7 milyon lira civarında bir şey olacak," dedi.
Para, normal şartlar altında göndericiye ödeniyormuş. Ancak okurumuz isterse İstanbul'daki kızı da parayı alabilecek.

Ankaralı okurumuz Sıdıka Ural, eczanesine gelen elektrik faturasının fotokopisini çekip üzerine de "yorumsuz" diye yazarak köşemize göndermiş.
Faturaya şöyle bir göz attığınızda, okurumuzun ne demek istediğini hemen anlayacaksınız.
Son ödeme tarihi 24 kasım olan faturada okurumuzun ödemesi gereken miktar tam 1 milyar 458 milyon 645 bin lira!
Her abonenin korkulu rüyası olabilecek bir durum. Hele okurumuz gibi ayda 2 - 3 milyon lira gibi bir elektrik parası ödüyorsanız...
Neyse ki yanlışlık yapıldığı kısa sürede anlaşıldı. Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Başkent Elektrik Dağıtım yetkilileri, 1,5 milyarlık faturayı yeni sayaç okuma sisteminin aksaklıklarından biri olarak açıkladılar.
2 aydır elemanlarının ellerinde printer'lar ve el bilgisayarlarıyla okuma yaptıklarını belirten yetkililer, "okuma aleti 4 haneli. Ancak bazı sayaçlar 5 haneli. O yüzden bu tür problemler yaşamaya başladık. Elemanların bir kısmı bu ayrımı iyi yapamadıkları için, milyarlık fatura giden başka aboneler de var. Farkına varılır varılmaz, bu durumdaki abonelerein kapısına ihbar bırakarak en kısa zamanda doğru faturanın gönderileceğini bildirdik," dediler.
Bu arada Ankaralı abonelere elektrik faturaları eskiden olduğu gibi 2 ayda bir değil 35 günde bir gönderilecekmiş.




Yazara EmailM.Tamer@milliyet.com.tr