8 Mart bilançom: 90 yılda sadece 17 kadın bakan!

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Aslında çalışan-çalışmayan tüm kadınlar emekçi; hem de ağır emekçi. Laf aramızda ben çoğu zaman ev kadınlığının, iş hayatından daha zor olduğunu düşünmüşümdür.
Gelelim sadede... Artık dünyada da Türkiye’de de 8 Mart tüm haftaya yayılıyor ve Dünya Kadınlar Günü değil, aslında Dünya Kadınlar Haftası kutlanıyor. Bendeniz de bu çerçevede 3 martta CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç ve CHP milletvekili Melda Onur’la birlikte katıldığımız Sarıyer Belediyesi’ndeki panelle başladığım maratona, hafta boyunca devam ediyorum.
Bugünü (8 Mart’ı) ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İstanbul’da kadın sorunlarını masaya yatırarak kutlayacağız. Bu arada bizim Kadınlar Günü konuşmaları, panelleri gelecek hafta da devam ediyor.

Yerel seçimi düşünen yok
Katıldığım toplantılarda beni düş kırıklığına uğratan husus, yerel seçimlere 1 yıl kaldığı halde bu konunun hiç gündeme gelmemesi oldu. Tahmin edebileceğiniz gibi AKP’ye muhalif kesimin düzenlediği Kadınlar Günü etkinliklerinden söz ediyorum. Bana göre mart 2014’te yapılacak yerel seçimler, Türkiye siyasetinin geleceği için hayati önem taşıyor. TBMM’deki kadın milletvekili varlığı, hâlâ çok yetersiz de olsa son seçimlerle % 14.5’a gelebildi; buna karşılık yerel yönetimlerde kadının durumu gerçekten içler acısı. 2950 belediye başkanından sadece 26’sı, 34 bin 275 muhtardan 65’i kadın. Oran % 2 bile değil. Ben isterdim ki yerel seçimler, Kadınlar Günü toplantılarına dinleyici olarak katılan CHP’li kadınların da, MHP’li kadınların da gündeminde olsun.

Kadının 2013 karnesi
Bu yerel seçimler, AKP’nin dayattığı muhafazakâr hayat tarzına karşı son şans. Bu şansı yakalamanın anahtarı da kadınlarda; zira kürtajdan giyim-kuşama muhafazakârlaşma yönünde atılan adımların çoğunun faturası bizlere çıkıyor. BDP, kadın-erkek eşitliğini sağlama yönünde açık ara en önde olan parti; her kademede kadın eşbaşkanları var. Ancak BDP’li kadınlar da haklı olarak Kürt sorununa odaklandıkları için kadın konusuna pek kafa yormuyorlar.
Türkiye’de kadının 2013 karnesine topluca bakacak olursak, karşımızdaki tablo maalesef vahim:
* Hükümetteki 26 bakandan 1’i kadın,
* 81 validen 1’i,
* 2950 belediye başkanından 26’sı,
* 34 bin 275 muhtardan 65’i,
* 101 rektörden 6’sı,
* 196 büyükelçiden 21’i kadın.
* 26 müsteşar arasında hiç kadın yok,
* BDDK, Yargıtay, Sayıştay başkanlıklarında hiç kadın yok,
* DİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, KAMU-SEN, MEMUR-SEN, TOBB, MÜSİAD, TZOB, TESK yönetim kurullarında hiç kadın yok.

90 yılda 17 kadın bakan
Gelelim bakanlık koltuklarına... Kadınlara seçilme hakkını en erken veren devletlerden biri olmakla övünüyoruz, ama bu hakkın çok uzun yıllar kâğıt üzerinde kaldığından pek söz etmiyoruz. İşte bilanço:
* 90 yıllık Cumhuriyet tarihimizde sadece 17 kadın, bakanlık koltuğuna oturabilmiş.
* İlk kadın bakan, ancak Cumhuriyet’in 48. yılında 12 Mart darbesi sonrası 1. Nihat Erim hükümetine TBMM dışından alınmış. (Türkan Akyol)
* İlk partili kadın bakanımız, 2. Özal hükümetinin Çalışma Bakanı İmren Aykut.
* Süleyman Demirel, ilk 6 hükümetine kadın bakan almadı. 7. hükümetine Tansu Çiller’i Ekonomi Bakanı yaptığına da sonradan bin pişman oldu.
* Bülent Ecevit, 5 hükümet kurdu, ancak hiçbirinde partisinden bir kadın milletvekiline yer vermedi.
* Necmettin Erbakan’ın 1996’daki Refahyol hükümeti, 4 kadının birden kabinede olduğu ilk ve tek Cumhuriyet hükümeti.
* Bakanlık koltuğunda en uzun oturan kadın rekoru ise 6 yılla Nimet Çubukçu’da.