"Almayın dediğimiz mal, Fransa'da satılamaz"

Meral Tamer

Orijinal paketlerin alt yüzü zarf biçiminde olmasına rağmen, sahtelerinki düz katlanmış. Ayrıca orijinal paketler tek taraftan yapıştırıldığı halde, sahteler 2 kenardan yapıştırılmış.

Eğer siz de İstanbullu okurlarımız Gürsel Kiraz ve Pınar Vurgun gibi Tekel 2000 tiryakisi iseniz, bugünlerde sahte 2000'lere karşı uyanık olun! Gerçi orijinal ambalajı iyi taklit etmeyi başardıkları için ilk bakışta ayırdetmeniz pek mümkün değil. Ama size yine de bazı ipuçları verebiliriz.
Pınar Vurgun, Esenler'deki bir bakkaldan aldığı Tekel 2000'de bir tuhaflık olduğunu farketmiş. Çünkü içimi, her zamankinden çok daha sert ve tatsızmış. Bakkalı uyardığında, "geçenlerde zamanım olmadığı için Tekel'e gidememiştim, dükkana uğrayan birinden almıştım," gibi bir yanıt alınca da sigaranın sahte olduğuna kanaat getirmiş.
Gürsel Kiraz ise Bakırköy ve Dolapdere'deki 2 ayrı kuruyemişçiden aldığı sigaraların sahte çıktığından yakınıyor.
Arkadaşımız İlkay Özcan, Pınar Vurgun'un verdiği Tekel 2000'i incelenmesi için Tekel'e gönderdi. Çıkan sonuç, "sigaranın, başarılı bir taklit" olduğuydu. Son zamanlarda bu konuda aldıkları ihbarların arttığını belirten Tekel yetkilileri, "ihbar edilen yerlerde yaptığımız araştırmalar sonucu, birkaç kilo sahte sigara yakaladık, ama bu sigaraların nerede yapıldığına dair bir yol katedemedik. Sadece sahte sigara satan birkaç bayiliği iptal ettik o kadar," dediler.
Bu arada Tekel yetkilileri, 2000 tiryakileri için birkaç küçük ipucu da verdiler. Orijinal 2000'lerde ambalajın tek yerden yapıştırılmış olmasına karşın, sahte 2000'lerde 2 kenardan yapıştırma yapılmış. Ayrıca orijinal paketlerin alt yüzü zarf biçiminde katlanmış olmasına karşılık, sahtelerde aynı kısım düz.

PARİS - Renault'un tüketici politikalarını öğrenmek için geldiğimiz Paris'te, Fransa'nın en etkin tüketici dergisi 60 Millions Consommateurs'un yazı işleri müdürü Marie - Jeanne Husset'le de tanışma fırsatı bulduk.
60 Milyon Tüketici diye türkçeleştirebileceğimiz bu dergi, tıpkı İngiltere'nin Which'i, ABD'nin Consumer Report'u gibi piyasadaki ürünlerle ilgili yaptığı karşılaştırmalı testlerle ünlü.
Ancak Batı'daki benzerlerinin aksine dergiyi bir tüketici örgütü değil, Ulusal Tüketici Enstitüsü çıkarıyor. Buna rağmen 26 yıllık geçmişe sahip derginin bağımsızlığına bugüne dek herhangi bir gölge düşmemiş.
Diğer ülkelerdeki saygın tüketici dergileri gibi onlar da reklama kapılarını kesin bir şekilde kapatmışlar. Devlet yardımının dışında tek gelirleri, ayda 200 bin dolayındaki tirajlarından geliyor.
Ürün testleriyle ilgili sorularımızı Husset, "kendimize ait laboratuarlarımız var. Test edeceğimiz ürünü kendi paramızla satın alıyoruz. Tüketici bize çok güvendiği için olumsuz yayın yaptığımız bir ürünün Fransa'da satılma şansı yoktur," diyor.
Kıyaslamalı araştırmalar hizmet sektörü için de geçerli. Sigorta poliçeleri ve bankaların kredi verirken tüketiciye imzalattıkları sözleşmeler de zaman zaman derginin büyütecinin altına yatıyorlar.
Peki ya okuyucudan gelen talepleri ne şekilde değerlendiriyorlar?
Husset hemen, "bizden yardım isteyenlerin sayısı yılda 50 bini geçiyor. Aralarından tipik örnekleri seçerek dergimizde işliyoruz. Ve inanın en çok okunan sayfalarımız da bunlar," diyor.
Ancak kıyasıya bir rekabetin hüküm sürdüğü günümüz dünyasında bu işi yapmak Fransa'da da her zaman çok kolay değil. Husset özellikle ilk yıllarda resmi kanallardan gelen, "Fransız mallarının promosyonunu yapın" yollu baskıları hala hatırlıyor. "Bir keresinde Nivea kremlerinin kalite - fiyat karşılaştırmasında en avantajlı ürün olduğunu yazmıştık. Ünlü Fransız markaları ayağa kalktılar. Ama biz direndik ve başardık," diyor.

Derginin başı bir keresinde prezervatifler yüzünden epey derde girmiş. AIDS'in dünyayı tehdit ettiği iyice anlaşılınca, Fransız hükümeti 1994'te prezervatif standartlarının yükseltilmesini karara bağlamış.
60 Millions Consommateurs'un karşılaştırdığı 30 kadar marka arasında Uzakdoğu'dan ithal edilen Polidis, sonuncu gelmiş. Bu markayı Fransa'ya getiren dağıtımcı firma, dergi aleyhine 3.5 milyar frank tazminat talebiyle dava açmış.
60 Millions Consommateurs ilk davada aklanmış. Ancak temyizde beklemedikleri bir şekilde mahkum olmuşlar. Gerçi mahkeme, tazminat miktarını 1 frank gibi sembolik bir miktara indirmiş. Ama Marie Jeanne Husset bunun önemli olmadığını düşünüyor ve "bu kararla bizim eleştiri hakkımıza darbe vuruldu. O günden beri her türlü medyayı kullanarak bu karara duyduğumuz tepkiyi dile getiriyoruz," diyor.

Kampanyadan yararlanmak isteyene indirim yok. İndirim uygulatana kampanya geçerli değil. Ama vitrindeki yazılara ve fiyatlara bakan, ikisini birarada zannediyor.
İstanbullu okurumuz Asuman Güner, 2 şubat günü Capitol'de dolaşırken, Toskana'nın vitrininde vade farkı olmaksızın 6 ay taksitli satış yapıldığını gördü. Deri kaban almak için koşullar çok cazip görünüyordu. Hiç aklında olmadığı halde fırsatı kaçırmamak için hemen mağazaya girdi ve fiyatı 35 milyon lira olan deri bir kaban beğendi. Ancak kabanı taksitle alacağını söylediğinde, fiyat birden bire 47,5 milyon liraya fırlayıverdi!
Bu hesaba bir türlü aklının yatmadığını söyleyen Güner, "o zaman ne diye vitrinlerine vade farkı almadıklarını yazmışlar. Çok üzüldüm ve mağazadan ayrıldım. Ama aklım da kabanda kaldı," diyor.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Capitol Toskana'nın müdürü Erol Özkaner ise şu sıralar indirimde olduklarını ve vadeli satışlar için indirimin geçerli olmadığını söyledi.
İyi de o zaman bu ilan vitrinde ne arıyordu?
Mağazalar koordinatörü Diler Özçevik'e göre sorun, kampanyayla indirim döneminin çakışmasından kaynaklanıyordu. Vadeli satış kampanyasına indirimden önce başladıklarını söyleyen Özçevik, "kampanyadan 10 gün sonra da yüzde 25 indirime girdik. Dileyen müşterilerimiz vadeli olarak indirimsiz fiyattan alıyorlar, dileyenler de peşin olarak alıp yüzde 25'lik indirimden yararlanıyorlar," dedi.
Ancak burada küçük bir yanıltmaca söz konusu galiba. Toskana'nın vitrinindeki "vade farkı olmaksızın 6 ay taksit" yazısını siz görseniz ne düşünürsünüz? Herhalde siz de okurumuz gibi etiket üzerindeki fiyattan vadeli satış yapıldığını zannedersiniz değil mi?
Bu arada Toskana'nın vadeli satış yöntemi de biraz tartışmalı. Taksitli satış herkes için değil, Toskana'nın kredi kartı ya da Visa kredi kartı olanlar için geçerliymiş. Toskana kredi kartı olanlar için sorun yok. Ancak Visa kartı sahiplerine taksit, aslında yasak olan 6 aya slip bölme yoluyla gerçekleştiriliyormuş.