Bekarlık soyadı için Fatma Şahin’den çözüm bekliyoruz

Hafta başında gazetelerde yer alan bir haber, pek çok kadını sevindirdi. Uluslararası gemilerde kaptanlık yapan Hatice Yılmaz Yüksekyıldız, 13 ocak 2011’de evlilik soyadının iptal edilerek, yalnızca bekarlık soyadını kullanmasına karar verilmesi talebiyle dava açmış. Ankara 11. Aile Mahkemesi de bu talebi kabul ederek Yüksekyıldız soyadının silinmesine karar vermiş; gerekçe olarak da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarını göstermiş.
Meğer kızlık soyadını kullanmak isteyen ne kadar çok kadın varmış. Okurlarım, arkadaşlarım, tanıdıklarım ısrarla soruyorlar:
- Bundan sonra evlenecek kadınlardan her isteyen kızlık soyadını tutabilecek mi?
- Evli olup da iki soyadı kullanmak mecburiyetinde kalan kadınlar, şimdi bekarlık soyadına dönüş yapabilecekler mi?
- Bekarlık soyadına dönebilmek için ne tür işlemler yapmamız gerekiyor?

Yüksek Yargı’dan geçit yok
Hukukçulara danıştım. Hatice Yılmaz’ın zaferi maalesef EMSAL teşkil etmiyor, çünkü Yüksek Yargı kararı yok; yani değişen bir şey yok. Dahası bu olumlu kararın bile Yuksek Yargı’dan dönmesi söz konusu. Dolayısıyla yalnızca kızlık soyadını kullanmak isteyen evli kadınların her birinin, Hatice Hanım gibi mahkemeye başvurup dava açması gerekiyor.
Konun uzmanı avukat Habibe Yılmaz Kayar, “Google’a ‘Kadının soyadı olacak mı?’ yazın, bütün sorularınızın yanıtı orada var” dedi. Gerçekten de öyle; ancak üzücü olan oradaki bilgiler 2006’da derlenmiş ve aradan geçen 5 yılda pek çok yeni yasal düzenleme yapıldığı halde kadına bekârlık soyadı konusunda milim ilerleme olmaması.

Hay şu Medeni Kanun’a!
Bugüne kadarki davalarda süreç, davanın hangi mahkeme ve hangi hakime denk geldiğine göre 2 zıt yönde işlemiş.
1) Eğer hâkim, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin altında imzası bulunan Türkiye’nin “Cinsiyet de dahil olmak üzere, hiçbir ayrımcılık yapılmadan
herkesin hak ve özgürlüklerden yararlanmasını taahhüt ettiğinin” bilicindeyse, dava Hatice Yılmaz örneğindeki gibi sonuçlanıyor. Ancak karar daha sonra ya Temyiz Mahkemesi’nden ya da Yüksek Yargı’dan “Medeni Kanunun 187. maddesi gereğince kadın, bekarlık soyadının yanı sıra eşinin soyadını da kullanmak zorundadır” denerek reddediliyor.
2) Diğer seçenekte ise hakimler, yalnızca kızlık soyadını kullanmak isteyen evli kadınlara hiç umut vermeden, dava açıldığı anda Medeni Kanunu gerekçe göstererek derhal reddediyor.
Daha da vahimi Anayasa Mahkemesi bile konu kendisine geldiğinde, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak Medeni Kanun hükümlerini uyguluyor; yani Anayasa’ya aykırı davranarak kadına sadece bekarlık soyadını kullanma talebini reddediyor.

Fatma Şahin göreve…
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Şahin, bakanlıktan KADIN adının çıkartılmasına Haklı Kadın Platformu olarak itiraz ettiğimizde, “Siz tabelaya değil, içeriğe bakın. Göreceksiniz, adında KADIN olan bakanlıktan çok daha yararlı işler yapacağız bu dönemde kadınlar için” demişti. Fatma Şahin’ı yıllardır tanırım. Kimi zaman o aramıştır; kimi zaman ben; her konuşmamızda izlenimim olumlu olmuş, konuşmamız bir işe yaramıştır. AKP hükümetinin politikasında kadın her ne kadar hep aile içinde tarif edilse ve BİREY olarak kabul görmese de ben Sayın Şahin’den, Türkiye’de birey olmak isteyen kadınlara, uluslararası sözleşmelerle tanınmış bir hakkın yıllardır gasp edilmesi karşısında sessiz kalmamasını bekliyorum. Eh zaten hükümetin USTALIK dönemi icraatları da bunu gerektirmiyor mu?