Benim ZAMAN'ım, ne hızlı ne de yavaş geçer

Yılların nasıl olup da "göz açıp kapayıncaya kadar" geçip gittiğini inanın bilmiyorum. Zira benim hayatımda günler teker teker geçip ay olur, aylar da teker teker idrak edilip yıl bitirilir. Bendeniz kendimi bildim bileli hayatı "gerçek zaman"da yaşarım. Dakikaların bile hakkını veririm.Dolayısıyla "Saatler geçmek bilmiyor" da bana pek tanıdık değildir. Saatler kendi doğal akışı içinde geçer. Benim de istisnalarım olabilir tabii. Mesela son zamanlarda katıldığım konferanslarda çok ünlü ve çok uzman konuşmacılar, temcit pilavı gibi eski ezberlerini tekrarladıklarında nefesim daralıyor gibi oluyor, hafakanlar basıyor; oturduğum yerde kaşıntılar tutuyor!Çaresi yok mu? Tabii ki var. Bu tür durumlar için her zaman derhal çare üretmişimdir! Nitekim 2008'de konferans ve seminerlere katılırken daha seçici davranacağım ve böylelikle benim "gerçek zaman"daki yaşantım, kırk yılda bir de olsa kesintiye uğramayacak. Eminim sizin çevrenizde de sık sık "Yıllar göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor" diye yakınanlar vardır. Ben bu duyguyu hiç paylaşamam nedense; hatta "Acaba bende mi bir gariplik var" dediğim bile olur. Her yılbaşı gerek kendim için, gerekse çevremdekiler ve toplum için neyi daha iyi yapabilirim diye kafa yorarım. Geçen yıl tam da bu günlerde, yakın bir gençlik arkadaşımın ani ölümü nedeniyle, kendime dönük hedefler ağır basmıştı:"Daha az işkolik olmalıyım!İş yemekleri öğlense olabilir, ama akşamsa kesinlikle reddetmeliyim.En ilgimi çeken konuda bile olsa, pazar gününe denk gelen toplantıları, doğruca çöpe atmalıyım.İnsanları kırmayı göze alıp, seminerlerde konuşmacı olmak is-te-mi-yo-rum.TV programlarına çok nadir evet demeliyim.Kızımla daha keyifli zaman geçirmek istiyorum.Kızımın beni doğru anlamasını nasıl sağlayabilirim?Arkadaşlarımla, dostlarımla daha sık beraber olmalıyım.Yürüyüş yapmalıyım.1 - 2 kilo versem hiç fena olmaz." 2007 için ne öngörmüştüm? Şimdi gelelim geçen yılki temennilerimin ne kadarının gerçekleştiğine...Daha az işkolik olamadım, ama kendime daha fazla zaman yaratmayı başardım; iş yemekleri öğlense katıldım, akşamsa 1 - 2 istisna dışında kesinlikle reddettim. Sadece pazar gününe denk gelen toplantı davetiyelerini değil, cumartesiye denk gelenleri de -en ilgimi çeken konularda olsalar bile- doğruca çöpe attım.Seminerlere ve TV programlarına konuşmacı olarak katılmama kararımı da büyük ölçüde uygulamayı başardım. Son 2 haftada bozdum bu kuralı. Söyleyecek sözüm olduğu için birkaç TV programına çıktım.Kızımla daha keyifli zaman geçirme ve kızımın beni doğru anlamasını sağlama konusunda da -ikimizin de gayretiyle- sanırım mesafe aldık.Son 2 madde olan yürüyüş yapma ve 1 - 2 kilo zayıflama ise en kötü performans gösterdiğim konular. Kendime göre haklı nedenlerim var tabii! Ayağım ağrıdığı için yürüyemiyorum; ayrıca yürüyüş yapmaya kalktığımda "zaman geçmek bilmiyor!" Yemek yemeyi de, yemek yapmayı da çok sevdiğim için, boğazımı kısma konusunda da her zaman kendime bir mazeretim oluyor. mtamer@milliyet.com.tr Performansım fena değil