Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı TEGV ve Bilgi Üniversitesi, ABD’deki International Youth Foundation (Uluslararası Gençlik Vakfı) ile birlikte Genç Sosyal Girişimci Yarışması düzenliyorlar. 18-29 yaşlarındaki gençlerin katılabildiği yarışmada amaç, Türkiye’de sosyal girişimciliğin yaygınlaşması ve toplumda pozitif değişime öncülük eden gençlerin sayısının artması.
Yarışmanın birincisi yok; 10 finalist seçiliyor. Finalistlerden her birine 3500 lira ödül verilirken, yarışmacılardan en göz dolduran 2’si, Amerika’daki uluslararası yarışmaya yarı finalist olarak gönderiliyor.

Yaşamak, öğrenmektir!
4 yıldır düzenlenen yarışmanın 3 yıldır jürisindeyim. Geçen hafta Türkiye’nin dört bir yanından gelen, birbirinden heyecanlı gençlerin yaratıcılıklarını dinledik. Seçtiğimiz 10 finalistten 2’sinin, günümüzün Tanrı’sı PARA’yı devre dışı bırakıp, girişimlerini TAKAS ve ÖDÜNÇ VERME üzerine şekillendirmelerini çok sevdim.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencisi Ezgi Karaağaç’ın kurduğu Yaşayarak Öğrenme Merkezi YAŞÖM, gençlerin yine gençlerden öğrendikleri, hayatı paylaştıkları ve beraber ilerledikleri bir açık alan. Türkiye’de sivil toplum yapısı içinde eksikliğini hissettikleri “Yaşayarak Öğrenme” yöntemlerini yaygınlaştırmak amacıyla yola çıkmışlar. Aralarında İstanbul Üniversitesi, Marmara ve Yıldız Teknik’in de bulunduğu çeşitli üniversitelerden gençler, yabancı dilden spora kadar, akla gelebilecek her konuda kendi yetkinliklerini, ihtiyacı olan gençlerle paylaşıyorlar.    
ODTÜ Mühendislik mezunu, iş tecrübesi de olan Aysu Erdoğdu, “hem cebimizden, hem de doğadan tükettiklerimizi azaltmak ve paylaşma kültürünü hatırlatmak” üzere kurmuş Eşya Kütüphanesi’ni.

Eşya Kütüphanesi
Yine ODTÜ mezunu bir arkadaşıyla birlikte geliştirdikleri sistemde, gelinlikten matkaba ihtiyacınız olan şeyin, çevrenizde size en yakın nerede olduğunu, internet üzerinden görebiliyorsunuz. Ve komşunuz denebilecek yakınlıktaki evin kapısını çalıp o eşyayı ödünç alıp işiniz bitince geri götürüyorsunuz. Böylelikle yakın çevrenizdeki biriyle en azından 2 kez yüzyüze görüşmüş de oluyorsunuz. Hibe, takas ve 2. el satış da mümkün.
Aysu, işinden ayrılarak kurduğu bu sistemden para kazanmayı da düşünüyor. Yani Eşya Kütüphanesi, ayakları yere basar hale geldikten sonra bir SOSYAL İŞ (social business) olacak ki bana göre hem sosyal fayda sağlayıp hem de para kazanmayı başarmak, şapka çıkarılacak bir durum.

Sözlü Tarih Mirası
Bingöl’ün Solhan ilçesinden gelen 27 yaşındaki ilkokul öğretmeni Enez Çelik, Solhan’ın tanınırlığını artırmak için “Dededen Toruna Sözlü Tarih Mirası” çalışmasını başlatmışlar. Solhan Bilinçli Gençlik Grubu olarak ilçenin yaşlılarıyla uzun söyleşiler yaparak, ilçenin geçmişini kayda geçirmişler. Şimdi de bu söyleşileri topladıkları kitabın satışından elde ettikleri gelirle Solhan’ın sesini Bingöl’de ve çevre illerde duyurmayı amaçlıyorlar.

EtiketlerABD