Biz Karamehmet'ten daha çok sevindik!

Biz Karamehmet'ten daha çok sevindik!


       Yer: New York Borsası.
       Tarih: 11 Temmuz 2000
       Saat: 09:30.
       Biz bir grup talihli gazeteci devasa işlem salonunun ziyaretçilere ayrılan üst galerisinden nefeslerimizi tutmuş, gong sesini bekliyoruz. Çukurova Grubu'nun sahibi Mehmet Emin Karamehmet gonga vurduktan sonra, sağ kolu Osman Berkmen ve Turkcell Genel Müdürü Cüneyt Türktan'la birlikte salyongoz antenli şapkalarını başlarından çıkartıp, salona fırlatıyorlar ve ilk Türk şirketi Wall Street'te işlem görmeye başlıyor. Ve henüz 6 yıllık geçmişi olan bir Türk şirketi 16.7 milyar dolarlık piyasa değeriyle dünya devleri arasındaki yerini alıyor.
       Tam yeni ekonominin yeniden tarif ettiği değerlere uygun bir tablo. Ama bu kez Türkiye dışarıdan seyretmiyor. Bir Türk şirketi de oyunda var.
       Biliyorsunuz yeni ekonominin kurallarında ciro, kar - zarar gibi klasik ölçüler yok. Şirketlerin gücünün tek ölçütü piyasa değeri. Ve bu ölçüte vurduğunuzda bizim Turkcell'imiz Caterpiller'dan Apple'a, Good Year'dan Lockheed'e, Xerox'tan Toy's R US'a, Volkswagen'dan Renault'ya yılların köklü dünya markalarını sollamış bulunuyor.

Dünya devlerini solladı

       Turkcell'in New York Borsası'nda tescil edilen 16.7 milyar dolarlık değerine karşılık Xerox 15.4 milyar dolar, Volkswagen 15.1 milyar dolar Apple 13.6 milyar dolar, Caterpiller 12.7 milyar dolar, Renault 11.2 milyar dolar, Lockheed 6.6 milyar dolar, Good Year 3.2 milyar dolar ve Toy's R US 2.6 milyar dolar piyasa değerine sahip.
       Cüneyt Türktan 1994'te şirkete genel müdür olduğunda sadece 40 bin cep telefonu aboneleri varmış. 1997'de bu rakam 1.1 milyon aboneye, 1998 sonunda 2.3 milyona, 1999 sonunda 5.4 milyona şu anda da 7.5 milyon aboneye ulaşmış. Lisans devrinin yapıldığı 1998'de Turkcell'e ortak olan Çukurova Grubu şirketleri Turkcell'in piyasa değeri olarak defterlerine 2 milyar dolar yazdığında çoğu kişi rakamı abartılı bularak bıyık altından gülmüş. 1999'da "5.5 - 11 milyar dolar aralığında piyasa değerine sahibiz" dediklerinde de pek inandırıcı bulunmamış. Ama önceki gün New York Borsası'nda da tescil edildi ki, sadece 6 yıllık geçmişi olan Turkcell 16.7 milyar dolarlık piyasa değerine sahip. Tıpkı Silikon Vadisi'nin parlak, genç, ileri teknoloji şirketleri gibi. Ve umarız 16 hatta 26 yaşına geldiğinde de bu başarısını korur.
       Karamehmet gonga vururken de Wall Street'te halay çekerken de New York Borsası Başkanı Richard Grasso'dan plaketini alıp, ona hediyesini verirken de her zamanki ser verir, sır vermez halini koruyordu. Elbette çok mutluydu, ama sezebildiğim kadarıyla Turkcell için 16.5 - 20 milyar dolar aralığında biçilen piyasa değerinin en altlara yakın bir yerde oluşması biraz kanına dokunmuş gibiydi. Onun gözünde şirketinin değeri 20 milyar dolara daha yakın bir yerde. Ama Amerikan borsalarında son aylarda yüzde 30'lara varan kayıplar hepimizin malumu. Umarız New York Borsası Başkanı Grasso'nun da temenni ettiği gibi, "Turkcell hisselerinin Wall Street'teki açılış fiyatı tarihindeki en düşük fiyatı" olur.

Karamehmet'e yakıştı

       Wall Street'e ilk Türk şirketinin adım attığı bu tarihi ana tanık olabildiğim için mutluyum. New York'a gitmeye karar verdiğimden beri "Yeni ekonominin kurallarıyla serpilip, kısa sürede New York Borsası'nda yerini alabilen ilk Türk şirketinin sahibi Mehmet Emin Karamehmet'ten başkası olamazdı" diye düşünüyorum. Böylesi bir cesaret gümrük duvarlarıyla büyümüş, stratejisini piyasaya yeni rakiplerin girmesini engellemek üzerine kurmuş, statükonun dışına çıkmamayı yeğleyen, risk almayı sevmeyen gruplardan beklenmezdi herhalde. Bu duygularımı önceki akşamki kokteylde Karamehmet'e de ilettim. Hemen yanında duran Çukurova Grubu Yönetim Kurulu Başkan vekili Osman Berkmen'i parmağıyla işaret ederek, "Her şeyi o yaptı" dedi. Berkmen ise New York Borsası'na girebilmenin teknik açıdan çok zahmetli bir süreç olduğunu, hazırlıkların 2 yıla yakın sürdüğünü söylemekle yetindi. Karamehmet zaten ön plana çıkmamaya hep özen gösterir, New York'ta da Çukurova Grubu'ndan Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin yoktu sarece Turkcell vardı. Bu havanın solunmasına büyük özen gösterildi.
       Kokteylde görüşlerine başvurduğum New York Borsası yetkilileri de ileri teknoloji hiselerinin işlem gördüğü Nasdaq'a girmenin New York Borsası'na girmekten çok daha kolay olduğunu çünkü Nasdaq'ın ABD Sermaye Piyasası'nın sıkı kurallarının dışında tutulduğunu belirttiler. Buna karşılık New York Borsası'na girebilmenin çok daha prestijli olduğunu, daha uzun süre piyasada var olayı amaçlayan ve daha büyük şirketlerin New York Borsası'na girebilmeyi hedeflediğini söylediler. Yetkililerden öğrendiğime göre bugün Wall Street'te 50 ülkeden 3200 kadar şirket var. Bu sayıya her yıl ancak 2 - 3 yeni ülke ilave oluyor. Yılı yarıladığımız halde bu yılki ilk yeni ülke Türkiye.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR