Bizim "sol" Financial Times'ı fena yanılttı

İşçi Partisi'nin Ermeni Konferansı'nı protesto yürüyüşü, İngiliz gazetesinde konferansı yasaklayan mahkeme kararını protesto olarak yer aldı

Cumartesi günkü İngiliz Financial Times gazetesinin 2. sayfasının tam göbeğinde, Doğu Perinçek'in İşçi Partisi'nin Ermeni Konferansı'nı protesto ettiği yürüyüşten koskoca bir fotoğraf var. Büyük bir Türk bayrağının da bulunduğu fotoğrafta protestocuların taşıdıkları "Üniversitede Sorosçu istemiyoruz", "Ermeni soykırımı, uluslararası bir yalandır", "Soykırım yalanı, Amerika'nın oyunu" yazılı pankartlar açıkça görülüyor. Ancak ciddi - oturaklı Financial Times'cılar, -bizim kendimize özgü garipliklerimizi gözden kaçırdıkları için olsa gerek- fotoğrafın altına bakın ne yazmışlar: Türkiye Avrupa Birliği'ne aday ülke konumuna gelince, Batı medyası da bizi Avrupalı bir ülke statüsünde görüp, ona göre değerlendirmeye başladı. Hani sanki oradaki ölçüler bizim için de geçerliymiş gibi... Hal böyle olunca, hayli komik durumlar ortaya çıkabiliyor tabii. "Türkiye'nin sol eğilimli İşçi Partisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde 1. Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin öldürülmesine odaklanacak Ermeni Konferansı'nın mahkeme kararıyla durdurulmasını protesto için yürüyüş yaptı. Konferansın başlamasına saatler kala gelen yasaklama kararı katı milliyetçiler tarafından desteklenirken; hükümetin bakanları, Avrupa Komisyonu ve Türk medyasının büyük çoğunluğundan tepki aldı. Organizatörler, Boğaziçi Üniversitesi'nde yapılması yasaklanan konferansın bir başka üniversitede yapılabilmesi için kolları sıvadı." FT'nin fotoğraf altı Avrupa'da sol etiketi taşıyan partilerin, milletlerin kendi tarihleriyle hesaplaşması gibi konularda sağ partilere oranla daha toleranslı yaklaştıkları, milliyetçi sendromları aşarak bu gibi konuları tartışmaya eğilimli oldukları varsayıldığından ve aksi düşünülemediğinden, Financial Times fena yanılmış. Türkiye'nin Ermeni sorunuyla yüzleşmesi söz konusu olduğunda da, onların bakış açısıyla "Herhalde bunu sağ ve milliyetçi kuruluşlar istemez, sol ve dünyaya açık partiler ister" gibi bir önyargı söz konusu. Ve bu önyargıyla fotoğrafa tamamen yanlış bir altyazı yazılmış. Oysa bizde kendine sol etiketi vermiş olanların önemli bir kısmı bugün en milliyetçi saflarda yer alıyor, Türkiye içindeki etnik azınlıklara bile tahammülleri yok... Şaka gibi değil mi? Financial Times'çılara naçizane tavsiyem, yazı işlerine tez vakitte Türkçe bilen bir editör takviyesi yapmaları. Aslında her fırsatta Türkiye'yi haber yapmaya başlayan diğer gazeteler için de geçerli bu tavsiyem. Batı medyasına tavsiyelere başlamışken(!), sol konusunda paradigma değiştirmeleri gerektiğini de hatırlatmadan geçemeyeceğim. Zira bugün Avrupa'daki sol içinde de milliyetçi, dışlamacı eğilimlerde belirgin bir tırmanış var. Nitekim Almanya'daki son seçimlerde en Türk düşmanı olan partilerden biri Yeni Sol Parti'ydi ve Almanya'da artan işsizliğe karşı seçmenden "Göçmenleri almayalım, kendimize dayanalım," sloganlarına sarılarak oy almaya çalıştı.Tamam bizim sol her zaman bir tuhaftı, tepeden inmeciydi, halka uzaktı ama işçi sınıfının doğal uzantısı olarak doğan Avrupa soluna da son dönemde bir haller oldu. Bütün suç, ucuz işgücüyle tüm dünyada dengeleri altüst eden Çin'de! Özet: Küreselleşme pek çok alanda en az 100 yıldır bilinen ezberi bozduğu gibi, sol partileri de serseme çevirdi. Bu arada Türkiye'nin kendine özgü solu, Avrupalılar için başlı başına bir inceleme konusu olabilir. mtamer@milliyet.com.tr Türkçe bilen olmayınca