Bursa, medikal ve termal turizmle atağa kalkıyor

Bursa dendi mi aklınıza ilk ne gelir? Şeftali ve kestane şekeri de diyebilirsiniz, ipek böceği ve şifalı termal su da, tekstil ve otomotiv üretim üssü de... Tarihe meraklı olanlarınız içinse Bursa, Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış ve halen 6 padişahın mezarlarının bulunduğu kenttir.
Gazetemiz Milliyet’in Anadolu iş dünyasıyla buluşma toplantılarının beşincisinde önceki gün durağımız Bursa’ydı. Bu dönem Bursa milletvekili olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın da katıldığı toplantıda Hıristiyanların kutsal kitabı İncil’in son şeklini İznik’te aldığını, ilk Organize Sanayi Bölge’mizin Bursa’da kurulduğunu ve Türkiye’nin gıda üretiminin % 58’inin bu ilimizde gerçekleştiğini öğrendik.

Meleklerin bohçasından...
Vali Şahabettin Harput, Bursa’yı masal kıvamında anlattı bizlere: “Rivayet odur ki Allah meleklerin eline, içi güzelliklerle dolu bir bohça vermiş ve gökyüzünden her ülkeye birer-ikişer dağıtmalarını istemiş. Sıra Bursa’ya geldiğinde bohçanın bağı çözülmüş ve içindeki güzelliklerin hepsi Bursa’ya dökülmüş.”
Arınç’ı ve Harput’u dinlerken ister istemez, Bursa bu kente bahşedilmiş tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerden yeterince yararlanabiliyor mu diye düşünmeden edemedim. Evet Türkiye’nin toplam araç ihracatının % 53’ü Bursa’ya ait, ama bu ihracatı gerçekleştirebilmek için yapılan ithalat rakamı ihracattan daha yüksek. Bütün zenginliklerine rağmen Bursa yeterince katma değer üretemiyor.
Aslında üretemiyordu demem lazım. Zira Arınç’ı dinlerken, Bursa’nın kendi zenginliklerini yüksek katma değere dönüştürmek üzere çok önemli adımlar atmakta olduğunu öğrendim. Türkiye’deki ilk Uluslararası Geriatri Kongresi’nin geçen yıl Bursa’da toplanması da tesadüf değil; yıllar yılı Bursa’yı görmezden gelen 5 yıldızlı ünlü yabancı otel zincirlerinin son dönemde Bursa’ya akın etmeleri de...
Sondaj çalışmaları sonucu Bursa’nın merkezinde termal su bulmuşlar. Dolayısıyla bugüne kadar Çekirge’den döşenen borularla Çelik Palas Oteli’ne gelmekte olan termal su, artık Bursa’da yapılan yeni otellere de talepleri doğrultusunda verilecek. Ve Arınç’ın deyişiyle “Bursa, Roma ve Bizans’ta sürdürdüğü termal kent olma özelliğini yeniden kazanacak.”

5 yıldızlı otel akını
Bizim toplantının yapıldığı Hilton Oteli daha 5 ay önce açılmış; gıcır gıcır, yepyeni. Ordu ve Urfa’dan Mardin’e kadar değişik illerimizde toplam 22 tane Hilton varken, Bursa’ya daha yeni sıra gelmesi tuhaf değil mi? Sadece Hilton olsa iyi! Crowne Plaza, Sheraton, Divan... Hepsi peşpeşe açılıyorlar ve Bursa’da bugüne kadar 7666 olan yatak kapasitesine 4 bin daha ekleniyor. Çünkü...
Bursa, önümüzdeki dönemde sadece termal turizmde değil, sağlık turizmi için de yurt dışından hasta-turist bekliyor. Hastaneleri de yenileyerek bunun aktif pazarlamasını yapacaklar. Batı’da 3 bin dolara yapılan bir tedaviyi, yol-yatak dahil 800 dolara sunarken, oralardaki sağlık sigortalarından yararlanmayı da hesap ediyor. Bu arada şimdiden Arap turist sayısı % 50 artmış. Daha da yükseleceğinden kuşkuları yok.
Özetle Bursa doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini, termal ve medikal turizmle birlikte paketleyerek (ve 4 yıl önce Türkiye’ye gelen İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in öğle yemeği için Osmanlı’nın başkentini tercih etmesini de hatırlatarak) yurt dışından cebinde parası olan yaşlı turist bekliyor. Bulmakta zorluk çekeceklerini hiç sanmıyorum.