Büyükekşi: İhracata kadının elinin değmesi gerekiyor

AKP hükümeti, kadınların iş hayatına katılmasını istiyor mu, istemiyor mu? Bir türlü tam karar verebilmiş değilim.
Galiba durum şu: 25’i erkek olan 26 kişilik Bakanlar Kurulu’nda büyük çoğunluk, aslında kadının çalışmasını ruhen hiç istemiyor. Ancak bir de hayatın gerçekleri ve tek otorite Başbakan Erdoğan’ın koyduğu 2023’te dünyada en büyük 10 ekonomi arasında yer alma hedefi var!
Ve tüm kabine üyeleri,
2 trilyon dolarlık GSYH, 500 milyar dolarlık ihracat hedefi yolunda canla-başla çalışırken, karşılarına Dünya Bankası’ndan Birleşmiş Milletler’e tüm uluslararası kurumların raporlarındaki veriler ve projeksiyonlar çıkıveriyor. Hepsinde de ağız birliğiyle “Türkiye’de kadınların her alanda katılımını artırmadan, 2023 hedeflerine ulaşması kesinlikle mümkün olamaz” deniyor.
Evet, bir tarafta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, özel sektörden de destek alarak kurduğu “İşte Eşitlik Platformu” ile halen % 30’un altında olan kadın istihdamının 2023’te % 40’a yaklaşabilmesi için var gücüyle çalışıyor.

Çelik ‘şahsen’ karşı
Diğer yanda ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, geçen hafta sonu Şanlıurfa’da Milliyet’in toplantısı sonrasında çaylarımızı yudumlarken, kadının asli görevinin annelik ve ailenin çekilip çevrilmesi olduğunu belirterek şöyle diyor: “Benim annem de babam da hayatta; ama bir derdim olduğunda annemi yanımda isterim. Her çocuk için bu böyledir. Şahsi fikrim, kadının çalışmamasıdır; evdeki çalışmaları için gerekiyorsa, düzenli belli bir aylık bağlanabilir.”

1 yılda 6 bin girişimci
Açıkçası bu haftaya, iş yasalarını düzenlemekten sorumlu Bakan Çelik’ten duyduğum bu cümlelerin karamsarlığıyla girmiştim. Neyse ki Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi sayesinde yeniden bardağın dolu tarafını görmeye başladım.
Ekonomi Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, TİM ve Halkbank’ın desteğiyle (yani hükümetin himayesinde) düzenlenen Uluslararası Kadın Girişimciler Forumu’nda Büyükekşi aynen şöyle demiş:
“21. yüzyıla inovasyon ve girişimcilik şekil veriyor. Kadınlar da bu yüzyıla akıl ve alın teriyle can veren damarlardır. Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlar, ekonomik hayata nüfusun diğer yarısı kadar katkıda bulunmadıkça, 2023 hedeflerine ulaşmak zor. Artık şunu biliyoruz ki, ihracatımıza kadın elinin daha fazla değmesi gerekiyor. Biz de bu noktada kadınların lehine pozitif ayrımcılık yapıyoruz.”
Büyükekşi’nin verdiği rakamlara göre 2012’de kadın işveren sayısı, bir önceki yıla göre 6 bin artmış. Yine geçen yıl işe giren 1 milyon kişinin 500 bini kadın ve bu bir rekor. Eh devletin Halk Bankası da kadın girişimciyi uygun kredi koşullarıyla destekliyor. Ama bir sorun var:

Betül Mardin örneği
Tek otorite Başbakan Erdoğan, kadınlarımıza “en az 3 çocuk doğurun” talimatını verdi; hatta bu yöndeki teşvik önlemlerine baktığımızda 5 çocuğa kadar yolu var gibi duruyor! Peki sayın yetkililer; kadınlar peşpeşe bu kadar çocuk doğururken, nasıl girişimci olacaklar ya da çalışma hayatına katılacaklar da Türkiye 2023 hedeflerini yakalayacak?
Toplantıda PR dünyasının duayeni Betül Mardin, 40-50 yıl önceki anılarını anlatırken “Haldun Dormen’le evlendiğimde çalışmamı istememişti” demiş. Ama görüyorsunuz bugün 86 yaşında ve hâlâ işinin başında. AKP’li bakanlar, ruhen “kadının yeri evidir” düşüncesinde olsalar da bu zihniyet hayatın gerçekleriyle çelişiyor. Ayrıca ben bugün her kadının içinde bir Betül Mardin yattığına inanıyorum.