Caroline Koç’un yerinde olmak istemezdim

Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Başkanı Caroline Koç’un işi, diğer STK başkanlarına göre çok daha zor; hani yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal misali... Geçen akşam Koç’u birkaç meslektaşımla birlikte dinlerken, benim yüreğim daraldı.
Rahmetli Vehbi Koç’un, dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın da desteğiyle “Nüfus artış hızımız azalsın ki, insanlar daha müreffeh bir hayat yaşayabilsin” diye kurduğu TAP Vakfı, bugün gelinen noktada iyice köşeye sıkışmış durumda. Koç’la sohbetimizin üzerinden 24 saat geçmeden, Konya’da halka seslenen Başbakan Erdoğan, yine “Gençler, evleneceksiniz. En az 3 çocuk doğuracaksınız. 2071 neslini siz yetiştireceksiniz” demeyi ihmal etmedi.
Hey gidi TAP Vakfı! Prezervatif kullanımını teşvik için, yurt çapında büyük ses getiren ne müthiş kampanyalar yapmışlardı... Şimdi tekrarlamaya kalksalar, dünya başlarına yıkılır; zaten Başbakan tam tersini işaret ederken ne televizyonlar yayınlar, ne de gazeteler!

Kızlar haklarını bilmeli
Peki şimdi ne yapıyor TAP Vakfı? Koç’un kendi sözleriyle aktarıyorum:
“Kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalarımızı yaygınlaştırmak istiyoruz. Kız çocukları haklarını bilerek yetişmeli, kendi gelecekleri için kendileri karar verebilmeli. Böylece erken evlilikleri, çocuk yaşta anneliği ve kadına yönelik şiddet gibi sorunları önleyebiliriz.”
Bu arada TAP Vakfı son 2 yıldır, kadın sağlığıyla ilgili projeler de yürütmeye başlamış. Ailelerin temel sağlık hizmetlerinden etkin bir şekilde yararlanmasını amaçlayan ‘Kadın Sağlığı Eğitim Programı’ ile 3500 kadına ulaşmışlar. ‘Güvenli Annelik Eğitimi’ alanında da faaliyetleri olduğunu söyleyen Caroline Koç, bu programla gebelerin sağlık hizmetlerine erişimlerini artırmaya çalıştıklarını belirtiyor. Vakfın “Cinsel Sağlık Eğitim Programı” ise ergenlere cinselliğin doğru bir şekilde anlatılmasını hedefliyor. 9 ile 18 yaş aralığındaki 50 bin ergene ulaşan bu programın kitapçıkları o kadar güzel hazırlanmış ki...

Ateşten gömlek
Yapılanların hepsi çok yararlı, ama Vakfın kuruluş amacıyla ne kadar örtüşüyor diye ister istemez düşünüyor insan. Öte yandan da kabul etmemiz lazım ki TAP Vakfı kurulduğundan bu yana Başkanlık koltuğunun en ateşten gömlek haline geldiği dönem Caroline Koç’a denk düşmüş.
Gerek kurucu başkan Vehbi Koç’un, gerekse sonraki başkanlar Feyyaz Berker ve Baran Tuncer’in çok daha rahat bir ortamda çalıştıklarına kuşku yok. Vakıf ve derneklerin, kamu otoritesiyle işbirliği yapmaları, başarıyı katlayan çok kritik bir halka. Örneğin biz Milliyet’in Baba Beni Okula Gönder eğitim seferberliğini, hükümetin Haydi Kızlar Okula kampanyasıyla eşzamanlı yürüttüğümüz için kısa sürede önemli mesafe katetmiştik.
Şu anda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, kadın STK’ların hemen her projesinin arkasında duruyor. Ancak gazeteci arkadaşlarımızdan birinin sorusu üzerine Koç, Şahin’in bakanlığıyla birlikte yürüttükleri hiçbir proje olmadığını, kendilerinin de zaten başvuruda bulunmadıklarını dile getirdi.

DİĞER YENİ YAZILAR