CHP gerçekten yenilenecekse, kadın kotasını es geçemez

CHP’nin 2 numarası Genel Sekreter Nihat Matkap, Taraf gazetesinde Neşe Düzel’in sorularını yanıtlarken, pazar günkü Tüzük Kurultayı için “CHP’de devrim niteliğinde değişiklikler yapılacak” demiş ve birkaç örnek vermiş:
“ - 975 bin üyemiz var.
Kimse imtiyazlı olmayacak.
Herkes belediye başkanı, milletvekili olabilecek.
- Dünyada sol partiler
üye-örgüt-kadro ve program partileridir. Aslında gücümüzü liderden almayız, ama son yıllarda biz bu anlayıştan koptuk.”
Sayın Matkap “dünyadaki sol partiler” derken, CHP’lilerin her fırsatta gönderme yaptıkları Avrupa’daki sosyal demokrat partiler açısından çok önemli olan kadın kotasına hiç değinmemiş. Zaten tüzük değişikliğiyle ilgili son haberlere baktığımızda da CHP Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nın bu yöndeki taleplerinin, dikkate alınmadığını görüyoruz.

Kadın Kolları’nın talebi
Dün Habertürk’te bir haber vardı: “Son şekli verilecek yeni tüzüğe, talep edilen değişikliklerin büyük kısmı yansırken, MYK (Merkez Yürütme Kurulu) üyelerinin PM (Parti Meclisi) tarafından seçilmesi, Hazine yardımının % 40’ının teşkilatlara dağıtılması ve olağanüstü kurultay talebinin % 20’den % 10’a çekilmesi kabul görmedi.” Gördüğünüz gibi Kadın Kolları’nın en az % 33’lük kota talebi, reddedilenler bölümüne bile girememiş.
Oysa tüzük değişikliği için herkesten görüş istenirken Kadın Kolları Genel Başkanlığı, sadece Parti Meclisi üyeliğiyle sınırlı olan
% 25’lik kotanın, MYK’dan milletvekili adaylıkları ve İl Genel Meclisi’ne, partinin tüm organlarında uygulanmasını ve en az % 33’e yükseltilmesini talep etmişti. CHP’nin 975 bin üyesinden
300 bininin kadın olduğu da
hatırlatılarak aday cetvellerinde ilk
2 sıradaki adayların farklı cinsiyetlerden olması ve birbirini izleyen 3 adayın aynı cinsiyetten olmaması gibi taleplerde bulunmuştu. Kadın Kolları bir de özerklik istiyor (kendi başkanlarını kendilerinin atamaları gibi).

Kotalı pankartlar
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu kadın kotasına karşıymış. Kadınlar kotayla değil, mücadele ederek partide kendilerine yer açsınlar diyormuş. Tıpkı Başbakan Erdoğan’ın yaptığı ve dünyadaki muhafazakâr partilerde olduğu gibi... Daha 8 ay önceki son seçimlerde kimi illerde CHP aday listelerindeki ilk sıraların büyük paralar karşılığı satıldığı dedikodularının bile dolaştığı bir partide kadınlar dilleriyle kuş tutsalar, kota olmadan CHP’de kendilerine yer açamazlar. CHP’de suların durulması daha çooook zaman alır; kadınların önünü açmak olsa olsa bu süreci kısaltır.
Kılıçdaroğlu, bu kurultayın diğerlerinden farklı olarak bir şölen havasında geçeceğini, 81 ilin şarkılarının söyleneceğini belirtmişti. Prof. Binnaz Toprak’tan Gülsün Bilgehan’a, Önay Alpago’dan Sema Kendirci ve Sena Kaleli’ye kotada ısrar eden CHP’li bir grup kadın milletvekili ve PM üyesi ise kurultayda bu taleplerini pankartlarla dile getirmeye hazırlanıyorlar. Erkek milletvekillerine ve 81 ilden gelecek parti yöneticilerinin ellerine de vermeyi düşündükleri pankartlardaki slogan şöyle: “CHP’nin rotası, kadın kotası.”
Toplumda eşitliği, adaleti ve özgürlüğü savunan Kılıçdaroğlu’nun, bunu önce partisinde uygulaması gerekmez mi? Fiili eşitlik sağlanıncaya kadar uygulanacak kota, kadının siyasette eşit olmasını sağlayacak bir adalet mekanizmasıdır.
CHP’de devrim yaratmak için yola çıkan ve Avrupa’nın sosyal demokrat partilerini referans gösteren üst yönetimin, kadın kotasını yeniden değerlendireceğini umut ediyorum.