Davos’un ilk gününde liderler resmigeçidi

İlgiyle dinlenen Ukrayna Devlet Başkanı, kurşunlanan troleybüs kaportasıyla kürsüye çıktı

Davos

Programımız her yıl olduğu gibi yine çok yüklü. Sabahın köründen gece yarılarına kadar bir toplantıdan diğerine koşuşturuyoruz. Dijital çağda büyüme, enerji, Ortadoğu, yoksulluk ve iklim değişikliğiyle ilgili oturumların yanı sıra sadece ilk gün izlediğim ülke liderlerini saydığımda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Liderler resmigeçidi, ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore’un hepimizi ürküten iklim değişikliğindeki son gelişmeleri anlattığı sunumuyla başladı. Kendinden fazla emin hali iticiydi.
Ardından İtalya’nın genç Başbakanı Matteo Renzi’yi dinledik; bisikletiyle işe gidip geldiği belediye başkanlığı günlerinden pek farklı bir hali yoktu.
Kurşunlanan troleybüs
Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, heyecanıyla ve beden diliyle ilk dakikadan Davos ahalisini avucunun içine alıverdi. Söylediklerine sonuna kadar inanan ve düşündüklerini karşısındakilere aktarmakta hiç zorlanmayan bir hali vardı:
Rusya’ya Ukrayna’nın doğusunda konuşlandırdığı 9 bin askerini, 500 tankını, ağır toplarını geri çekmesi ve ateşkes planına uyması için çağrı yaptı. Enerjide 2 yıl sonra kendine yeterli hale gelecekleri müjdesini verdi. Davos ahalisini Ukrayna’ya yatırıma davet ederken IMF’ten de varolan stand-by anlaşmasının yerine finansal istikrar ve sürdürülebilir büyüme için çok yıllı bir düzenleme talep etti.
Sonra aniden kürsüden inip fotoğrafta gördüğünüz kurşunlanmış kaporta parçasını Davos ahalisine gösterirken ses tonunda sitem vardı. Paris yürüyüşüne katıldığının ertesi günü Ukrayna’da Rus yanlılarının bir otobüs durağını ağır top mermileriyle taradıklarını ve hasar gören tramvay ile troleybüsteki 13 yolcunun yaşamını yitirdiğini, 30 kişinin de yaralandığını anlattı. Poroşenko’nun konuşmacı olduğu birkaç oturum daha vardı ama bölgede gerginliğin tırmanması üzerine Davos ziyaretini kısa kesip Kiev’e döndü.
Davutoğlu ve G20
Poroşenko’dan sonraki konuşmacı Başbakan Ahmet Davutoğlu’ydu. Ne var ki Ukraynalı liderin konuşması sona erer ermez yarısına kadar dolu olan 600-700 kişilik salon hızla boşaldı ve biz Türkler, Davos’a gelen bütün bakanlar, yüksek bürokratlar, eşleri ve Türk işadamlarıyla 50-60 kişi kalıverdik. Davutoğlu G20 üzerine kapsamlı bir konuşma yaptı; kendini çok iyi ifade etti.
Ev sahibi İsviçre’nin Devlet Başkanı Simonetta Sommaruga, Paris’teki katliama atıfta bulunarak başladığı konuşmasında, bugün dünyada bütün olup-bitenleri, küreselleşme süreci ve teknoloji devrimiyle ortaya çıkan değişikliklerin kaçınılmaz sonucu olduğunu ve bu yeni durumla baş etmek konusunda kimsenin işinin kolay olmadığını anlattı.
Çin Başbakanı Li Keqiang’in, önceki yıllarda Davos’ta dinlediğimiz Çinli liderlere oranla daha cilalı ve Batı standartlarına yakın bir hali vardı.
İngiltere eski Başbakanı Tony Blair ise konuşmacı olarak katıldığı bir oturumda küçük bir şok yaşadı. İzleyicilerden biri “radikal İslamcıların dünyada bugünkü duruma gelmelerinde, 12 yıl önce Irak’ı işgal etme kararıyla sizin de sorumluluğunuz olduğunu kabul edin” diye ayağa kalkınca salondan yoğun alkış aldı. Blair’in yanıtı ise o dönemde George Bush’la aldıkları kararın, diğer siyasi kararlar gibi her zaman tartışılabileceğiydi; ancak radikal İslamın 10 yıllar öncesinden gelişip palazlanmaya başladığını da unutmamak gerekti...
Dünkü liderler resmigeçidi ise Mısır Devlet Başkanı Abdel Fattah Said El Sisi ile başlayıp, Almanya Başbakanı Angela Merkel’le devam ediyordu.