Değişmeyi otomatiğe bağlayın

Değişmeyi otomatiğe bağlayın

Meral TAMER

Demirel'in 30 - 35 yıllık temcit pilavlarıyla Taner'in enflasyonu düşürme balonları ve Çiller'in zırvalarını bu yıl günü gününe sizlere aktaramadığım için özür diliyorum!
"Kendimi nasıl geliştirebilirim?
İşimi nasıl daha iyi yapabilirim?
Günlük yaşantımdan beni rahatsız eden unsurları nasıl dışlayabilirim?"
Her yıl sonunda ve yaz tatilinde bu sorular etrafında kafa yorardım.
İlk kez bu yılbaşı böyle bir gereksinim duymadığımı, bu yazıyı yazmaya oturduğumda hayretle farkettim. Galiba yaz tatilinden beri bu sorgulamayı otomatik olarak her gerektiğinde yapar hale gelmişim.
Lester Thurow ve Michael Porter gibi yönetim gurularını dinleye dinleye mi, yoksa başdöndürücü hızla yaşanan değişime ayak uydurma çabamın doğal sonucu olarak mı bu hale geldim bilemem. Ama bildiğim şu:
Kendimi ve çevremle ilişkilerimi sürekli sorgulama ve aksayan bir yön görüyorsam anında müdahale etme alışkanlığını edinmem sonucunda bugün yeni bir yıla başlarken ne kızımla, ne asistanlarımla, ne de yakın dostlarımla ilişkilerimde belirgin bir rahatsızlık duyduğum ya da radikal bir değişimi öngördüğüm yönler yok. Olsa olsa sevdiklerimle gelecek yıl daha sık görüşme arzumu dile getirebilirim.
"Zamanım yok" bahanesini hiç inandırıcı bulmadığım için, demek ki 1998'de iş seyahatlerinden ve yoğun çalışma temposundan bir kaydırma yaparak zamanı planlarken dostlarımla beraber olmaya daha fazla özen göstereceğim.
Kendimi sorgulamayı 6 aylık dönemlerden 365 gün ve 24 saat sürekliliğe dönüştürmemde, kuşkusuz gazeteci olarak katılma olanağı bulduğum toplantıların da payı var. Gerek Siemens, ABB, Nokia, Elektrolux gibi dev şirketlerin tepesindeki dünyaca ünlü yöneticilerini, gerekse ünlü yönetim gurularını dinleye dinleye, ister istemez şirketler için geçerli olan değişimi kendime de uygular oldum galiba.
Gazeteci olarak katılmamız istenen, davet edildiğimiz toplantılar çok geniş bir yelpazededir. Bunlar arasından seçim yaparken, bu yıl tercihimi özellikle, yeni birşeyler öğrenebileceklerim ve siz okurlarıma orijinal gelecek konuları akratabileceklerim yönünde kullandım. Dolayısıyla dünyaca ünlü yabancıları kısa aralıklarla izledim.
Bir parantez: (Alternatifi, Güneş Taner gibi bakanlarımızın, ya da Süleyman Demirel gibi Cumhurbaşkanımızın katıldıkları ve 5 - 10 yıldır, hatta 30 - 35 yıldır temcit pilavı gibi aynı sakızların çiğnendiği toplantıları, ya da iktidarlara veryansın edilip hiçbir olumlu fikir üretilmeden eleştirilerle insanların içlerini boşaltıp ferahladıkları toplantıları izleyip sizlere aktarmak olabilirdi. Tabii böyle bir seçim yapsaydım, hezeyan içindeki DYP lideri Prof. Tansu Çiller de zırvalarıyla sık sık bu köşenin konuğu olurdu.)
Türkiye'nin ve siz Milliyet okurlarının çok gerisinde kalan siyasetçilerimizi, kendi sinir sistemim de kaldırmadığı için bu yıl tümüyle yok varsaydım.
Ve sonuçta yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar misali iş öyle bir noktaya geldi ki, sizler için seçtiğim toplantılara, kendi öğrenme açlığımı gidermek için katılıyormuşum da, o toplantıları sizlere geniş olarak yansıtmam, kendimi yenileme çabamın bir yan ürünüymüş gibi hissettiğim bile oldu.
Bugün kendimden bu kadar çok söz etmemin nedeni, aslında "kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" misali sizleri, kendinizi sürekli yenilemeniz konusunda yeni bir yıla girerken harekete geçirmek.
Esnek olmaya, kalıplaşmış davranışların dışına çıkmaya çalışın. Eskiden doğru varsaydığınız pek çok ölçüt ve değeri günümüzün hızlı değişim çağında sorgulayıp güncelleştirmeye mutlaka zaman ayırın. Gerek iş yerinizde, gerekse özel yaşantınızda sorunlu ilişkilerin üstesinden ancak içtenlik, şeffaflık ve dialogla gelebileceğinizi unutmayın.
Yeni yılda size önce sağlık, sonra da beklenmedik hoş sürprizlerle dolu günler diliyorum.




Yazara EmailM.Tamer@milliyet.com.tr