Demirel'le Uzanlar'ın yakınlığı

Demirel'le Uzanlar'ın yakınlığı



Doğrudan yabancı sermaye girişinde ilk kez eksiye düşüldüğüyle ilgili dünkü yazım üzerine, sanki birileri tarafından yönlendirilmiş gibi aynı soru etrafında peş peşe birkaç telefon geldi:
"Uzan Grubu'nun Motorola ve Nokia'yı 3 milyar dolar dolandırdığından hiç söz etmemişsiniz. O paralar ödenmeden Türkiye'ye yabancı sermaye gelmez!"
Motorola, bir süredir her fırsatta bu havayı yansıtmaya çalışıyor. Zaten gerek Ecevit'in, gerekse Erdoğan'ın başbakan olarak ABD'yi resmi ziyaretlerinde de, Motorola meselesi ısıtılıp ısıtılıp masaya konuluyor. Bayındır Grubu'nun Romanya'daki bankası zora girdiğinde de benzeri bir hava yaratılmaya çalışılmış, Ecevit başkanlığındaki koalisyon hükümeti, bizim vergilerden 75 milyon doları acilen Romanya'ya yollamamış mıydı? Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın da kulaklarını çınlatalım!

Motorola da suçlu
Motorola çapında bir Amerikan şirketinin 2.2 milyar dolar dolandırılabilmesi için, mutlaka içeriden birilerinin bazı kural dışı işlemlere göz yumması, hatta rüşvet ya da şantaj türü unsurların da devrede olması gerek. Uzanlar'ın akla havsalaya sığmayan dolandırıcılık yöntemlerinin, en profesyonel CEO'ları bile gafil avlamış olabileceğini hesaba katsam da, her işin belli riskleri vardır. Motorola gibi bir şirketin en tepesinde oturmanın da büyük avantajlarının yanı sıra bu tür riskleri olması doğaldır. Kaldı ki Motorola, daha bu alacak meselesi ortaya çıkmadan, büyük mali sorunlarla karşı karşıya kalmamış mıydı? Yani işler güllük gülistandı da, Uzanlar dolandırınca bozuldu türünden bir durum kesinlikle söz konusu değil.

Demirel'e hediye
Tesadüfe bakın ki Bayındır Grubu'nun Romanya'daki bankasının kuruluşundan batışına kadar geçen sürede çeşitli bahaneler yaratıp 7 - 8 kez Romanya'ya giden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Cem Uzan'ın Çubuklu'daki villasında önceki gün ele geçirilen belgelerde de karşımıza çıkıvermez mi? Demirel ve eşi Nazmiye Hanım'ın, Güneş Taner'le birlikte Telsim'in ücretsiz telefon hizmetinden sınırsız olarak yararlanabilen 100 ayrıcalıklı kişi arasında yer aldıklarını 19 Şubat günkü Vatan gazetesinden öğrendik. (Bakınız yandaki kupür)
Hiç şaşırmadım. Oysa Demirel'in emekli Cumhurbaşkanı olarak bir süre önce Amerika'ya gidip, adını hatırlayamadığım bir üniversite tarafından fahri doktor unvanıyla onurlandırılmasına epey şaşırmıştım. Üniversitede bir Türk Enstitüsü mü açıldı ya da yüklü bir bağış mı yapıldı da Demirel'e fahri doktora veriliyor diye araştırırken, emekli Cumhurbaşkanımızın aslında Motorola ihtilafını çözmek üzere Amerika'ya gittiğini kulaklara fısıldayanlar olmuştu!

Demirel'le Kemal Uzan
Biliyorsunuz baba Kemal Uzan'la, Amcamız (Murat Demirel'in) Süleyman Demirel, üniversite yıllarından İTÜ'den arkadaşlar. Bu arkadaşlık, 70'li yıllarda Demirel başbakanken İzmir Olimpiyat Stadı ihalesinin Kemal Uzan'a verilmesiyle perçinlenmiş. Özal döneminde Uzanlar iktidara yanaşıp, Ahmet Özal ve Cem Uzan'ın Türkiye'nin ilk özel TV'si Magic Box'ı kurdukları sıralarda Demirel'le araları bozulmuş. Ama Demirel iktidara yeniden gelince Baba Uzan ve 2 oğlu Ankara'ya giderek el öpüp Demirel'e bağlılık bildirmişler. Bu arada Ahmet Özal da Magic Box'tan kapı dışarı edilmiş...

Demirel'in sayesinde...
Milliyet'te 26 Kasım 2003'te yayımlanan ve yukarıda görebileceğiniz haber, Demirel'in Uzan Grubu'nu kayırdığının bir başka kanıtı. Habere göre Çiller hükümeti Çukurova Elektrik A.Ş. ÇEAŞ'ın imtiyaz sözleşmesinin iptali için 1995'te karar almış. Ancak Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Demirel veto ettiği için Çiller hükümetinin aldığı bu karar yürürlüğe konamamış.