Demirellerin 2005 günlüğü

Cumhurbaşkanıyken "banka sektöründeki muteber ve tecrübeli bir kişi olarak dürüstlüğünden kuşku duymadığı" yeğeni Yahya Muratla amcasının kesişen kaderi!

Dün işe gelirken radyoda, CHPye başkan arayışıyla ilgili bir habere dakikalarca güldüm. Olağanüstü Kurultaya hazırlanan CHPde "abi formülü" deyince Hikmet Çetinin adı da gündeme gelmiş. Talibana karşı Birleşmiş Milletler adına Afganistanda görevli bulunan Çetine telefonla ulaşıp sormuşlar: CHP Başkanlığı için teklif gelirse ne yaparsınız? Çetinin yanıtı: "Ben Talibanla mutluyum." Ve Akşamın manşeti: "Talibanla daha mutlu!" CHPli delegeler kusura bakmasınlar ama, bu pekala mümkün! Her sabah yazı yazmadan önce hızlı bir haber turuna çıkarım. Bir yandan yerli - yabancı radyoları dinleyip TVde haber kanalları arasında dolaşırken, diğer yandan da gazete sayfalarını hızla karıştırarak yazacağım yazının konusunu belirlemeye çalışırım. Bu arada asistanım da internetten yabancı gazete başlıklarını tarar. Trafikte geçen 45 dakika sonunda tam gazetenin dış kapısına geldiğimde duyduğum son haber ise Sabah gazetesindendi: "Gazi Baba! Demireli alçılı ayağıyla ilk görüntüleyen gazeteci Yavuz Donat oldu."Demirelin yataktaki fotoğrafını bir an önce görebilmek için merdivenleri hızla çıkıp odamdaki gazete tomarı içinden Sabahı bulmaya çalışırken, TVyi açıp haberlere de kulak kabartayım dedim. Ve tesadüfe bakın ki, elimdeki gazetede hasta yatağında yatan Süleyman Demirel dururken, karşımdaki ekranda kaşkoluyla yüzünü gizleyen yeğeni Yahya Murat Demirelin görüntüsü, aşağıdaki haberin eşliğinde beliriverdi:"Egebankı batırmaktan yargılanırken hakkındaki yasağa rağmen yurtdışına kaçmaya çalıştığı sırada yakalanan Yahya Murat Demirel, Türkiyeye iade edildi. Demirel ve eşi, tekneyle gittikleri Bulgaristanın Burgaz kentinde yılbaşı gecesi yakalanmışlar ve serbest kalmak için Bulgar polisine 100 bin dolar teklif etmişlerdi." Amca ile sevgili yeğeni Ve bizim Milliyetten dikkat çekici bir diğer haber: "Askeri ihalelerde yolsuzlukla suçlanan ve tutuklu yargılanan müteahhit Ali Osman Özmen, "Tek para alışverişim, MGK Genel Sekreteri olduğu dönemde Tuncay Kılınç Paşa ile oldu. Kendisine 150 bin dolar verdim" dedi."Ordudaki yolsuzluk dosyalarının nihayet açılabildiğinden duyduğum sevinç ve umuda rağmen, aklım Demirellere takılı kaldı. Ve arşivimde epey eşelendikten sonra 3 Ekim 2000 tarihli "Banka batıran yeğene Cumhurbaşkanı torpili!" başlıklı yazımı buldum. Bir bölümünü sizlerle de paylaşmak istiyorum: Orduda yolsuzluk "(...)Türkiyenin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 29 Şubat 1999 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyeve hitaben yazılmış mektup aynen şöyle:Aziz Cumhurbaşkanı, Aziz Kardeşim,Ülkelerimiz arasında gelişmekte olan ekonomik ve ticari ilişkilere paralel olarak, finans sektöründe de gelecek vaadeden işbirliği girişimleri gözlemlenmektedir.Bu çerçevede Sayın MURAT DEMİRELin yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Üniversal Yatırım Holding A.Şnin Azerbaycan Ticaret ve Endüstri Bankasını satın aldığını memnuniyetle öğrendim.Adı geçen, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesine yardımcı olacağına inandığım bu ticari tasarrufun devir işlemlerinin, Zatı Alilerinin onayı alındıktan sonra sonuçlanacağını tarafıma iletmiştir.Banka sektöründeki tecrübeli, muteber bir işadamı olarak dürüstlüğünden şüphe duymadığım Sayın MURAT DEMİRELden yakın ilgi ve desteğinizi esirgemeyeceğinizden eminim.Bu vesileyle Zatı Alilerine sağlık ve afiyet, kardeş Azerbaycan halkına esenlikler dilerim.Süleyman DemirelMektup 1.5 yıl önce, yani Egebanka el konulmasının 9 ay öncesinde, bankanın fena halde hortumlanmakta olduğunun İstanbullu iş çevrelerinde alenen konuşulduğu günlerde kaleme alınmış. Üstelik de Cumhurbaşkanlığı antetli kağıda...Sahi Yükseliş Kolejinin sahibi batık işadamı kardeş Hacı Ali Demirel ve Türkiyenin ilk hayali ihracatçısı (sunta) diğer yeğen Yahya Demirel gibi, Demirel ailesinin diğer ünlü bireyleri şu sıralar ne alemdeler acaba? mtamer@milliyet.com.tr Yeğene destek mektubu