Dünya Bankası: ‘Büyüme modelinizi değiştirin’

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen hafta Şekerbank’ın 60. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen toplantıda “Biz büyüme modelimizi sessiz-sedasız değiştirdik” demiş ve şu örneği vermişti: “Artık bankalarımız ihracatçıya kredi verdiğinde 0 baz puan, KOBİ’lere verirse 0.5, tüketiciye kredi verirse 2.5 baz puan teminat gerekiyor.”
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da son dönemde büyüme modelimizin değiştiğinden söz ediyor, ancak Babacan’ın vurgusu büyümenin özel sektör ağırlıklı olmasında...

Orta Gelir Tuzağı’nda...
Önceki gün Dünya Bankası’nın Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD ile birlikte İstanbul’da düzenlediği toplantıda bu kez Dünya Bankası Türkiye Ofisi Başekonomisti Marina Wes, Türkiye’nin büyüme modelini değiştirmesi gereğinin altını çizdi. Ne var ki Wes’in gerekli gördüğü değişiklikler çok kapsamlı. Dünya Bankası Türkiye’yi uyarıyor: “Orta Gelir Tuzağı’na düşmek istemiyorsanız, büyüme modelinizi değiştirmeniz ve belli yapısal reformları ivedilikle yapmanız lazım!”
Toplantıda Dünya Bankası’nca hazırlanan “Küresel Ekonomik Beklentiler: Değişen Öncelikler, Geleceği İnşa Etmek” başlıklı raporun yanı sıra “Türkiye Ekonomi Notu”nun sunumu da yapıldı. Dünya Bankası Türkiye’nin 2014’ün ilk çeyreğindeki % 4.3’lük büyüme oranını takdirle karşılıyor; zaten bu çerçevede Türkiye için 2014 büyüme tahminini % 3.5 olarak revize etmiş. Ancak orta vade için ekonomimizin durumunu pek de parlak görmüyor. Wes’in sunumundan özetle aktarıyorum:

2015-2017 arası büyüme
“- Avrupa’daki toparlanma ve Türk lirasının değer kaybı sayesinde ihracat artmış ve Türkiye’nin cari açığı bir miktar azalmış olsa da dış açık, bir numaralı sorun olmaya devam ediyor.
- Sadece cari açık yüksek olmakla kalmıyor, aynı zamanda bunun büyük bir kısmı kısa vadeli sermaye girişiyle finanse edildiği için yıllık finansal ihtiyaçlar, Türkiye’yi yatırımcılar açısından rasyonel mi değil mi sorusuyla karşı karşıya bırakıyor.
- Orta vadeli büyüme tahminlerimiz, diğer birçok gelişmekte olan pazarda olduğu gibi Türkiye için de geçmiş ortalamaların altında: 2015 için yine % 3.5, 2016’da % 3.6 ve 2017 için de % 3.9.
- Özel sektör yatırımlarında azalma var. Bu konunun üstüne gidilmediği takdirde, zaman içerisinde potansiyel büyüme üzerinde negatif etki yaratacaktır.
- Türkiye’nin acilen yapısal reform ihtiyacı var. Orta Gelir Tuzağı’na yakalanmamak için büyüme modelinizi değiştirmeniz lazım.

Yabancı yatırımlar
- Dünya Bankası’nın iş ortamı puanlamalarında Türkiye ilerleme kaydettiği halde, dünya sıralamasında hâlâ 69. sırada. Bu şekilde devam ettiği takdirde verimliliği de, istihdamı da, doğrudan yabancı sermaye potansiyelinizi de olumsuz etkiler.
- Yabancı doğrudan yatırım Türkiye için çok önemli; hem yeni teknolojik güncellemeler yapılmasını sağlayacak, hem de -mevcut cari açığı düşündüğümüzde- finans yapısının olgunlaşmasına pozitif etki yapacak. O yüzden bu alandaki reformlar özellikle önem taşıyor.
- Hukuk sistemi ve kamu sektöründe yönetişimin güçlendirilmesiyle ilgili reformlar hem güveni artıracak, hem de yatırımı çekecektir.”