Dünya otomotiv sanayiinde kartlar yeniden karılıyor

Gün geçmiyor ki, Amerikan otomotiv sanayii ile ilgili yeni bir haber, ekonomi sayfalarının manşetlerine çıkmasın.
Son 3-5 günlük baş döndürücü gelişmelerden sadece birkaçı:
- 28 nisan: Alman Daimler, Chrysler’deki % 20 hissesinden vazgeçiyor. Chrysler’e verdiği 1.9 milyar dolarlık krediyi de unutacak.
- 29 nisan: GM’de büyük patron devlet oluyor. Şimdiye kadar devletten 15.4 milyar dolar kredi desteği alan GM, Amerikan hükümetine en az % 50 hisse vermeyi önerdi.
- 30 nisan: Chrysler’de patron sendika oluyor. Chrysler, Birleşik Otomotiv İşçileri Sendikası UAW’a % 55 hisse vermek üzere ön anlaşma imzaladı.Dünya otomotiv sanayiinde kartlar yeniden karılıyor
- 1 mayıs: Amerikan otomotiv devi Chrysler, İtalyan Fiat’la yapacağı evlilik öncesinde iflasını açıkladı...

Fiat’ın müthiş hamlesi
Amerika’da ölüm-kalım savaşı veren 3 otomotiv devi General Motors, Ford ve Chrysler’in, Obama yönetimi ile olan “maceralarını” göz ucuyla takip ederken, son günlerde okuduğum 2 flaş haberle, kendimi konunun içinde buluverdim:
1) Chrysler’in % 55 hissesini devralan sendika patron oluyor.
2) İtalyan Fiat, Chrysler’in % 35 hissesine ek olarak GM’in Avrupa’daki markası Opel’i de satın alıyor.
Sendikanın patron olması, kulağımıza ilk anda hoş gelse bile, yönetimde söz sahibi olma gibi bir durum kesinlikle yok. Sendika, Yönetim Kurulu’nda sadece 1 sandalye ile temsil edilecek. Kâra-zarara ortak olacak.
Buna karşılık daha 5 yıl önce 8.8 milyar dolarlık borç batağından kurtulamayacak sanılan Fiat’ın son hamlesi, müthiş ilginç. Bu hamlenin mimarı ise Fiat’tan umutların kesilme noktasına gelindiği 2004 haziranında, otomotiv sektörü dışından (finanstan) şirketin başına getirilen “çılgın” CEO Sergio Marchionne.

Hiç kravat takmıyor
Marchionne, son derece atak, karizması yüksek, astığı astık, kestiği kestik bir adam. Hiç kravat takmıyor, sürekli kazakla dolaşıyor. Aslında pek çok kişi ondan hayli rahatsız, ama Fiat’ın hisseleri borsada hızla değer kazandığı için de kimse sesini çıkartamıyor.
Bir aile şirketi olan Fiat, Marchionne’nin kaptanlığında hızla krizden çıkıp, farklı bir boyuta kavuştu. Şimdi de öyle bir konjonktür yakaladı ki, hiç büyük paralar ödemeden Chrysler ve Opel’le ortaklık kurmak ve yönetimden pay almak yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Marchionne’nin şöyle bir iddiası var: Otomotiv sektörünün dünya çapında yeniden yapılanmakta olduğu şu dönemde, 5 milyon aracın üzerinde üretim kapasitesini yakalayamayan, ayakta kalamaz. Bu nedenle Fiat’a, ölçek ekonomisine erişmesi için hem Chrysler, hem de Opel lazım. Fiat’ın Opel operasyonu için Alman hükümeti de 5-7 milyar euro’luk köprü kredi vermeye hazır.
Avrupa’da yakında 5.5 milyon araçlık üretim kapasitesi ve 100 milyar dolarlık cirosuyla dev bir otomobil imparatorluğu kurulabilir.
Türkiye, bu yeniden yapılanmada nasıl bir rol alması gerektiğini acaba düşünüyor mu?