e-ticaret sektörü Ankara’dan kopuk, Ankara da sektörden...

Cuma günkü yazımda sizlere Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD’ın ilk kez hazırladığı kapsamlı
e-ticaret raporundan söz etmiştim. Markafoni’nin kurucu ortağı Sinan Afra başkanlığındaki bir ekip tarafından hazırlanan raporda çok önemli tespitler ve “yapılması gerekenler listesi” var.
Mevcut durumun da en güncel fotoğrafının çekildiği raporda, benim dikkatimi çeken hususları bugün sizlerle paylaşmak istiyorum ki, gelecek hafta üzerinde tartışabilelim. İlgili bakanlıkların da bu tartışmalara katkıda bulunmalarında büyük
yarar görüyorum:

Penetrasyon % 49
- Türkiye’de 36 milyon internet kullanıcısı var. Bu rakam % 49’luk internet penetrasyonuna denk
geliyor -ki BRICS ülkelerinin hepsinden daha yüksek bir oran.
Ne var ki nüfusumuzun yarısı internetle içiçe olduğu halde ancak
% 13’ü (10 milyon kişi), internet üzerinden para harcıyor.
- e-ticarette ödemelerin % 85’i kredi kartıyla yapılıyor. Bu çok yüksek bir oran; örneğin Ukrayna’da % 15, Arap ülkelerinde % 25. Bankalararası Kart Merkezi BKM’nin verilerine göre son 5 yılda e-ticarette her yıl % 35’lik artış var.
- Türkiye’nin lojistik altyapısı mükemmel ve e-ticaret de bundan yararlanıyor.
- Eylülden beri her nedense mobil alışverişte bir patlama var. e-ticaretin % 20-30’u mobil cihazlarla yapılıyor.

15 milyarlık sektör
2013 rakamlarına göre 15 milyar liralık bir sektörden söz ediyoruz; kayda değer bir gelişme olduğu halde e-ticarete katılan nüfus açısından karşılaştırıldığında, Avrupa Birliği ortalamasının hayli gerisindeyiz. Biz çok daha genç bir nüfusa sahip olduğumuz halde AB’de halkın
% 26’sı internet üzerinden alışveriş yaparken, yukarıda da belirttiğim gibi bizde bu oran % 13.
Nedenleri araştırıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkıyor:
1) İnsanlarımızın internet üzerinden alışverişe güvenmemesi gibi bir sorun yaşıyoruz.
2) Herkes kredi kartlarını internette paylaşmak istemediği için alternatif ödeme sistemlerinin yaygınlaştırılması yararlı olabilir.
3) Alıcı ile satıcı arasındaki anlaşmazlıkların hızlı ve kolay çözümü için e-ticarete özel ombudsmanlık müessesesi oluşturulabilir.

Dijital okuryazarlık
4) Dijital okuryazarlık geliştirilsin ki güven artsın. (2000’li yılların başında Güney Kore’de ciddi bir dijital okuryazarlık eğitimi verilmiş ve sonuç: Güney Kore bugün ilk
5 büyük e-ticaret pazarından biri.)
5) İnternet altyapısının güçlendirilmesi. (Geniş bant büyük kentlerde iyi ama ülkenin geri kalanı için aynı şey söylenemez.)
6) Kamusal ortamlarda ücretsiz-kablosuz internet yaygınlaştırılmalı. Çünkü rahat ortamlarda internette gezinerek ürünlere bakmak ve karşılaştırma yapmak da alışverişin ve e-ticaretin bir parçası.

Ankara’dan kopuk...
7) Türk Ticaret Kanunu’nda, Berlin, Stockholm, Estonya ve
Silikon Vadisi gibi e-ticaret merkezlerindekine benzer mevzuat değişikliklerinin yapılması.
(Örneğin çalışana hisse verilmesinin önünün açılması gibi...)
8) Sektör Ankara’dan kopuk, Ankara da sektörden... e-ticaretle ilgili 5 bakanlık (Sanayi, Ulaştırma, Maliye, Gümrük, Kalkınma) arasında bu konuda uyumlu bir çalışma yok.
(Bu konuya gelecek hafta devam edeceğim)