Enerji Bakanı haklı, daha çok çalışmalıyız; ama hangimiz?

80’li yılların başlarında Turgut Özal iktidara geldiğinde İstanbullu iş çevreleri 5, hatta 5.5 gün çalışırlardı. 30 yıl öncesinden söz ediyorum. O günlerde Cumhuriyet gazetesi adına TÜSİAD, İSO ve İTO gibi meslek kuruluşlarını takip eden bendeniz, büyük patronların en büyüğünü bile cuma akşamı saat 17.00’de, hatta cumartesi sabahı işyerinde bulurdum.
Bir süre sonra cumartesileri çalışmaz oldular. Aradan birkaç yıl daha geçti; özellikle 2. kuşak patronları, cuma günü öğleden sonraları ara ki bulasın! Sonra bir baktık ki 1. kuşak işinin başında; ama 2. kuşak patronlar, cuma sabahları da iş yerlerine uğramaz olmuşlar.
Bu arada Demirel’li, Çiller’li hükümetlerin her manada har vurup harman savurdukları 90’lı yıllarda bayram tatillerini 9 güne uzatma modası da çıkmıştı. Yukarıda kupürünü gördüğünüz 28 nisan 1993 tarihli Sabah’taki köşe yazımda “9 günlük bayram tatili yapacak lüksümüz var mı?” diye sormuşum. Hastanelerde uzman doktorlar bulunamadığı için yitirilen yaşamlar, fabrikalar çalışmadığı için kaybolan üretim ve bunun sonucu olarak bayram tatilinin 9 güne çıkarıldığı aylarda Enerji Bakanı haklı, daha çok çalışmalıyız; ama hangimizmutlaka düşen ihracat rakamları...

Bizimkiler eğlenirken...
Muhafazakâr kesim harıl harıl çalışırken İstanbullu büyük iş çevreleri bu 9 günlük bayram tatillerine ek olarak yılın 3-4 ayını Bodrum gibi tatil yörelerindeki evlerinde ya da teknelerinde geçirmeye de alıştılar. Sonra bir baktım ki pazartesileri de hafta başı olmaktan çıkmış. Şansınız varsa pazartesi öğleden sonra buluyorsunuz aradığınızı, şansınız yoksa salıya mutlaka! Bakın haklarını yemeyeyim; salı sabahı herkes işinin başında. Zaten farkındaysanız nicedir iş toplantıları da 3 güne yığılıyor: Salı-çarşamba-perşembe.
Büyük iddialarla iktidara gelen AKP hükümeti, şu 9 günlük bayram tatilleri konusunda farklı davranır diye bir umudum vardı aslında; ama 26 kasım 2003 tarihli Milliyet’te “Bayram tatili 15 günden az olmamalı!” başlıklı yazımda bu umudumun söndüğünü, 90’lı yılların hovardalıklarına devam edildiğini hatırlatmışım.

10. ekonomi olacaksa...
Ben Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın gün ışıdıktan 1 saat sonra işe başlama ve cumartesileri yarım gün çalışma önerilerini çok mantıklı buldum. Oldum-bittim erken yatıp erken kalkan biri olarak bana uyar; kaldı ki küresel ısınmaya karşı ne kadar daha az enerji tüketirsek, o kadar iyi değil mi?
Yıldız “Türkiye, bütün sektörleriyle son 9 yılda çok ciddi bir atılım yaptı, GSYH’yı 3 katına katladı. Bunlar çalışarak oluyor, oturarak olmuyor. Biz zaten fiili olarak cumartesi-pazar da çalışıyoruz; buna ne kadar çok katılım olursa, o kadar daha iyi olacaktır,” demiş.
2023’te 10. büyük ekonomi olur muyuz çok kuşkulu; ancak AKP hükümetinin, kendi koyduğu bu hedefe ulaşması daha çok çalışmayla mümkün. Çin’de, Hindistan’da insanların ne kadar çok çalıştıkları ortada.

Köle gibi çalıştırıyorlar
Madalyonun öbür yüzünde ise cep telefonlarımız ve laptoplarımız sayesinde, dünyanın dört bir yanında ve günün her saatinde çalışabilme imkânı -bir kısmımız için- var ama mesela doktorlarımız için yok.
Bugün benim gerek yakın, gerekse uzak çevremde özellikle hizmet sektöründeki herkes, işveren ya da yönetici tarafından çok çalıştırılmaktan şikâyetçi.
Sendika deseniz nanay, çalışan haklarının dikkate alındığı yok. En az elemanla en çok iş nasıl kotarılır mantığıyla hareket edince iş saatleri pazartesi-cuma 09.00-18.00 olsa da, gece yarılarına kadar uzayabiliyor.
Hal böyle olunca da ben “Evet, daha çok çalışmamız lazım, ama hangimiz?” diye sormak ihtiyacı duyuyorum ve soruma Sayın Bakan’dan yanıt bekliyorum.