Enerjide fatura artıyor; verimliliği düşünme zamanı!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız dün gazetecilerin sorularını yanıtlarken "Siyasi gerekçelerle artan döviz fiyatları, yine benzer gerekçelerle düşecektir; ben doların gerçek değeri olan 2.10 TL seviyesini mutlaka bulması gerektiği kanaatindeyim" demiş. Umarım Sayın Bakan’ın dediği gibi olur.
Yıldız’ın verdiği bilgiye göre petrolün varilinin 107 dolarda, dolar/lira paritesinin de 2.27 seviyesinde kalması halinde enerji faturamız yıl sonunda 7 milyar dolar artacak; zaten kurlardaki hareketlilik nedeniyle şu ana kadar bile 2 milyar dolar artmış durumda.

Fren tutmayan kurlar
Dünya enerji dengelerinde son 1-2 yıl içinde çarpıcı değişiklikler meydana geldi. Enerji ithalatçısı Amerika, 2015’te doğalgaz ihracatçısı, Brezilya ise dünyanın 6. büyük petrol ihracatçısı oluyor. Ortadoğu petrollerinin önemi görece azalıyor. Ne var ki dünyada enerji aktörlerinin rollerinde çarpıcı değişiklikler olsa da, bizim durumumuz değişmiyor. İthalata bağımlıyız: Enerji ithalatımızın yıllık faturası 60 milyar dolar. Ve son dönemde fren tutmayan kurlar nedeniyle bu fatura daha da kabaracak.

Japonya’da tasarruf
Geçen hafta Davos’ta enerjiyle ilgili pek çok oturuma katıldım. Tespitim şu: Nükleer santrallerini devre dışı bıraktıktan sonra büyük enerji ithalatçısı haline gelen Japonya’da bir yandan müthiş bir enerji tasarrufuna gidilirken, diğer yandan da enerji verimliliği uygulamaları tavan yapmış. Japon Enerji Bakanı anlattı; enerji tasarrufu şirketlerde o kadar titizlikle uygulanıyor- muş ki, koridorlardaki karanlık nedeniyle yanınızdan geçen CEO’yu göremeyip selam vermemeniz dahi pekâlâ mümkünmüş!
Enerji faturasını düşürmesi mümkün olmayan bir başka büyük bölge de Avrupa.

20 ayda amorti ediyor
Avrupa’da gerek şirketler ve kamu kurumlarında, gerekse hanelerde enerji verimliliği uygulamalarına olan talepte hızlı artış dikkati çekiyor. Asea Brown Boveri ABB’nin CEO’su enerji verimliliğiyle ilgili uygulamaların artık 3 yılda değil, teknolojideki yenilikler nedeniyle 1 yıl 8 ayda kendilerini amorti ettiğini, talep artışında amorti süresinin kısalmasının da payı olduğunu anlattı.

Çırağan’ın lambaları
2 hafta kadar önce Türkiye’ye geldiğinde görüştüğümüz enerji yönetiminde uzman Schneider Electric’in Dünya Başkanı Jean Pascal Tricoire de aynı konuya vurgu yaptı; özellikle de Türkiye gibi enerjinin çok verimsiz kullanıldığı ülkelerde enerji verimliliği uygulamalarının kendini daha kısa sürede amorti ettiğini vurguladı.
Çırağan Sarayı’nın denize nazır toplantı odasına girer girmez, gözü 50 kadar lambasıyla ışıl ışıl yanan avizeye takılan Tricoire, “Ben böyle ortamlarda olmaya alışık değilim” derken aslında ben sizin kadar müsrif değilim demek istiyordu. Gerçekten de sabah saatin 11.00’inde havanın aydınlık, güneşin de hayli parlak olduğu bir günde o kadar enerjiyi neden çöpe atalım ki... Oysa Tricoire söyleyinceye kadar o avize bizim dikkatimizi bile çekmemişti...
Enerji verimliliği uygulamalarında gereksiz her türlü kullanım devre dışı bırakılıyor; gerekli olanlar ise lambadan kalorifer ve klimaya insana duyarlı sensörlerle sadece ihtiyaç olduğunda devreye giriyor.